Çeşitli üniversitelerin hukuk fakültelerince Ankara'da düzenlenen ''Adil Yargılanma Hakkı'' konulu sempozyumun ilk bölümü, Yargıtay'da başladı.
Yargıtay Başkanı Özkaya, açılışta yaptığı konuşmada, adil yargılanma hakkına ilişkin tarihsel süreci anlattı.
Adil yargılanma hakkının mahkemelerin bağımsız, yargıçların güvencede olması ve yargılamanın yansız yapılması temeline dayandığını ifade eden Özkaya, adil yargılanma hakkına ilişkin kuralların 1982 Anayasası ve bazı yasalarda düzenlendiğini anımsattı.
Özkaya, ancak 1982 Anayasası'nın gerek kişi hak ve özgürlükleri gerekse adil yargılanma hakkı yönünden çağdaş hükümlere yer veren 1961 Anayasası'na göre daha baskıcı; kişi hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmasını esas alan bir felsefe ile hazırlandığına, böylece adil yargılanma hakkının da zedelendiğine işaret etti.
''BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI İÇİN''
Anayasa'nın 140. maddesinin 6. fıkrası, 144 ve 159. maddeleri, HSYK Kanunu ile Hakimler ve Savcılar Kanunu'ndaki kimi hükümler yürürlükte kaldığı sürece bağımsız ve tarafsız bir yargının varlığından söz edilemeyeceğini vurgulayan Özkaya, şöyle konuştu:
''Bu hükümler yürürlükten kalkmadığı takdirde Türk yargısına karşı duyulan güven gittikçe azalacak, Türk yargısı yıpranmaya devam edecek, ancak bunun bunun vebali yasama ve yürütme organlarının, daha açık bir ifadeyle siyasilerin üzerinde kalacaktır.
Acilen adil yargılanma hakkını olumsuz yönde etkileyen ve kuvvetler aykırılığı ilkesine de ters düşen HSYK'nın kuruluş ve işleyiş biçimi mutlaka değiştirilmeli, yürütme organının etkisinden kurtarılmalıdır. Kurulun Adalet Bakanı ve Müsteşarı dışındaki üyelerinin yüksek yargıç olmaları, bu kurulun bağımsız olduğu ve bağımsız görev yaptığı anlamına gelmez.''
Özkaya, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun doğrudan Adalet Bakanı'na bağlı olması, inceleme ve soruşturmaların bakanın iznine tabi olması, Adalet Bakanı'nın bakanlık olanaklarıyla kuruldaki yüksek yargıçları etkileyebilmesi, kurulun bağımsız bir bütçesinin bulunmaması, kurulun bakanlığın vesayeti altında kalan bir kurul hüviyetini muhafaza etmesi karşısında Türkiye'de hakim bağımsızlığından ve yargıç güvencesinden, dolayısıyla adil yargılanma hakkının varlığından söz etmenin de mümkün olmadığını kaydetti.
Haber niteliğini aşan yorum ve yönlendirme amaçlı yayınların da adil yargılanma hakkını tehlikeye düşürdüğünü ifade eden Özkaya, adil yargılanma hakkının standartlarından birisinin de yargıcın yansızlığı olduğunu söyledi.
YARGILAMANIN MAKUL SÜREDE BİTİRİLMESİ
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin 1. fıkrasının yargılamanın makul sürede bitirilmesini adil yargılanma hakkının bir gereği saydığını hatırlatan Özkaya, Türk yargısında pek çok davanın makul sürede bitirilemediğinin bir gerçek olduğunu kaydetti.
Bunun için hukuk ve yargı reformuna hız verilmesi gerektiğini belirten Özkaya, adil yargılanmanın bir başka unsurunun dakararların gerekçeli yazılması olduğunu bildirdi. Özkaya, Yargıtay'ın,onama kararlarında gerekçe göstermediğini hatırlattı.
"AİHS HÜKMÜ VE AİHM KARARLARI DİKKAT ALINMALI"
Bu duruma bir an önce son verilmesi gerektiğini kaydeden Özkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) Türkiye aleyhine açılan davaların rekor seviyeye ulaştığını, bunların birçoğunun da Türkiye aleyhine sonuçlandığını belirtti.
Türk hukuk tatbikatında insan haklarının geliştirilip yerleştirilmesinde Cumhuriyet savcıları ve hakimlere büyük görevler düştüğünü anlatan Özkaya, ''Kararlarda AİHS hükümlerinin ve AİHM kararlarının mutlaka göz önünde tutulması ve karar gerekçelerine esas alınması gerekmektedir. Bu takdirde verilen kararlar insan hakları yönünden büyük bir değer ve içerik kazanacak, aleyhte sonuçlanan dava adedi azalacaktır'' dedi.
KATILIMCILAR
Sempozyuma Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Yargıtay üyeleri, hakimler ve savcılar katıldı.
Panelin Yargıtay'daki bölümünde Prof. Dr. Süheyl Batum, AİHS ile ilgili olarak genel açıklamalarda bulundu. Adil yargılanma hakkını düzenleyen sözleşmenin 6. maddesinin hangi unsurları kapsadığına açıklık getirdi ve AİHM kararlarından örnekler verdi.
Panel, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde yine aynı konu üzerinde devam edecek, yarın da Danıştay'da yapılacak. Panel, 26 Mayıs Pazartesi günü İzmir'de devam edecek.