24/05/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
24.05.2003
Menderes'in başında bekleyen subaylardan biri Teoman Koman’dı
 

Şermin SARIBAŞ

Kitabınızı yazmak için niçin 43 yıl beklediniz?

- 20 yıl milletvekilliği, 6 yıl bakanlık yaptım. Mesul mevkilere gelince Türkiye'yi karıştırmak istemedim. Zaten Türkiye karmakarışıktı.

Şimdiye kadar Menderes'le ilgili yazılanlar, ‘‘suyunun suyudur’’ diyorsunuz kitapta. Siz bilinmeyen neleri yazdınız?

- Huzuru bozmayacak şeyleri yazabildim sadece.

Aradan bunca yıl geçti. Hálá niye otosansür uyguluyorsunuz?

-Devlet görevi yapmış olanlar buna dikkat etmeye mecburdur. Her şeyi nasıl yazayım? Menderes başında bekleyen subaylara siz diye hitap ederdi, onlar sen derdi. Fransa Devlet Başkanı Petain de idama mahkum edilmişti ama onu idama götürürlerken, ‘‘Ekselansları müsaade buyurursanız, vakit geldi kalkalım mı’’ diye sormuşlardı. Bizde eli kolu bağlı götürdüler. Menderes dövülüp, küfredilmiştir. Biz avukatları olarak tutuklandığımız için Yassıada'ya gidememiştik. Menderes, avukatlarım nerede diye sorunca, oradaki subaylar tokatladı. 24 saat nöbetçi subaylar başında beklerdi, bir dakika bile yalnız bırakılmazdı. Menderes tanıdığım insanların en kibarıydı. En tabii ihtiyacını bile utandığı için gideremiyordu. Başında bekleyen bu subaylardan biri o zaman üsteğmen olan, şimdi emekli olmuş Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman'dı. Düşünebiliyor musunuz, ihtilalin subayları kuvvet komutanları oluyor.

Menderes'in trajik yaşamında sizi en çok ne etkilemişti?

- Çok sigara içiyordu. Biraz azaltın diye rica ettim, gayret ederim dedi. O sıralar Yenice sigarası içiyordu. Bir süre sonra tekrar ziyarete gittiğimde Birinci içtiğini gördüm. Güya bırakacaktınız, Birinci Yenice'den daha sert, dedim. O da, Yenice 120 kuruş, Birinci 75 dedi. Parası yoktu, bütün malına mülküne ihtiyati tedbir konmuştu. İlk görüşmemizden sonra ayrılırken, ‘‘Talat Bey odamın üzerinde bir alet var. Mütemadiyen gürültü yapıyor, gece hiç uyutmuyor’’ dedi. Tam odasının üzerine bir makine koymuş, rahatsız etsin diye sürekli çalıştırıyorlardı. Bunu engellemek için çok çalıştık ama netice alamadık.

Menderes'in avukatı olmayı siz mi istemiştiniz? Daha önce tanışıyor muydunuz?

-Ailesi ve hukuk profesörleri, Menderes'i benim müdafaa etmemi istediler.

CÜPPEMİ TOPRAĞA GÖMDÜM

Menderes'in asılmasından sonra siz nasıl etkilendiniz? Hayatınız normal mi devam etti? Vicdan azabı duydunuz mu?

-Çok büyük vicdan azabı çektim. 17 Eylül 1961'de Menderes idam edildi. 18 Eylül'de cüppemi toprağa gömdüm. Bir daha hiç avukatlık yapmadım. Düşünebiliyor musunuz? Menderes'in idam edildiğinin ertesi günü evine icra emri gönderildi ve kapısına bir levha asıldı.

Dairesinin kapısına mı asıldı? Nasıl bir levhaydı?

-Evet. Berin Hanım'ın dairesinin kapısına, ‘‘Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesine aykırı hareket ettiğinden Adnan Menderes'in idamına karar verilmiş, idam kararı infaz edilmiştir’’ yazan resmi, mühürlü bir levha astılar.

