|
İlhan SÖYLER
Yeni yönetim kurulu içinde bir sevgi kalmamış. O sevgi yok olunca G.Saray'da kopukluklar başlamış. Eski sevginin yerine yeller esiyor. Başarılara aç kalmanın hırsı ile savaş yaptık. Bizler dahil herkes çok şeyler kazandı. Öyle bir mutluluğu görmek isterim ama zor.
FAZLA değil. Bundan 6-7 yıl önceye gidelim ve Galatasaray takımını şöyle bir akıllara getirelim; Taffarel, Popescu, Hagi, Emre, Hakan Şükür, Okan ve diğerleri. Teknik direktör ise Fatih Terim...
1996 yılında bir araya gelen bu ekip bir mükemmellik örneği gösterdi. Ustalar gençlere örnek oldu. Takım içindeki dayanışma, sevgi-saygı ve yardımlaşma arka arkaya 4 lig şampiyonluğu, bir UEFA Kupası, bir de Süper Kupa getirdi. Rüyaları süsleyen kupalar ve başarılar o zamanki pembe tabloyla gerçekleşti.
Kimi zaman para sıkıntısı yaşandı. Kimi zaman yenilgiler alındı. Kimi zaman eleştirilerin dozu kaçtı. Kimi zaman da taraftarların tepkisiyle karşı karşıya geldi futbolcular. Ama bunları hoşgörü ve sevgiyle aştılar sonunda da mutlu sona ulaştılar. Bir çok kulübe örnek oldular.
Herkesin sevgisini kazandı
Hele bir Hagi vardı ki sormayın gitsin. Bir ağabey. Bir maestro. Takımın beyni. Sergilediği futbolla ikinci baharını yaşadı. Taraflı tarafsız herkesin sevgisini kazandı.
Unutulmaz yıldız İstanbul'a geldiğinde kendisine hiç ilgi gösterilmemesine sitem etti. Camianın sevgiden uzaklaştığını söyleyen Hagi, şöyle konuştu:
‘‘G.Saray'da büyük değişimler olmuş. Eski sevginin yerinde yeller esiyor. Eski yöneticiler sevgi doluydu, ancak bu sevgiyi İstanbul'a geldiğimde ne teknik heyetten ne de yönetimden gördüm.
Para alamadık ama...
Zorluklar içinde futbol oynadım, başarılı günler geçirdim. Para alamadığımız zamanlar oldu. Ama bunu hiçbir zaman yansıtmadım. Çok zaman sonra FIFA yolu ile aldım. Her şeyden çok yeni yönetim kurulu içinde bir sevgi kalmamış. O sevgi yok olunca G.Saray'da kopukluklar başlamış.
Şampiyonlukları kazandığımız zamanlar hepimiz bir bütün içindeydik. Öyle bir takımın bir daha gelmesi zor. Yöneticiler dahil hepimiz bir kenetlenme içindeydik. Herkes birbirinin hatasını kapatmak için yarış içine girmişti. Futbol oynama isteği üst düzeydeydi. Bazı başarılara aç kalmanın hırsı ile savaş yaptık. Bizler dahil herkes çok şeyler kazandı. Öyle bir mutluluğu görmek isterim ama zor.’’
Terim yalnız kaldı
Rumenlerin efsane ismi, Terim ve Lucescu için de şunları söyledi: ‘‘Fatih Terim bu yıl yalnız kaldı. Yaptığı transferlerin hiçbiri tutmadı. Bu da ayrı bir şans. Ben Terim ile birlikte olduğum zaman çok özverilerde bulunduk. Zorlukları yendik. Hiç kimseye de belli etmedik. Birlik beraberlik içinde yola devam ettik. Onun o zamanki hırsı, benim de maç kaybetmeme inancım, takım içindeki uyum, bizi UEFA şampiyonluğuna kadar götürdü. O günlerde hiç birimizin maç kaybına tahammülü yoktu. Yönetimden tutun malzemecisine kadar herkes bir inanç doğrultusundaydı.
Luca gibi olacağım
Lucescu ise benim ben olmamamı sağlayan kişi. Rumen futbolunu zamanında dirilten hoca. O, zamanının hem iyi futbolcusu olduğu gibi iyi bir teknik adam. Fatih Terim ile onun yaklaşımı ayrı. O, sevecen, duygulu, karıncayı bile incitmeyen bunun yanında kültürlü bir kişi. O aynı zamanda benim babam. Lucescu'nun inancı ve hırsı, Beşiktaş'ı şampiyon yaptı. Onu kutlamak gerekir. Ben de ileride onun gibi bir teknik adam olmak istiyorum.’’
Türkiye ve İtalya'dan teknik direktörlük teklifi aldığını belirten Gheorghe Hagi, ‘‘Önümüzdeki günlerde Türkiye'den ve İtalya'dan gelen teklifleri değerlendireceğim. Futboldaki başarıyı, teknik adam olarak yansıtmak istiyorum’’ diye konuştu. |