29/05/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
Spor Anasayfa
Futbol
Basketbol
Formula1
Tenis
Diğer Sporlar
Arşiv
Bize Ulaşın

Spor
29.05.2003
Karizma savaşı
 

Alp ULAGAY

Her şey Lucescu’nun G.Saray’ı şampiyon yaptığı gün kovulmasıyla başladı ve Rumen hocanın, ‘Benimle bir çok G.Saraylı, Beşiktaşlı oldu’ sözleriyle zirveye taşındı. Türkiye günlerdir bu ikiliyi tartışıyor.

GALATASARAY'dan ayrılırken gözyaşlarını tutamayan Mircea Lucescu'nun o gün yaşadığı duygular, o anı görenler üzerinde de derin bir iz bırakmıştı. Bir çok G.Saraylı, Rumen teknik adamın şampiyon yaptığı Cimbom'dan bir kaç gün sonra gönderilmesini içine sindirememişti. Lucescu'nun ‘‘Benimle birlikte bir çok G.Saraylı da Beşiktaşlı oldu’ sözleriyle G.Saraylılar arasındaki duygu yoğunluğu zirveye ulaştı.

Lucescu, Beşiktaş'ın başında olsa da G.Saraylılar için farklı bir anlam taşımaya başladı. Beşiktaş onun için belki de kendini gerçek anlamda ispatlama yeriydi. İşte, o günlere dayanan Fatih Terim-Lucescu kıyaslaması kamuoyunun gündemine yeniden oturdu. Hatta Türkiye sınırlarını aşıp İtalya'da bile tartışılmaya başlandı. Her ikisi de kariyerlerini kanıtlasa da Türkiye liglerinde karşı karşıya geldikleri sürece bu tartışma hiç bitmeyecek.

Eleştiri bombardımanı

Aslında bu tartışmanın iki yıllık bir geçmişi var. 2000'in mayıs ayında Terim, G.Saray'ı UEFA Kupası şampiyonu yaptıktan sonra İtalya'nın yolunu tuttu. Terim'in yerine G.Saray'ın başına geçen Lucescu aynı yıl Süper Kupa'yı kazandı. Böylece takım tutmaktan hoca tutmaya doğru açılımlar başladı. Selefinin kurduğu takım sayesinde Süper Kupa'yı kazandığı iddia edilen Lucescu hedef tahtasına konuldu. Terim'in oynattığı yüksek tempolu futboldan eser kalmadığı, oyuncuların disiplinden uzaklaştığı yönündeki eleştiriler birbirini izledi. 2001'de G.Saray'ın şampiyonluğu F.Bahçe'ye kaptırması da bunların üzerine tuz biber ekti.

Lucescu, aralarında Hagi, Popescu, Taffarel, Emre, Okan'ın da bulunduğu 11 futbolcusunu başka takımlara kaptıran G.Saray'ı 2002'de, mütevazı bir takımla lig şampiyonu yaptı. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finali ise son maçta kaçırdı.

Terim ise G.Saray'dan ayrıldıktan sonra İtalya'nın yolunu tuttu. Önce Fiorentina'yla anlaştı. Ancak başkan Cecchi Gori'yle sık sık problem yaşadı. 7 ayın sonunda takımdan ayrıldı. Terim boşta kalmamıştı. İtalya'da yaşarken Milan için hazırlık yapıyordu. 2001 yazında Milano takımının başına geçen Terim, umulan sonuçları alamadı. Kasım ayında görevinden alındı. Kalan 7 ayı Milan'dan maaş almaya devam ederek ama takımsız geçirdi.

2002 yazı iki teknik adam için de kritikti. Şampiyonluk kazanmasına rağmen G.Saray Lucescu'nun sözleşmesini uzatmadı. Rumen teknik direktör yaşlı gözlerle Cimbom’a veda etti. Ama onun başarılarından etkilenen Beşiktaş yönetimi yıllığı 900 bin dolara Lucescu'yu takımın başına getirdi.

