Çetin, her yıl Cannes'da açılan ve Türk filmlerinin tanıtıldığı Türkiye standını, bu yıl yönetim kurulu üyesi olduğu SESAM'ın Başkanı Kadri Yurdatap ile birlikte hazırladıklarını söyledi.
Stand açmanın maliyetinin 60 bin euro olduğunu kaydeden Çetin, bu yıl, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, yarısı yarışmaya katılan ''Uzak''filminin yönetmeni Nuri Bilge Ceylan'a aktarılmak üzere 25 bin dolar verdiğini, bu nedenle film şirketlerinin de aralarında para toplayarakdestekte bulunduklarını bildirdi.
Çetin, ''Filmin ilk gösterildiği 17 Mayıs tarihinde, gösterimin ardından bir kokteyl düzenledik. Film o kadar büyük alkış aldı ki... Kokteylinde bizim beklemediğimiz bir hücuma uğradık. Filmin adaylar arasında olacağını o gün anladık'' diye konuştu.
Film şirketlerinin katıldığı ''market gösteriminin'' de dolup taştığını, dışarıda kalanlar olduğu için ikinci gösterim düzenlemek zorunda kaldıklarını anlatan Çetin, ''Uzak''ın, dünyanın başta gelen film şirketleri olmak üzere birçok firmaya satıldığını kaydetti.
Ayrıca, Avrupa'nın en büyük şirketi Kanal Plus başta olmak üzere 2-3 büyük şirketin de yönetmen Ceylan'ın bir sonraki filmini finanse etme teklifinde bulunduğunu belirten Çetin, buna karşın Cannes'da ellerindeki yetersiz bütçenin sıkıntısını çektiklerini vurguladı.
Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Uzak için, asgari 5 market gösterisi düzenlememiz gerekiyordu. Bunu yapamadık. Sinema basınına ilanlar vermemiz gerekiyordu. Ödül aldıktan sonra lüks bir otelde, Kültür ve Turizm Bakanı'ndan Türkiye'nin Paris Büyükelçisi'ne kadar herkesin katıldığı kutlama kokteyli vermemiz gerekiyordu. Ama bunları yapamadık. Kutlama kokteylini de, yine kendi standımızda 50 metrekare alanda yaptık.''
''EUROVISION'A EŞDEĞER İLGİ GÖSTERİLMEDİ''
''Filmin kazandığı başarıya, Türkiye'nin Eurovision Şarkı Yarışması'nda elde ettiği birinciliğe eşdeğer ilgi gösterilmediğini'' belirten Çetin, şunları söyledi:''Oscar, sadece Amerikan filmlerini değerlendirir. Cannes ise dünya sinemasını değerlendirir. Onun için çok daha büyük, çok daha önemli bir yarışmadır. Eurovision'a gösterilen heyecan ve sevincin Cannes'da alınan bu ödüle gösterilmemesini, bir sinema adamı olarak gerçekten üzüntüyle karşılıyorum.
Ödül alındığı gece, son olarak Yılmaz Güney'in 'Altın Palmiye' aldığı Cannes'da, 21 yıl sonra genç bir Türk sinemacının büyük ödül veoyuncularının da 'Altın Palmiye' alması nedeniyle bir Türk sinemacısı olarak unutulmaz bir heyecan yaşadım. Olağanüstü bir şeydi.''