İstanbul başta olmak üzere, Ankara, İzmir ve Konya'nın da aralarında bulunduğu çeşitli illerde kurulu bulunan sekiz dernek İstanbul Taksim'de düzenledikleri yürüyüşle şizofreninin toplum içinde yaşamaya engel olmadığını ve toplumun tedavisinde önemli rol oynadığına dikkat çekecek.
Şizofren ve psikoz hastalarının topluma uyum sağlamasını ve bu hastalıkla mücadelesine yardımcı olmak için kurulan dernekler tarafından düzenlenen yürüyüş, saat 12.30'da Taksim Atatürk Anıtı önünde başladı ve Galatasaray'a kadar sürecek.
Şizofreni hastası yakınları hastalığa devlet ve kanunların duyarlı olmamasından şikayet ediyor. Hastalığın tedavisi ve hastaların bakımı için merkezlerin eksikliğinden şikayet eden hasta yakınları, ilaçların pahalı olduğunu belirterek, tedavinin en önemli kısmının toplum içine entegrasyon olduğunu belirtiyor.
Sebebi tam olarak bilinmese de sosyal bir hastalık olduğu vurgulanan şizofreni, bir beyin hastalığı. Günümüzde ilaçlar sayesinde hastanın toplumdan koparılmasını gerektiren bir durum olmadığının altını çizen hasta yakınları, tedavinin sosyalleştirme ile paralel yürüdüğünü kaydediyor.
Şizofreni Gönülleri ve Dayanışma Derneği'nin internet sitesinde "Hastalarımızı saklamaktan vazgeçip gün ışığına çıkaralım" sloganıyla verilen bilgiler arasında şizofreninin toplumsal bir hastalık olduğu vurgulanıyor. Dernek, şizofreni hastaları ve yakınlarının rehabilitasyonu için merkezler açmak ve çalışmalar yapmayı amaçlıyor.
www.sizofrenigonulluleri.org adresindeki sitede hastalık ile ilgili yeralan bilgiler şöyle:
ŞİZOFRENİ NASIL BİR HASTALIK?
Şizofreni kişinin duygu,düşünce ve davranışlarında kendisinin ve çevresindekilerin yaşantısını önemli ölçüde etkileyen bir takım değişikliklere neden olan, belirtileri ve seyri kişiden kişiye değişen, rahatsızlığı yaşayanların bir kısmında iyileşmeyle, bir kısmında ise toplumsal ilişkiler ve entelektüel faaliyetlerde yıkım ile sonlanan bir rahatsızlık gurubunun adı.
Evde kötü muameleye maruz kalmak, çok okumaktan ya da çok çalışmaktan şizofren olunmaz. Şizofreni beyni etkileyen bir rahatsızlıktır. Beyin, dış dünyadan ya da iç yaşantılarımızdan gelen uyarıların algılanıp değerlendirilmesini, tepki verilmesi için gerekli bilgi akışını, bilgi işleme sürecini sinir hücreleri ve onların arasındaki kavşaklarda gerçekleştirir. Sinir hücreleri arasında salgılanan ve nörotransmitter adı verilen aracı maddelerdeki (Örn. Dopamin, norepinephrine, serotonin, glutamat v.b.) salgılanım bozuklukların da duygu, düşünce ve davranışlarda değişiklikler şeklinde dışarı yansır.
ŞİZOFRENİ NASIL FARKEDİLİR?
Giyim kuşama özen, kendine bakım azalabilir alışagelmişin dışında giyim görülebilir. Bazılarında yüz ifadesi donuklaşır. Mimikler ve jestlerde azalma, çevrede olup bitenlere karşı ilgisizlik görülebilir. Bu durum o kişinin duyguları olmadığı anlamına gelmez sorun duyguların dışavurumundadır. Bazı kimselerin de duygusal çökkünlük, bunaltı, endişe, kaygı ya da öfke içinde oldukları gözlenebilir.
Şizofrenilerde konuşma bazıların da dağınık ve muğlaktır, yer yer kopmalar içerir, belirli bir mantık örgüsü izlemez, sözcükler arasın da anlam bütünlüğü kurulamayabilir.
Bazıların da yerinden hiç hareket etmeme, devamlı bir noktaya bakarak hiç konuşmama, işbirliği taleplerini karşılıksız bırakma görülebilir. Kimi zaman saldırgan davranışlar görülse de bu normal insanlarda görülenden daha fazla değildir.
Bazıları başkalarından zarar görecekleri endişesi içinde takip edildiklerini, öldürüleceklerini, insanların kötü maksatlarla kendileriyle uğraştıklarını düşünebilirler. Yani gerçek dışı sanrılara kapılabilirler. Sesler duyduklarını, görüntüler gördüklerini söyleyebilirler.
NE YAPMALI
Ancak bu örnekleri okuduğunuzda paniğe kapılmayın. Bu belirtilerin hepsi genelde bir arada bulunmaz ve bunlar ilaç ve psiko sosyal girişimlerle tedavi edilebilir. Alevlenme dönemleriyle seyreden hastalığın belirtileri de daha çok bu alevlenme dönemlerin de görülür. Tedavi edilmeyen hastaların belirtileri zaman içinde ilerler ve tedavisi de daha güçleşir. Bu nedenle erken dönemde tedaviye başlanması çok önemlidir.
Şizofrenisi olan kişiyle ilişkide önemli olan, onu zaafları ve gereksinimleriyle birlikte olduğu gibi kabul etmek ve ciddiye almaktır.