G.Saray'ın yeni başkanı Özhan Canaydın, sezon bitmeden Terim'le prensip anlaşmasına varmıştı. Lucescu ayırılır ayrılmaz Terim mukaveleye imzayı attı. Ancak, bazı internet sitelerinde yapılan anketlerde G.Saray taraftarlarının Terim'e eskisi kadar güven duymadığı da ortaya çıktı.

Bu sezon, Lucescu'lu Beşiktaş çok daha iyi bir tablo çizdi. Lig şampiyonluğuna ulaşan siyah-beyazlılar Avrupa kupalarında da bayrağı taşıyan takımdı. UEFA Kupası'nda çeyrek finale kadar yükseldiler. Terim'li G.Saray ise sezon başı beklentilerinin çok uzağında kaldı. Transferler hayal kırıklığı yarattı, Şampiyonlar Ligi'nde ilk turda elenmekten kurtulamadılar. Ligi de ikinci sırada bitirdiler.

Üstelik iki takım arasında oynanan iki derbi maçını da Beşiktaş 1-0'lık sonuçla kazandı. Ligin ikinci yarısı rövanşı almak için Terim'in son fırsatıydı. Ama bunu başaramadı. Bu sayede, Lucescu iki ayrı takımı şampiyon yapan üçüncü (diğer ikisi Toma Kalaperoviç ve Branko Stankoviç) yabancı teknik direktör unvanına kavuştu.

Peki, Terim ve Lucescu nasıl yaşıyorlar? Neler yaptılar ve kazandırdılar? İşte size iki teknik adamın portresi...

Yeşil sahalardaki günler

Bugün 49 yaşında olan Terim, doğduğu Adana'nın takımı Adana Demirspor'da yetişti. 1974'te G.Saray'a transfer oldu. 1980'de kaptanlığa yükseldi. 51 maçla Milli Takım’da en çok oynayan oyuncu oldu. Saha içinde lider, ama o kadar da hırçın özelliğiyle tanındı. 1985'te futbolu bıraktı. İngiltere'ye gidip, İngilizce öğrendi. Fiorentina'ya giderken İtalyanca dersleri alan Terim'in TV programlarında bu dili tam öğrenemediği anlaşıldı.

Bükreş'teki İktisadi Bilimler Akademisi'ni bitiren Lucescu, basın yüzünden Türkçe öğrenmekten vazgeçti ama 7 dil konuşuyor. 58 yaşındaki Lucescu futbola Romanya'nın D.Bükreş takımında başladı. 1970 Dünya Kupası'nda sahaya Romanya kaptanı olarak çıktı ve Pele'li Brezilya karşısında ülkesini temsil etti. 1978'de Corvinul’a geçti. 1981'de oyuncu-antrenörken futbolu bıraktı.

Kulübedeki yıllar

Terim
, 1987'de antrenörlüğe başladı ve 2 sezon Ankaragücü'nü, yarım sezon Göztepe'yi çalıştırdı. 1990'da Milli Takım’da Piontek'in yardımcılığına getirildi. Aynı zamanda Ümit Milli Takımı da çalıştırdı. 1996'da Galatasaray'ın başına geçti. 4 yıl bu takımda kaldı ve İtalya’ya gitti. 20 hafta Fiorentina, 13 hafta Milan'ı çalıştırdı. 2002'de Galatasaray'a döndü.

Lucescu, Corvinul'da oyuncu-antrenörlük yaptı. 1981'de Romanya Milli Takımı'nın başına geldi. 1986-1990 arasında çalıştırdığı D.Bükreş'i 1990'da Kupa Galipleri Kupası yarı finalisti yaptı. İtalya'ya gitti ve 8 yıl Pisa, Brescia ve Reggiana ile kısa bir süre Inter'i çalıştırdı. 2000'de G.Saray'la anlaştı. 2002 yazında Beşiktaş'ın teklifini kabul etti.