İdamından sonra kabuslar gördünüz mü? Hiç rüyanıza giriyor mu?

-(Ağlıyor) Hálá rüyalarımda görürüm. Bundan bir süre önce rüyamda o, ben ve babası Etem Menderes'i Ankara'da Gaziosmanpaşa'da yürüken gördüm.

EN ÇOK BANA YARADI!

İroni yapıp, ‘‘27 Mayıs en çok bana yaradı, meşhur oldum’’ diyorsunuz. Müvekkili asılmış bir avukat olarak, meşhur olma ikilemini nasıl yaşadınız?

-Ankara'da bir apartman dairesinde avukatlık yaparken, birdenbire Menderes'in avukatı oldum. Avrupa'nın en meşhur avukatlarından biri haline geldim. Meşhur bir politikacı, bakan oldum. Mevkiler işgal ettim. Demek ki, en çok bana yaradı.

Menderes'i son kez nerede görmüştünüz? Ne konuşmuştunuz?

-Son kez bana yalnız gelin demişti. İdamından bir ay önceydi. Ondan sonra zaten bir daha bizi görüştürmediler. Gittiğimde vasiyette bulundu; ailem dağılmasın, Koçalı çiftliği bölünmesin dedi. Bir de, ‘‘Davada benim diktatör olmadığımı müdafaa edin’’ dedi. Sonra sol eliyle sağ kolumu tuttu ve sağ elini havaya kaldırarak, ‘‘Ben Allahıma ve milletime hesap veriyorum’’ dedi. İdam cezamı müebbede çevirmek için talepte bulunmayın dedi. Tenezzül etmedi. Sonra kalktı gitti. Ben de arkasından kahverengi saçlarını seyrettim.

Mahkeme sırasında ve idamdan sonra Menderes'in ailesi ile ilişkileriniz nasıldı?

- Her günüm Menderes ailesiyle geçiyordu. Oğlu Yüksel Menderes en yakın arkadaşımdı. Aydın Menderes ise çok küçüktü, Galatasaray-Milan maçına götürmüştüm onu. Berin Hanım'ın şahsi ihtiyaçlarının bir kısmını eşim görürdü.

Yassıada'ya hangi sıklıkta giderdiniz? Yolculuk nasıl olurdu?

- Fenerbahçe isimli bir vapurla, Dolmabahçe'den yola çıkıp Yassıada iskelesinde inerdik. Avukatlar diğer yolcular arasında oturmazdı.

Davanın başsavcısının (Altay Ömer Egesel) bir profilini yapın dersem, ne anlatırsınız?

- Menderes davasını bir fiyaka mevzuu yapmıştır ve maalesef iddianamesini de husumet içinde hazırlamıştır. Genel kültürden mahrum, dünya görüşü olmayan bir zattı. Kindardı. Sonra avukatlık yaptığı bir sırada, dosya tetkik ederken kalpten öldü.

Menderes'in sevgilisi Ayhan Aydan'la tanışmış mıydınız?

- Allah esirgesin. Bu konuyu açmayalım, Berin Hanımefendi'nin ruhu azap içinde kalır.

Menderes'in kimsenin keşfetmediği, yazılıp çizilmeyen bir yönü var mı?

- Fevkalade kibar, eleştiriye çok açık, her meseleyi dinleyen, alıngan ve çok romantikti.

SOKAĞIN ADI ONU ÜRKÜTÜYORDU

27 Mayıs'tan sonra Berin Hanım ve çocukları Kavaklıdere'de kiralık bir daireye taşınmışlardı. Sokağın adı ‘‘Göreme’’ idi. Rahmetli Adnan Menderes mektuplarını bu adrese yolluyordu. Bir mektubunda Göreme adının kendisini üzdüğünden söz ediyor ve başka yere taşınmalarını istiyordu. Ailesini göremeyeceğinden endişeleniyordu. Yazık ki öyle oldu. Bu mektuptan sonra o apartmandan taşındılar. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com