29/05/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Politika
29.05.2003
Oktay EKŞİ
Gül'ün öğrettikleri
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

SERTAB Erener'in hangi Türkiye'yi temsil ettiğini tartışıp duranları aydınlatacak konuşmayı Tahran'da İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül yapmış.

Gül elbet ne Sertab Erener'den söz etmiş, ne Eurovision'dan...

Ama İslam ülkelerinin yöneticilerine yaptığı tavsiyelerle;

‘‘Ülkelerinizi eğer şimdiye kadarki zihniyetinizle yönetmeye devam ederseniz, çağdaş uygarlığın her zaman gerisinde kalmaya mahkûm olursunuz’’ demeye getirmiş.

Bu, tabii, ‘‘Eurovision gibi yarışmalarda başarılı olmak bir yana, katılmayı bile rüyanızda göremezsiniz’’ anlamına geliyor.

Abdullah Gül, bildiğiniz gibi Türk siyaset yaşamında, ‘‘muhafazakár’’ bir eğilimi temsil ediyor. Yani Türkiye standartlarına göre tutucu bir politikacı.

Ama bu kimliğiyle Tahran'da İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarına hitap edince... Onların ölçüsüyle devrimci sayılabilecek kadar radikal görünüyor.

Aslını ararsanız pek de içerikli bir konuşma yapmamış... Ayrıntı sayılacak hususlar hariç:

Bizi yönlendirecek güç akılcılık olmalı.

Cehalet ve yolsuzluğu ortadan kaldırmalıyız.

Cinsiyet eşitliğini yüceltmeliyiz,
demiş.

Bunlar Türkiye'nin, üzerinde en az 75 sene önce mutabık kaldığı konular...

Dikkat edin, Gül bu kadarını söylüyor, ‘‘artık katılımcı yaklaşımları benimseyin, çünkü Ortadoğu'ya yerleşen ABD buralarda demokrasiyi kurmaya kararlı’’ anlamına gelecek laflar ediyor ama...

Tüm talep ve tavsiyelerinin özünü oluşturan konuya giremiyor. Daha açıkçası, ‘‘dini kuralları kamusal yaşamın dışına çıkarmazsanız (laikliği benimsemezseniz) ne demokrasiyi uygulayabilirsiniz, ne aklı egemen kılabilirsiniz, ne de kadın-erkek eşitliğini sağlayabilirsiniz’’ diyemiyor.

Aslında Abdullah Gül'ün Tahran'da söyledikleri bir bakıma Türkiye içindeki yobazları da uyarıcı sözler. Nitekim bunlar ‘‘kadın-erkek eşitliği’’ dediğiniz zaman hemen ‘‘cennet anaların ayakları altındadır’’ türünden içi boş bir lafa sığınırlar.

Sanki bu söz eşitliği ifade ediyormuş gibi...

Keza ‘‘aklın egemen olmasından’’ söz etmeye kalktığınız zaman bu ilkeyi en iyi ifade eden pozitivizme saldırırlar. Hem ‘‘okumayı ve öğrenmeyi’’ öğütlerler hem de bilimsel açıdan kanıtlanmamış bir sürü yaveyi gerçek diye yutturmaya çalışırlar.

Gül'e teşekkür borçluyuz... Bizim ‘‘muhafazakár’’ımızın bile o dünyadaki reformcuların çok önünde olduğunu gösterdiği için.


Oktay EKŞİ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Medya patronu kaç para maaş alır
 
    Bekir COŞKUN
  Abdest niye kaçsın?..
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Atamalar!
 
    Doğan HIZLAN
  Şiirin müziğe dönüştüğü gece
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  61 yaş rezaleti
 
    Ercan KUMCU
  Yabancı sermaye ne zaman gelecek?
 
    Erdal SAĞLAM
  Dövizde açık pozisyon sorusu
 
    Fatih ALTAYLI
  BDDK’nın dosyasını açıyorum (1)
 
    Hadi ULUENGİN
  Darbe olmaz!
 
    Yalçın BAYER
  Taksiciye yeni haber
 
    Yalçın DOĞAN
  Maç nakli gibi MGK!..
 
    Güzin  Abla
  Eşimin annesi huzurumuzu kaçırıyor
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Şeriat’ı süngü değil, asıl AB engeller
 
    Şükrü KIZILOT
  Otoda Ek Vergi'den ‘hülle satış’la kaçış
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  AKP bürokratı ‘Harlem zencisi’ olur
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Yağ ve kolesterolü sınırlayın
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com