Şampiyonluklar ve onurlar

G.Sarayla futbolculuğu yıllarında hiç lig şampiyonluğu yaşayamayan Terim, 3 Türkiye Kupası'yla teselli buldu. Antrenörlüğü döneminde ümit milli takımla Akdeniz Oyunları şampiyonluğuna ulaştı. Milli Takımı 1996 Avrupa Şampiyonası'na taşıdı. Teknik direktör olarak, G.Saray ile 4 lig, 2 Türkiye Kupası ve UEFA Kupası'nı kazanan Terim, Fiorentina'yı İtalya Kupası'nda finale çıkardı.

D.Bükreş forması giyerken 6 lig, 6 kupa şampiyonluğu yaşayan Lucescu, Romanya’da 75 kez milli olup rekor kırdı. Romanya'yı teknik direktör etiketiyle 1984 Avrupa Şampiyonası'na götürdü. D.Bükreş'in başında lig şampiyonluğuna ulaştı. G.Saray'da 2000 Süper Kupa'yı kazanan Lucescu, Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final yaşattı. Geçen sezon Cimbom'u bu sezon da Beşiktaş'ı lig şampiyonu yaptı.

Yıldızları parlattılar

Hakan Şükür, Abdullah Ercan, Tugay Kerimoğlu, Alpay Özalan, Rüştü Reçber
gibi gençleri Ümit Milli Takım’da ön plana çıkaran Terim, bu futbolcularla A Milli Takım'da başarılar elde etti. Ümit Davala, Hakan Ünsal, Ergün Penbe ve Emre Belözoğlu gibi oyuncuları Milli Takım seviyesine çıkaran tecrübeli teknik adam, Hagi, Popescu ve Taffarel'e 2. baharı yaşattı. Rui Costa'nın yıldızını parlattı ve Milan'a transfer etti.

Lucescu, Romanya Milli Takımı'nın başındayken, Hagi'yi henüz 18 yaşında kadroya aldı ve D.Bükreş'ten Mateut ile Popescu'ya Avrupa yolunu açtı. G.Saray'da Sergen, Ayhan, Emre'yi yeniden parlatan Lucescu, Beşiktaş'ta Pancu, Ronaldo, Zago'dan üstün verim aldı.

Oğlu da futbolcuydu

Terim,
lise yıllarında okul kapısında takip ettiği Fulya hanımla 1983'te evlendi. G.Saray teknik patranonunun iki kızından Merve ABD'de Duke Üniversitesi'nde, Buse de Özel Yüzyıl Işık Lisesi'nde öğrenim görüyor.

Lucescu'nun oğlu Razvan da futbol oynadı ve Corvinul, N.Bükreş, R.Bükreş, Braşov ve Bacau’nun kalesini korudu. Geçen yıl futbolu bırakan Razvan, Rapid kulübünün yöneticisi ve 2002'de yılın yöneticisi seçildi. Lucescu'nun 10 yaşında bir torunu var.

Önemli dostluklar

Terim
futbolculuk dönemindeki yakın dostları Eser Özaltındere, Müfit Erkakasap ve Bülent Ünder'le antrenörlük döneminde birlikte çalıştı. G.Saray eski başkanı Selahattin Beyazıt'ın oğlu Murat Beyazıt yakın dostları arasında. Beyazıt'ın Terim'in bazı kararlarında etkili olduğu görüşleri belirtildi. DYP Başkanı Mehmet Ağar da dostlarından biriydi. 5 yıl önce Ağar'ın kızı vefat ettiğinde futbolcuları şampiyonluğu ona armağan etmişlerdi.

Romanya Milli Takımı’nı çalıştırıp diktatör Çavuşesku'dan ödül almamak mümkün mü? 1981 ile 1985 arasında Milli Takım Teknik Direktörlüğü’nü yürüten Lucescu, Rumen Ordusu’nda albaylık rütbesine kadar yükseltildi. Çalıştırdığı Dinamo Bükreş, Rumen Polis Örgütü’nün desteklediği takımdı. G.Saraylı yöneticiler Mete Razlıklı, Mehmet Cansun, Abdurrahim Albayrak, Beşiktaş yöneticisi Ahmet Kavalcı ve Futbol Federasyonu Asbaşkanı Orhan Saka, Lucescu'nun yakın dostları arasında.


