Dinçer, bir grup Eğitim-Sen üyesinin de katılımıyla, Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. ''Özel okullara değil, nitelikli kamusal eğitime kaynak'' başlığını taşıyan açıklamasında Dinçer, hükümetin eğitim projelerinin ''hayalci, popülist, takiyyeci, kayırmacı ve özelleştirmeci'' olduğu savundu.
''İflas noktasına gelen özel okulların, tıpkı batık bankalarda olduğu gibi devlet eliyle kurtarılmaya çalışıldığını'' belirten Eğitim-Sen Genel Başkanı Dinçer, eğitime ilişkin kararların tek taraflı alındığına dikkati çekti. Eğitimcilerin görüşleri alınmaksızınatılacak adımların başarılı olamayacağını ifade eden Dinçer, şu görüşlere yer verdi:
''Kamu okullarına tek kuruş para göndermiyorsunuz, üniversite kapılarında bekleyen yüzbinlerce öğrenci için kılınızı kıpırdatmıyorsunuz, eğitim emekçilerinin yaşam standardını yükseltecekhiçbir çabanız olmadı, kalkıp özel okullar için 15 trilyonluk kaynak ayırıyorsunuz...
Soğuktan titreyen, depremde enkaz altında kalan, 60 kişilik sınıflarda eğitim görmeye çalışan çocukların, sefalet ücretinin altında ücret alan öğretmenlerin yüzüne nasıl bakacaksınız?''
EĞİTİM-SEN, DANIŞTAY'A BAŞVURACAK
Hükümetin tercihini açıkça belli ettiğini anlatan Dinçer, ''Tercihleri eğitim, öğrenci değil, özel okullara ve tarikat yuvalarına destek vermektir'' dedi.
Dinçer, özel okullarda devlet desteğiyle öğrenci okutulmasına ilişkin kararla ilgili olarak 3 Haziran Salı günü Danıştay'a iptal başvurusunda bulunacaklarını bildirdi.
Bakanlık önündeki açıklama sırasında geniş güvenlik önlemleri alındığı dikkati çekti. Sendika üyeleri, daha sonra Sıhhiye'ye doğru yürüyerek açıklama metnini dağıttılar.