|
Başbakan Erdoğan, Türkiye'de hala bazı kesimlerin gerilim ortamı yaratmaya çalıştığını belirterek, "tuttuğunuz bir köşeyle bu ülkede sıkıntı çığırtkanlığı yapmayın" dedi.
Başbakan Erdoğan, İSO Meslek Komiteleri toplantısında yaptığı konuşmada, ülkede son dönemlerdeki pozitif toplumsal enerjinin toplumun bütün katmanlarına yayılmasının, bütün aktörler tarafından aynı şevk ve heyecanla paylaşılmasının hemen olamayacağını söyledi. Erdoğan, yıllardır Türkiye'de istikrar ve güvenden adım adım uzaklaşıldığını, yöneten ve yönetilenler arasındaki uçurumun giderek derinleştiğini, herkesin eli yüreğinde ''yeni krizler bekler'' olduğunu belirterek, şöyle devam etti: ''İşte o günlerden kalma bazı alışkanlıklar ve kötümser tortular nedeniyle attığımız büyük adımlar, gerçekleştirmekte olduğumuz köklü dönüşümler hala bazı kesimler tarafından maalesef kolayca görmezlikten geliniyor ve hala bazı kesimlerin ön kesme gayretlerini görüyoruz. Bakıyorsunuz hala bazı kesimler ülkemizde (nasıl bir gerilim meydana getirebiliriz, havayı nasıl gerebiliriz, acaba nasıl bir çatışma zemini oluştururuz?) gayreti içine giriyorlar. Yazıktır, günahtır. Bu tür gayretin içine girmeyin elinizdeki bir kalemle halkın kafasını bulandırmayın. Tuttuğunuz bir köşeyle bu ülkede sıkıntı çığırtkanlığı yapmayın. Attığınız başlıklarla bu ülkede kurumlararası sıkıntıları, olmayan sıkıntıları varmış gibi göstermeyin, yazıktır. Bundan hiç kimseye çıkar gelmez, ülke kaybeder. Bu ülkeyi kaybettirmeye kimsenin hakkı yoktur. Bunu burada ilan etmek istiyorum.'' Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Nasıl bir kriz yumağı devraldığımız, hemen yanıbaşımızdaki savaşa rağmen bu kriz yumağını nasıl aştığımız, içeride ve dışarıda karşımıza çıkan zorluklarla nasıl başetmeye çalıştığımız ne yazık ki eski istikrarsız dönemlerde taktıkları kara gözlükleri çıkarmamakta direnenler tarafından hala görmemezlikten geliniyor. İnanıyorum ki kısa bir zaman sonra istikrar ve güven ortamının artık gerçekten oturduğunu, çatışma yerine uzlaşmanın eğemen olduğunu, Türkiye'ye zaafisnad ederek hiçbir yere varamayacaklarını onlar da göreceklerdir. Zira bütün gelişmeler o yöndedir.'' (aa) |