24/05/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
24.05.2003
Şampiyonluğu kutlamak için daha ligin başında horon öğrendiler
 

Şermin SARIBAŞ

Yer gök köfte tabelaları ve kırmızı beyaz bayraklarla dolu. Asker gönderme ritüelleri burada biraz daha gürültülü. Her taraftan havaya sıkılan kurşun sesleri yükseliyor. Askere gidecek gençlerden biri arabasına şöyle yazmış: ‘‘Vatan bana emanet, kızları da bana emanet edin!’’

Trabzon'un en büyük ilçelerinden Akçaabat'ın futbol kulübü Akçaabat Sebatspor, dört yılda dört küme yükselerek Süper Lig'e kadar çıktı diye buradayız. 35 bin nüfuslu ilçenin, yaş ortalaması 22 olan yoksul kulübünün yakaladığı başarı çok büyük.

Futbol zehrini kanımıza zerk eden İngilizler'in ilk konsolosluklarından birini Trabzon'a açmasıyla başlıyor futbol sevdası burada. Kırmızı-beyazlı Akçaabat Sebatspor ise cumhuriyetle yaşıt. Akçaabat Sebatspor'un 1. Lig'de oynamaya hak kazanması kesinleşince ilçede yer yerinden oynamış tabii.

Akçaabaat Sebatsporlular bu zaferi, daha maç bitiş düdüğü çalınır çalınmaz kutlamaya başladılar. Sporcularını duş almalarına bile fırsat vermeden kamyonun kasasına bindirip Trabzon'un merkezine tur atmaya götürdüler. Bazı futbolcular kramponlarını çıkarmayı akıl etti ama çoraplarıyla kalakaldı. Şampiyonluk yemeği yenirken kiminin ayağında kramponu kiminin de sadece çorabı vardı. Aslında Akçaabatlıların sevinci otobüs konvoyları yapmaya fazlasıyla yeterdi ama maddi imkanları bu kadardı. Oyuncular şampiyon olacaklarına o kadar inanmışlardı ki, şampiyon olunca hep birlikte horon tepebilmek için daha lig başında horon öğrenmeye başlamışlardı.

Akçaabat sokaklarında yaşlı bir kadına, ‘‘Teyze ne diyorsun Sebatspor için’’ diye sorduğumda, ‘‘Eski karilar anlamaz boyle işleri uşuğum’’ diye cevap verdi. Ama bir markette, alışveriş yapan bir başka kadın ‘‘İnşallah bizim de zenci futbolcularımız olacak artık’’ diyordu.

Bu coşkuya kapılmayıp şimdiden karamsar olanlar da var: ‘‘Trabzon iki tane 1. Lig takımını besleyecek parayı nereden bulacak. Bu takım önümüzdeki sezon düşer’’ dedi, kahvede sohbet ettiğim biri. Bunu duyan bir diğeri ‘‘Moral bozan şeyler söyleme. Bu başarı Trabzonlu işadamlarını kamçılar bize para da gönderirler’’ diye itiraz etti. Anında kavgaya tutuştular. Ben uzaklaşırken olayı Atatürk'e kadar vardırmışlardı: ‘‘Atatürk Kurtuluş Savaşı'nda bize güvenmiş, biz niye onlara güvenmeyelim?’’

Sadece Akçaabat'ta değil, Trabzon'un her yerinde kimle konuşsanız, Galatasaray Beşiktaş bizden, ama Fenerbahçe'ye gıcığız diyorlar. Hatta Sebatspor'un Süper Lig'e çıkışını garantileyen maçta şu anonsu yapmışlar: ‘‘Sahaya lütfen yabancı madde atmayalım. Aksi takdirde Fenerbahçe'yle oynayacağımız maçta kendi sahamızda oynayamayabiliriz.’’

Akçaabatlı gençlerden Levent Mumcu (24), Akçaabat Sebatspor hakkında tez çalışması yapmış sanki: ‘‘Akçaabat'ın parası, sponsoru, fabrikası hiçbir şeyi yok. Sakarya'da ağır sanayi, Konya'da yeşil sermaye, herkes bir yerlerden para buluyor kulüplerine. Ama Akçaabat'ta insanlar tarımdan başka bir şeyle uğraşmıyor ve hiç paraları yok. Alt kümelerden birinci lige bu kadar kısa sürede çıkmayı başarmış dünyada bizden başka sadece iki takım daha var. Birisi İngilizlerin Leeds United'ı, diğeri de İtalyanların Chievo'su.’’

Akçaabat'ın futbol bayramı, bugün 17'de, ligdeki son maçları olan Çaykur Rizespor'la yapacağı deplasmanın sonucu ne olursa olsun sürecek. Çünkü başarıları büyük.

İLK 11

Alper Mutlu Özer (27, kaleci): Siirt doğumlu. Konyaspor'dan dört ay önce takıma geldi. Bilgisayar tutkunu.

Abdurrahman Dereli (22, sağ kanat): Trabzonlu. Trabzon amatör kulüplerinden geldi. Dört yıldır takımda.

Ekrem Ekşioğlu (25, sol kanat): Rizeli. Dört aydır takımda, Erzurumspor'dan geldi.

Hamza Gezmiş (23, libero): Artvinli. Amatör kümeden geldi, dört yıldır takımda.

Sedat Bayrak (22, stoper): Trabzonlu. İki yıldır takımda. Lakabı ‘‘Kör’’.

