|
Fatih ALTAYLI
‘Okullarımız Yıkılmasın’ kampanyasına Bingöl'den start verdik. Aslında, hiç de iç açıcı bir başlangıç yeri değildi.
Yaklaşık 21 gün önce 6.4'le sallanan Bingöl'de hasarın boyutu depremin yarattığı ile sınırlı değil.
Bingöllüler depremin ertesi günü çıkan tatsız olaylarla anılıyor olmaktan rahatsız. Bizim gibi dışardan gelenler ise kişi başına 300 dolar yıllık geliri olan Bingöl'de ekonomik durumun depreme aslında fazla yapacak bir şey bırakmadığını gördüğü için rahatsız.
Buradaki depremin yaralarının sarılmasını Marmara depremi ile kıyaslamak mümkün değil.
Bir yanda Türkiye'nin en yüksek gelirine sahip Marmara Bölgesi, diğer yanda Türkiye'nin zaten kendine bakmaktan aciz Doğu Anadolu'su.
Buradaki yaraları sarmak için daha çok desteğe, daha çok yardıma ihtiyaç var. Sokak'ta yanıma yaklaşan 22 yaşındaki bir gencin söyledikleri aslında işin de özeti:
- Fatih Abi, 22 yaşındayım. 20 yıl bu kentin 2 kilometre dışına çıkamadan terör korkusuyla yaşadım. Tam ruhum o günleri unutup, normale dönüyordu ki şimdi de bu felaket geldi başımıza. O gün de kendimizi sahipsiz hissetmiştik, bu gün de sahipsiziz. Burda doğmuş olmak bizim kaderimiz mi?
İyi ki ‘Okullarımız Yıkılmasın’ kampanyasını Bingöl'den başlattık.
Başka Bingöl'ler olmaması için. |