|
MAHALLE kavgasında ‘‘merkezde’’ olmak ne kadar sakıncalıysa, politikada ‘‘merkezde’’ olmak o kadar avantajlı.
‘‘Merkez partiyiz’’ denilince, iş kolaylaşıyor.
Kişiliksiz-dönek-kaypak-herkesçi politikalarla dört bir yandan oy istemek olası.
Tarikatlardan da, Atatürkçülerden de, aydınlardan da, işçiden de, patrondan da, sağdan da, soldan da.
Çünkü merkezdesiniz.
Herkes ağam-paşam.
Bir koşu çalışanlara gidersiniz, bir koşu patronlara.
İkiyüzlülüğünüzün hikmetini soran olursa ‘‘Merkez partiyiz’’ dersiniz, olur...
*
CHP'nin geleneksel ‘‘yer’’ tartışması başladı sayılır...
CHP'nin şanssızlığı sadece zenginlerin solcu, yoksulların sağcı olduğu absürd bir toplumdaki ‘‘yerinden’’ kaynaklanmıyor.
CHP'nin asıl şanssızlığı kendi içinde.
(.......)
CHP, sosyal demokrat bir partidir...
Ama sosyal demokratlık; il-ilçe başkanından delegesine kadar, irili-ufaklı tüm örgütün çabasını ister...
Üretmek ister...
Verim ister...
Emek ister...
Oturup vıdı vıdı ile sosyal demokratlık olmaz...
Gerektiğinde yurdun dört bir yanında, kapı kapı dolaşıp, yoksulun sofrasına-tenceresine gözkulak olmak ister...
Kitlelerin acısını hissetmek ve paylaşmak ister...
Anlamak ve anlatmak ister sosyal demokratlık...
Çankaya dahi köye dönerken, İbrahim Tatlıses konserleriyle olmaz bu iş.
Çalışmak ister...
*
Sosyal demokrasi örgütlenmek ister.
Mahallelerde, kasabalarda, beldelerde, kentlerde toplum örgütleriyle el ele tutuşup, aydınlarla kucaklaşıp, kitlelerin önüne düşmek, yeri-göğü inletmek ister.
Umursamaz-sessiz-tepkisiz, sosyal demokratlık yürümez.
Akıl-fikir ister.
Mustafa Kemal devrimlerinin en çok tehdit altında olduğu bu günlerde, bunun ağır sorumluluğunda ve bilincinde olmak ister.
Elde rakı bardağı, ahkám kesmekle sosyal demokratlık olmaz.
Ama en çok yürek ister sosyal demokratlık.
Yürek ister... |