Bayram Toysal (23, orta saha): Hataylı. 10 aydır takımda, Çanakkale Dardanelspor'dan geldi. Sezon başından beri araba almak istiyor ama şimdiye kadar her pazartesi galerileri gezmekten öteye gidemedi.

Erman Ergin (22, orta saha): Trabzonlu ama İstanbul doğumlu. Beşiktaş A takımından 10 ay önce kiralık olarak takıma geldi. 11 gol ile takımın golcüsü. Sürekli imaj değişikliği yapıyor. Kızlara fotoğraf dağıtmaktan yorgun. Lakabı ‘‘Altın Çocuk.’’

Mehmet Yılmaz (21, stoper): Trabzonlu. Trabzonspor'un alt yapısından geldi, üç yıldır takımda. Hamster beslediği için takım arkadaşlarıyla arası iyi değil. Babası tabutçu olduğu için lakabı ‘‘Tabut’’. Arkadaşları Tabut diye seslendiğinde teknik direktör, ‘‘Fena oluyorum öyle söylemeyin’’ diye uyarıyor.

İbrahim Parlayan (25, santrfor): Akçaabatlı. Takımın en eskisi. Altı yıldır oynuyor, amatör kümeden geldi. Lakabı ‘‘Askılık’’.

Ali Kunter (24, santrfor): Elazığlı. Denizlispor'dan geldi, dört aydır takımda. Lakabı ‘‘Küçük Şeytan’’.

Ragıp Başdağ (25, orta saha): Trabzonlu. Trabzonspor altyapısından. Lakabı ‘‘Ra’’. Futbolcular teknik direktörleri Sadi Tekelioğlu'nu İtalyan teknik direktör Arrigo Sacchi'ye benzettikleri için o lakabı takmışlar.

VE YEDEKLER: Ufuk Ali (21), Yunus Keskinalemdar (20), F.Serkan Albayrak (27), Serkan Albayrak (23), Akın Sağlam (28), Okan Demir (22), Taner Aykut (25), Ahmet Durmuşoğlu (22), Yusuf Tokaç (27), Adem Çak (21), Kemal Muratoğlu (25), Mutlu Dervişoğlu (25).

Leb-i derya statları var

Stad ve deniz arasında sadece dar bir cadde var. Futbolcular sıkı bir şut atsalar, top toplayıcılar topu denizden çıkarmak zorunda kalırlar. Kulübe ait Akçaabat Fatih Stadyumu sadece 1800 kişilik.3. lig maçlarının oynandığı statlar bile buradan büyük. Bu stadyumda Süper Lig maçlarını oynayamayacakları için bu sezon Avni Aker Stadı’nı kullanacaklar. Stada Fatih Stadyumu demelerinin sebebi Trabzon'u Fatih Sultan Mehmed'in fethetmesi.

OSMAN DURNA (43, Masör)

Bak bizim takıma hiç çirkin çocuk var mı?

15 yıldır kulübün masörü ve kulüpte herkes ona ‘‘dayı’’ diye hitap ediyor. Ama o herkesin sırrına vakıf olduğundan, kendisi için ‘‘Ben bir nevi Güzin Abla'yım’’ diyor. Sonra bu laf herkesin diline dolanır diye korktuğundan olacak, ciddi ciddi ‘‘Bunun abili olan bir çeşidi var mı’’ diye soruyor. Bir de övünerek, ‘‘Bak bizim takıma, hiç çirkin çocuk var mı? Hepsi çok yakışıklıdır. Bazen fotoğraf çektirirken pislikli (!) gözüksün diye ben araya giriyorum’’ diyor.

Başkan: Bu yüzden sigarayı bırakacağım

Akçaabat'tan 16 yaşındayken ayrıldım ama hep duyarlı oldum. Bu kulübü almam için teklif gelmişti ama kabul etmemiştim. Sonra cumhuriyet takımı kapanıyor diye bir haber çıktı. Oğlum ‘‘Baba, bu takıma destek olmak lazım’’ dedi. İşte o zaman gittim, takımı aldım. Takım bu sene Süper Lig’e çıkarsa sigarayı bırakacağıma dair futbolculara söz vermiştim. Söz, bırakacağım.

HOCALAR İŞ BIRAKIYOR

Fethi Türkoğlu (Trabzonlu, antrenör)

Şampiyon olacağımıza 10 kişiden sekizi inanmıyordu. Görevi bırakıyoruz çünkü kalırsak sıkıntı yaşayabiliriz. Takımda değişiklik gerekiyor, duygusal davranabiliriz ve bu hem takıma hem bize zarar verir. O yüzden bırakmak en iyisi.

Sadi Tekelioğlu (47, teknik direktör)

Trabzonspor'daki başarısızlığı kabullenemedim. Bir şeyler ispat etmek zorunda hissettim kendimi. Takımı bu noktaya getirdim, bununla anılmak istiyorum. O yüzden önümüzdeki sezon takımı çalıştırmayacağım.

Veli Sezgin (46, asbaşkan)

Geçen sene maçları kaybettiğimiz için ‘‘bunlar maç satıyor’’ dediler, çok ağırımıza gitti. Müthiş bir hırs oldu. Kısıtlı bir bütçemiz olduğu için hata yapma şansımız yoktu. Bizim öncelikli yapmamız gereken şey, stadımızı 10-12 bin kişilik hale getirmek. Naklen yayından gelecek parayı çok iyi kullanmamız gerekiyor.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com