|
HÜKÜMET nerede yasadışı iş yapan, para kaçıran, Hazine arazisi yağmalayan birileri varsa, onları affetme yarışına girdi.
Vergi kaçıranlar...
Elektrik parası ödemeyenler...
Hazine arazisine ev yapanlar...
Ormanları yağma edenler...
Üstelik şimdi de SİT alanları imara açılıyor. Kaçak yapılara af getiriliyor.
Sahil yağmasına ödül veriliyor. Kıyılara yapılan kaçak turistik tesisler de af kapsamına alınıyor.
Böyle bir şey dünyanın hiçbir ülkesinde olamaz. Devletin, milletin, namuslu insanların sırtından, başkalarına rant kapısı açılıyor.
SİT alanlarını imara açmak ne demek? Bu alanlar eşe dosta, partili yandaşlara, akrabalara peşkeş çekilecek, Türkiye'nin el değmesine izin verilmeyen doğal güzelliği, tarihten ve doğadan miras kalan alanları yağma edilecek.
Ne uğruna?
Para kazanmak uğruna!
İyi de, ülkenin geleceğini para uğruna satma hakkı kime verilmiş?
Meclis'te 365 milletvekilleri var. Çoğunluk onlarda. Peki ama bu çoğunluğa sahip olmak, bu yağmanın mazereti olabilir mi?
Vatandaş vergisini kaçırmamış, zamanında ödemiş. Kaçak elektrik kullanmamış. Orman arazisine Recep Tayyip gibi kaçak villa kondurmamış. Sahildeki Hazine arazisine kaçak tesis yapmamış.
Vatandaş düzgün yaşamış, topluma karşı görevini eksiksiz yerine getirmiş.
Sen ona hükümet olarak ceza veriyorsun. Ona belki de ‘‘Keşke ben de üçkáğıtçı olup bunları yapsaydım, köşeyi dönmüş olurdum’’ dedirtiyorsun.
Öbür vatandaş vergisini kaçırmış, kaçak elektrik kullanıp Türkiye'yi milyarlarca dolar zarara sokmuş, ormana kaçak villa kondurmuş... Hepsine birden af getiriyorsun. Üçkáğıtçı diyor ki: ‘‘Ulan iyi ki uyanık davranmışım, af geldi köşeyi döndüm.’’
***
Madem ki hükümete para lazım, bu ille de yasadışı yollara sapanlara ödül vererek mi sağlanır!
Vergi kaçırana, kaçak elektrik kullanana göz yumarak, SİT alanları peşkeş çekilerek para kazanılır mı!
Orman yağmacısı affedilir mi!
Böyle ülke yönetimi olur mu?
Efendim, bu yöntemlerle gelir elde edeceklermiş!
O zaman bir Rahşan affı daha çıkarın, cezaevinde yatan gaspçıları, kapkaççıları, ırz düşmanlarını büyük para karşılığı serbest bırakın, biraz da oradan kazanın.
Bu nasıl mantıktır, nasıl ülke yönetimidir?
Her şeyi satıp savacaksın, ülkenin yarınını hiç düşünmeden namusluya ceza vereceksin, uyanık ve üçkáğıtçı kesimi sürekli affedip her türlü olanağı sağlayacaksın!
‘‘İlle de AB'ye gireceğiz’’ diye tutturanlar, incelesinler bakalım bütün AB ülkelerini... Acaba bir tanesinde olsun bu tür uygulamalar var mı!
***
Bunlar Türkiye gibi bir ülkeyi yönetmenin, devlete geçici bir gelir sağlamanın en ucuz ve en kolay yolları...
Ve AKP iktidarının bütün amacı günü kurtarmak.
Sonrası Allah kerim!
Devletin gelirini artırmak için kalıcı, köklü çözüm asla ve kesinlikle yok. Kayıt dışı ekonomi için atılan bir tek adım yok. Sıfır vergiyle çalışan kişi ve kuruluşları kayıt altına almak yok...
Çünkü bunlar zor işler. AKP bu zorluğa katlanamaz.
Af çıkarmak ise kolay!
İşin en kolayını yapacaksın, sonra da kasım kasım kasılıp ‘‘Şu kadar gelir sağladık’’ diyeceksin! Bazı sazan balıkları da bu oltaya kapılıp yemi yutacaklar.
Uyanın ey ahali, üçkáğıtçı, namusluya tercih ediliyor. Bugünü kurtarmak için ülkenin geleceği yağmalanıyor, peşkeş çekiliyor.
Uyanın, uyanın. |