|
Cahit AKYOL
İster keyifli ve sakin bir haftasonu kaçamağı peşinde koşuyor, ister yaz tatili planları yapıyor olun. Temiz hava solumak, ruhunu huzura kavuşturmak isteyenler için doğru adres Kıyıköy. 1960'lı yıllara kadar adı Midye olan Kıyıköy'de denizin mavisini, ormanın yeşilini, balığın lezzetlisini ve tarihi bir arada bulacaksınız.
Bir geziden beklediğiniz her şeyi bir arada bulabileceğiniz ender yerlerden Kıyıköy. Burada piknik yapabilir, yüzebilir veya doğa turlarına çıkabilirsiniz.
Karadeniz'in hırçın dalgalarının dövdüğü kumsalı, tertemiz havası, yemyeşil bitki örtüsü, otantik evleri ve leziz balıkları ile Kıyıköy, keşfedilmeyi bekliyor.
Kasabanın adı 1960'lı yıllara kadar Midye'ydi. Papuç ve Kazan dereleri arasında yüksek bir tepe üzerine kurulu, yarımada görünümünde. İstanbul'a yakın, denizin mavisi ve doğanın binbir türlü yeşilinin iç içe geçtiği şirin bir yer.
Kıyıköy, antik çağlara kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip. Bizans surlarından günümüze kadar gelmeyi başarmış kemerli bir kapıdan geçilerek giriliyor kasabaya. Bu surlar 527-565 yılları arasında iktidar olmuş Bizans İmparatoru Jüstinyen zamanında kesme taş ve tuğladan inşa edilmiş. Oldukça harap durumdalar ve yok olmaya yüz tutmuşlar.
KORSAN MAĞARALARI VAR
Kasabanın kıyılarında ve çevresinde, mağaralar, ilginç kayalar, eski harabeler var. Mağaralarının eskiden korsanlar tarafından kullanıldığı söyleniyor.
Bir zamanlar korsanların cirit attığı Kıyıköy ve çevresi, havaların ısınması ile birlikte, özellikle İstanbul'dan gelen tatilcilerin istilasına uğruyor. Lokantalar, pansiyonlar kadar balıkçılar da tatilcileri dört gözle bekliyor. Bu nedenle şu sıralar Kıyıköy'de hummalı bir faaliyet var. Pansiyonlar ve lokantalar boyanıyor, tabelalar tamir ediliyor, tenteler geriliyor.
PARKTA SOLUKLANIN
Kasabanın girişinde Atatürk Parkı var. Yol yorgunluğunu atıp kısa bir mola vermek, soluk alıp keşfe çıkmaya hazırlanmak için burası uygun. Parkın sağ tarafındaki yoldan ilerleyince kasabanın içine giriliyor. Sokak aralarına dalıp kaybolmak keyifli. Şirin köy evleri fotoğraflanmaya hazır.
Sağ taraftaki yokuştan aşağıya inerseniz, liman çıkıyor karşınıza. Liman, balıkçı teknelerinin barınağı. Barınak gündüz balıkçı tekneleri ile dolu. Gece dalgalarla boğuşarak balık avından dönen teknelerin yorgun tayfaları öğle saatlerine doğru ağları temizlerken yeni seferlerin de hazırlıklarını yapıyorlar.
Limanın arkasında eski bir hamam kalıntısı göze çarpıyor. Çok iyi korunmadığı her halinden belli olan hamamı, hemen yanından geçen 3-5 metre yüksekteki yoldan daha iyi görebilirsiniz. Köyün çevresi çeşitli yürüyüş alanları ile dolu. Uçsuz bucaksız kumsallar, dere yatakları boyunca ağaçlar arasındaki patikalar yürüyüş severlerin ve trekking gruplarının gözde parkurları.
AYA NİKOLA MANASTIRI
Kıyıköy'ün görülecek yerleri arasında Aya Nikola Manastırı var. Kasabanın bir kilometre batısında Papuçdere'nin yanında, kaya oyma yöntemiyle inşa edilen manastır, Bizans hükümdarı Jüstinyen zamanından. Zemin katta kilise ve ayazma, üst katta ise keşiş odaları bulunuyor. Oda duvarlarını süsleyen motifler, zaman içinde yok edilmiş. Aya Nikola'nın heykeli ise alınıp götürülmüş. Manastır 1992 yılında Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tarihi eser kapsamında koruma altına alınmış. Aya Nikola Manastırı'nın kolon kabartmaları, işlemeli sütunları ile kubbe ve kemerleri görülmeye değer.
