|
Ersin KALKAN
Bingöl çevresinde bulunan yaklaşık 20 köyü dolaştık. Çocuklarla, anne-babalarla, ablalarla, yaralılarla söyleştik, acılı yüreklerden çıkan umut çığlıklarını dinledik. Çocuklar sanki hep birlikte ezberlemiş gibi ‘‘Okullarımızı geri istiyoruz’’ diye seslendiler bize.
Kardeşlerinin, arkadaşlarının mezarları başında bile aynı isteği dillendirmeyi sürdürdüler. Yıkıntılar altından çıkan çocukların, acıyla dolu yüreklerin fotoğrafını çektik. Daha yakından göresiniz diye hikayelerini yazdık.
Gözeler Köyü Bingöl'e 22 kilometre uzaklıkta. Çeltiksuyu Yatılı Bölge Okulu'nun yıkıntıları altında hayatını kaybeden 85 çocuktan 21'i bu köydendi. Ölenlerin ve kalanların yakınları çocuklarının başarısıyla gurur duyuyor. Babalar, çocuklarının takdirnamelerini kıymetli bir hazineymiş gibi ceket ceplerinde taşıyor. Oğullarından söz edilince özenle katlayıp ceplerine koydukları belgeleri çıkarıp gösteriyorlar.
Gözeler Köyü Muhtarı Mehmet Yavaşoğlu, ‘‘Terör döneminde okuyamadıkları için bir kuşağı kaybettik, şimdi ikinci bir kuşağı daha harcamak istemiyoruz, okullarımızı yeniden ve sağlam bir şekilde geri istiyoruz. Şimdi liseyi bitirmiş olması gereken çocuklarımız ortaokula gidiyor. Bu yıl içinde 350 çocuk ilkokulu bitirecek. Civarda bu çocukları gönderecek sağlam tek bir okul yok’’ dedi. Bingöl Valiliği, bundan üç yıl önce köyde bir ilköğretim okulu yapılmasına karar vermiş. Civardaki sekiz köye hitap edebilecek bu okul için köy muhtarlığı 17 dönümlük bir arazi ayırmış, tapusunu valiliğe teslim etmiş. Fakat bu güne kadar temeli atılmamış.
Çeltiksuyu başka yere yapılsın
Nurullah Kırboğa, depremde 85 çocuğa mezar olan Çeltiksuyu Yatılı Bölge Okulu'ndan yaralı kurtulmuş. Gece yarısı uyandığında dünya başına yıkılıyor sanmış. Yaşadığı şokun etkisiyle kaçamamış, yattığı ranzaya yapışmış. İki ayağının yukarıdan düşen ağır bir eşyanın altında kaldığını hatırlıyor. Sonra da bayılmış. Ayıldığında yüzüne bir battaniyenin dolandığını görmüş. Nefes almakta zorlanıyormuş. Saatlerce öylece kalmış. Sonra da arkadaşları gelip yüzünü açmış ve ona su vermişler. Sabah sekiz gibi askerler gelip Nurullah'ı üstüne düşen dolapların altından çıkarmış. Her sene takdirname alırmış. Kurtulan arkadaşlarıyla birlikte Darüşşafaka'ya gitmeyi çok istemiş ama o sırada hastanede yatıyormuş. Şimdi okulunun bir an önce yeniden yapılmasını istiyor. ‘‘Ama’’ diyor ‘‘eski yerinde değil bir başka yerde yapılsın.’’ Çünkü geçenlerde okulun enkazının yanından geçmiş. O günün gecesi sabaha kadar rüyasında arkadaşlarının çığlıklarını duymuş.
Okul olmazsa hayatım kararacak
Yörede daha önce terörden şimdi ise depremden en çok etkilenen kız çocukları. İlkokul bitirenler içinde ortaokula ve dolayısıyla liseye devam şansı olanlar sadece erkek çocukları. Çünkü kızların yatılı bölge okullarında eğitim görmesi mümkün değil. Ancak imkanı olanlar kışları köyden şehre taşınıyor ya da kızlarını bir akraba yanına göndererek okula gitmelerini sağlıyor. Çeltiksuyu'nda ölen Doğan Özülkü'nün babası Abdullah Bey, kızlarının yakında okul olmadığı için okuyamadıklarını söyledi. Önce ‘‘Belki de okul olsaydı onları da kaybederdik’’ dedi ve sonra da lafını şöyle tamamladı: ‘‘Ama okul olmazsa hayatımız daha da kararacak. Şimdi okullar yeniden yapılırsa ben gidip her gün inşaatında parasız çalışacağım ki demirden, çimentodan çalmasınlar.’’ |