Unutulmayacak sözler

Hem Lucescu, hem de Terim'in zaman zaman söyledikleri sözler hafızalara kazındı. İşte bunlardan bazıları...

* Terim: Bana kimse kendi ülkemde hele bir Yugoslav dil uzatamaz. (Nisan 1997'de tartışmalı bir penaltı golüyle 3-2 kazandıkları lig maçından sonra)

* Terim: Her firavunun bir Musa'sı vardır. (Kasım 1997'de 2-3'lük G.Birliği yenilgisinden sonra Hıncal Uluç, Turgay Renklikurt ve Yavuz Gökmen'in eleştirileri üzerine)

* Lucescu: Atlar, köpekler istediği için ölmez. (Nisan 2001'de R.Madrid Şampiyonlar Ligi maçı öncesi Beşiktaş lig maçının ertelenmemesi üzerine)

* Lucescu: Türkiye'deki düşmanlarımız ve rakiplerimiz de yarın akşam bizi destekleyeceklerdir. Çünkü G.Saray, Şampiyonlar Ligi'ne girmelerini sağlıyor. (2002'nin şubat ayındaki G.Birliği maçı sırasında iki kez sahaya girip hakeme el kol hareketi yaptıktan sonra)


iKiSi DE LAKERS HAYRANI


Terim: Hırslı ve duygusal


Lakers'ın coachu Phil Jackson'ı örnek alır, sahada onun gibi hareket eder. Liderlik vasfını taşımasını iyi bilir.

Kulübede hırslı, hareketlidir. Sahadaki oyunu yaşar. Yanlışlara isyan eder.

Acılı kebabı ve balığı çok sever. Zaman zaman Florya'da kebap yaptırır. İçkisini yemeğe göre seçer. Toplulukta içkisi viskidir.

Bir anda hırçın ve sevecen olabilir. Futbolcuları zaman zaman uzun zaman zaman kısa konuşmalarla iyi motive eder.

Hırslı ve sinirli görüntüsüne rağmen içinde duygu yoğunluğu yaşar. Yardımseverdir. İhtiyacı olana maddi ve manevi yardım eder.

Şık giyinmeyi sever ve İtalyan markaları da favorisidir.

Hırsını gizlemez. Felsefeye ağırlık verir. Okuduğu kitapların birikimini futbolcularına yansıtır.

Hataları affeder ama kafasındaki defterden çıkarmaz. Zamanı gelince bileti keser.

Türk sanat müziğini sever ve bazı eserleri ezbere bilir.


Luca: Sakin ve demokratik


Lakers’ı izler ve futbolcularına izletir. Futbolculardan Lakerslı basketbolcuları örnek almalarını ister.

Kulübede sakindir. Çok sinirlenmedikçe fevri hareketlerde bulunmaz.

İtalyan yemeklerine bayılır. Yemekte mutlaka kırmızı şarap içer. Etiler Pearpermoon'dan çıkmaz.

Kendisine reaksiyon gösteren futbolcuya küsmez, onu kazanmaya çalışır. İşine yaramayan futbolcuyu incitmez ama konuşmaz.

Demokratik, tartışmaya her zaman açıktır. Kimse hakkında konuşmaz. Görüşmelerde protokol uygulamaz.

Giyim tarzı İtalyandır.

Tarihi ve kültürel olaylara meraklıdır. Eşi ile tarihi özelliği olan yerleri gezer.

7 dil biliyor ve Fransız müziklerine bayılır.

Maddi yatırımı Romanya’da. Otomotiv sektörüne yönelik parça üreten fabrikası var. İnter kulübünün spor danışmanlarından. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com