Bakan Çiçek, ''Yolsuzlukla Mücadele ve Dürüstlüğün Korunması Küresel Forumu''na katılmak üzere Seul'e gitti.
Hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Çiçek, her gün farklı boyutlar kazanan yolsuzluğun, devletlerin ekonomik ve siyasi istikrarı ile kalkınmalarını tehdit eden bir boyuta dönüştüğünü söyledi.
Sorunun uluslararası bir niteliğe büründüğünü anlatan Çiçek, yolsuzlukla etkin mücadele için bölgesel ve uluslararası boyutta eşgüdümlü ve standart önlemlerin alınması gerektiğini bildirdi.
Çiçek, Seul'deki toplantıya 32'si adalet bakanı düzeyinde olmak üzere 80'i aşkın ülkenin katılacağını kaydetti.
''TSK VE YARGI, HER TÜRLÜ TARTIŞMANIN DIŞINDA TUTULMALI''
Bakan Cemil Çiçek, ''bugün bir gazetede, hazırlanmakta olan hakim ve savcılar kararnamesi dolayısıyla 'Adalet Bakanlığı'nda kadrolaşma' iddialarına yer verildiğini'' ifade ederek, şöyle konuştu:
''Türkiye'de 2 kurumu her türlü tartışmanın dışında tutmak lazım. Bunlardan bir tanesi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), diğeri de yargı kurumudur.
Hazırlanan kararnamedeki atama ve değişikliklerin 250'si, kura sonucudur. Bizim takdirimize bağlı değil. 650'si ise, bulundukları yerlerde görev sürelerini olduran hakim ve savcılarımızla ilgilidir.
Bulundukları ilçe ve illerde bekleme sürelerini doldurmuş, ailevi veya başka sebeplerle istek üzerine bulundukları yerlerden ayrılmak istemişlerdir. 80 kadarı soruşturma sonucu bulundukları yerlerde görev yapmalarının uygun olmayacağı müfettiş raporlarıyla belirtildiği için,yargının itibarı açısından yer değiştirmelerine karar verilmiştir.''
Geçen yıl 3 Kasım'da gerçekleştirilen seçimler dolayısıyla yapılamayan hakim ve savcı tayinlerinin bu döneme kaldığını anlatan Çiçek, ''İddia edildiği gibi, bu anlamda bir kadrolaşma esasen söz konusu değildir. Adalet Bakanlığı, bu konuda fevkalade hassastır'' dedi.
Çiçek, bu nevi atamaların Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun kararıyla yapıldığını belirterek, ''Bu iddiaların ne hukuki zemini var, ne de gerçeği yansıtmaktadır. Yerli yersiz iddialarla yargının yıpratılmaması gerekir'' diye konuştu.
''MGK İLE HİÇBİR ŞEKİLDE ALAKASI YOK''
Daha sonra soruları yanıtlayan Adalet Bakanı Çiçek, ''6. uyum paketinin MGK sonrasına bırakıldığı'' yolundaki yorumlarla ilgili soruüzerine şunları söyledi:
''Geçtiğimiz Nisan ayında Katılım Ortaklığı Belgesi yayınlandı. Türkiye bu Katılım Ortaklığı Belgesi'ne paralel olarak kendi ulusal programını gözden geçirip, bunu ortaya koyması, AB makamlarına vermesi gerekiyordu. Gecikme varsa bu programla alakalıdır. MGK ile hiçbir şekilde alakası yoktur. Bu nevi yanlış manşetler, Türkiye'nin demokratik görüntüsüne zarar veriyor. Türkiye AB'ye girecekse, bu görüntülerle giremez.''
''METİN KAPLAN TÜRKİYE'YE İADE EDİLMELİDİR''
Bakan Çiçek, Almanya'da yasaklanan İslami Cemiyet ve Cemaatler Birliği'nin (İCCB) yöneticisi Metin Kaplan'ın Türkiye'ye iade edilmemesine ilişkin soruya ise şu karşılığı verdi:
''Metin Kaplan'ın iadesinde ısrarlıyız. Ortaya konulan gerekçenin çok hukuki olmadığını düşünüyoruz. Metin Kaplan Türkiye'ye iade edilmelidir. Düsseldorf Mahkemesi'nin verdiği kararı gerçekçi, hukuki bulmuyoruz. Daha çok bir siyasi değerlendirme var. Biz kararı inceletiyoruz, talebimizi gündeme getireceğiz.''