|
Ayten SERİN
19 Mayıs kutlamalarının stadyumların dışına çıkmasını istedikten sonra eleştirilere hedef olan üniversiteliler kendilerini savundu. AKP'nin sesi olmakla suçlanan gençler, ‘‘Tüm partilere eşit uzaklıktayız. Genciz diye ille birilerinin maşası mı olmamız lazım?’’ diye konuştu.
TBMM'de yaptıkları konuşmada ‘‘19 Mayıs törenlerinin basmakalıp hareketleri artık değişsin’’ önerileri önce destek buldu. Ardından ‘‘Acaba AKP kendi söyleyemediklerini bu gençlere mi söyletiyor, bir komplo mu var, kim bu gençler’’ tartışması başladı. Birilerine ‘alet olmakla’ suçlanan Buluşma Forumu üyesi üniversiteli gençler, tartışmanın bu noktaya gelmesine üzgün.
Bildiriyi okuyan Sabancı Üniversitesi öğrencisi Tuba Kobaş ve arkadaşları ‘‘Zaten gençlere bakış böyle, ‘Gençler kendi başına bir şey yapamaz, onları mutlaka birileri yönlendirmiştir' diye düşünülüyor’’ diyorlar. 19 Mayıs kutlamalarına karşı olmadıklarını vurgulayan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Yıldıray Oğur tören geleneğinin 1930’lardan kaldığını hatırlatıp çıkış noktalarını şöyle özetliyor:
‘‘Bugün, nasıl artık kimse Charlie Chaplin filmi izlemiyor Matrix izliyorsa törenlerde protokoldekilerden başka kimse bu törenleri izlemiyor. Gençler 19 Mayıs'ta o hareketleri yapmayıp başka bir şey yapınca, sistem tehlikeye girecekse bu sistem zaten sakat demektir.’’
AKP'Yİ ELEŞTİRİYORUZ
Buluşma Forumu'nun Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile tanışması ise üç yıl öncesine uzanıyor. Gençler, Van'daki toplantı öncesinde şehrin tüm milletvekillerine mektup yazdıklarını sadece dönemin DYP milletvekili Çelik'ten cevap aldıklarını söylüyorlar. Çelik, o tarihten beri Buluşma Forumu'nun tüm etkinliklerine çağrılmış. 19 Mayıs'taki konuşmalarında kendilerini Çelik'in yönlendirdiği iddiasına ise gülüyorlar:
‘‘Bizim bir milletvekiliyle tanışmamızın, onu davet etmemizin neresi garip. Biz bu metni 2000 yılında Van'daki buluşmamazın ardından zaten belirlemiştik ama o gün kimseye duyuramamıştık. Hiçbirimizin AKP ile organik bir bağı yok. Hatta kendi içimizdeki tartışmalarda bu partiye birçok eleştiri yaptık.’’
Bu ülkenin nüfusu genç, diye övünülüyor. Niye gençlerin kendi bayramını yapmasına izin verilmiyor. Törenler değişirse milli birlik ve beraberlik kavramı nereye gidecek diye korkuyorlar, bence bu tür törenler bu kavramı daha çok zedeliyor. Kendiniz düzenleyerek törenin bir parçası olsanız asıl o zaman milli birliği hissedersiniz. Bu mantıkla bakarsanız bazı törenlerde vals vardı. Vals milli değerimiz mi?
AB'ye kartpostal yağdırmışlardı
ODTÜ'lü gençlerin başlattığı ‘Buluşma Forumu’ 4 yıl içinde 40 üniversiteden 380 öğrencinin katıldığı geniş bir fikir platformuna dönüştü. Buluşma Forumu üyeleri, Kasım 2002'deki Kopenhag Zirvesi öncesinde Türkiye'nin AB üyeliğine destek vermek amacıyla Sabancı Üniversitesi'nde ‘‘AB İçin Bir Gün’’ şenliği yapmılar, halkın mesajlarını kartpostallara yazıp AB ülkeleri liderlerine göndermişlerdi. Grup, çalışmalarını internet ortamında www.bulusmaforumu.org adresinden kamuoyunun bilgisine açıyor. |