SANDAL -MOTOR SEFASI
Nehirde ya da denizde tekne turu yapmak isteyenler limandaki balıkçı barınağından motorlu veya kürekli teknelerden birini kiralayıp Kıyıköy'ün tadını çıkarabilirler.
Sandalların saati 5 milyon, küçük motorların saati ise 10 milyon lira. Ama Kastro, Çilingoz ve İğneada turları ilginizi çekiyorsa, bu turları büyük motorlarla yapmalısınız. Onların fiyatı ise müşteriyle motorcunun pazarlığı sonucu belirleniyor.
Şişme botunuz varsa, derelerde binbir çeşit kır çiçeğinin mis gibi kokuları ve kuş cıvıltıları arasında sakin sakin kürek çekerek doğa sarhoşu olmanız mümkün. Güneşin son ışıklarını Papuçdere'nin deniz ile buluştuğu alana bakan Kartaltepe'deki lokanta ve çay bahçesinden izlemenin keyfi bir başka.
NASIL GİDİLİR
İstanbul'dan O-2 otoyolu takip edilerek gidilirse Kıyıköy, Mahmutbey gişelerden 140 kilometre uzaklıkta. Otomobille ortalama süratle 2 saatte ulaşılıyor. Çerkezköy'e kadar otoban kullanılıyor. Sonra Saray yoluna sapılıyor. Saray-Kıyıköy arası 30 kilometre. İki yanı böğürtlenlerle kaplı, virajlı ama tatlı kıvrımları olan temiz bir asfalt yoldan sonra Kıyıköy'e ulaşılıyor.
Kıyıköy'e İstanbul Esenler Otogarı’ndan direkt otobüs seferi var. Bilet ücretleri 3 milyon lira. 15.45'te kalkan otobüsler 3 saat sonra Kıyıköy'e ulaşıyor. Kıyıköy'den İstanbul'a her sabah 08.15'te, haziran-eylül arasında ilave sefer olarak akşam 19.00'da direkt sefer yapılıyor. Ayrıca İstanbul-Saray arasında çalışan otobüsleri de kullanmak mümkün. Saray-Kıyıköy arasında belediye otobüsleri çalışıyor.
TABİİ Kİ BALIK YENİR
Kıyıköy'ün geçim kaynağı balıkçılık ve turizm. Gelen turistlerin de lokantalarda ilk sordukları şey tabii ki balık çeşitleri. İğneada açıklarında tutulan, Karadeniz'in ünlü kalkan balığı başta olmak üzere mevsimine göre palamut, levrek, çupra, tekir, lüfer, karagöz, kefal lokantaların ilgi gören balıkları.
Lokantalarda balık siparişi verirken pazarlık edin. Ayrıca Kıyıköy'de midye ve pavurya da bol. Sahildeki balık halinden de balık almak mümkün. Restoranlarda zeytinyağlılar 2, köfte biftek 2,5- 3 milyon, salatalar 500 bin lira civarında değişiyor.
Kartal Restoran: 0288 363 61 38
Yakamoz Restoran: 0288 388 61 59
Liman Restoran: 0288 388 60 94
Deniz Feneri: 0288 388 65 69
Martı Restoran: 0288 388 62 12
NEREDE KALINIR
Kıyıköy'de 10 kadar pansiyon ve 22 odalı bir otel var. Ayrıca kasaba halkından pek çok kişi evini turistlere açarak, ev-pansiyon şeklinde hizmet veriyor. Gecelik kişi başı konaklama ücreti şu anda 7,5- 15 milyon lira arasında. Fiyatların yaz aylarında ne olacağı ise şimdilik belli değil. Nehir yataklarının kenarlarına, kırlara çadırlar kurulabiliyor.
Genç Otel: 0288 388 65 68
Midye Pansiyon: 0288 388 64 72
Hülya Pansiyon: 0288 388 60 16
Yılmaz Pansiyon: 0288 388 60 81
Gül Pansiyon: 0288 388 60 20
Huzur Pansiyon: 0288 388 60 54 |