Merkez Bankası tarafından hazırlanan Nisan 2003 Para Politikası Raporu yayımlandı.
Raporda, 2003 yılının ilk 3 aylık döneminde Irak operasyonuna ilişkin gelişmelerin piyasalarda dalgalanmalara yol açtığı, tarım ve gıda fiyat artışlarındaki hızlanmanın da aylık enflasyon oranlarında beklentilerin üzerinde artışa neden olduğu vurgulandı.
Bankanın raporunda, "2003 yılının geriye kalan döneminde Ortadoğu'daki siyasi belirsizliklerin göreli olarak azaldığı ve ekonomik programın kararlılıkla uygulanmaya devam edildiği bir ortamda, fiyat istikrarı odaklı para politikası uygulamasının enflasyonda tekrar bir düşüş trendini beraberinde getireceği düşünülmektedir" denildi.
ENFLASYON BEKLENTİLERİ
Raporun İleriye Yönelik Değerlendirmeler bölümünde de, Irak'a yönelik operasyon süreci ile iç borcun sürdürülebilirliğine yönelik kaygıların ve enflasyonda gözlenen artış eğiliminin başta enflasyon olmak üzere yılın ilk çeyreğinde ekonomik birimlerin makro ekonomik değişkenlere ilişkin beklentilerini olumsuz etkilediği belirtildi.
Bu nedenle yıl sonu enflasyon beklentilerinin yılın ilk çeyreğindeyükselmeye başladığı kaydedilen raporda, son 3 aylık dönemde enflasyondaki düşüş eğiliminin durmasına neden olan gelişmelerin büyükölçüde dışsal faktörlerden kaynaklandığına dikkat çekildi. Bunların önümüzdeki dönem enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmeyeceğinin tahmin edildiği bildirilen raporda, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulunuldu:
"Ayrıca, üretim ve talep verileri ile gelirler politikası v ekamumaliyesine ilişkin tedbirler gözönüne alındığında, yılın ilk yarısındaenflasyon üzerinde talep yönlü bir baskı olması ihtimali de oldukça düşük görülmektedir. Bir başka deyişle, enflasyonda kalıcı bir artış eğiliminin oluşmadığı ve dolayısıyla enflasyonda artışın da uzun süreli olmayacağı öngörülmektedir."
ENFLASYONLA İLGİLİ RİSKLER
Merkez Bankası raporunda son dönemde enflasyonu olumsuz etkileyen dışsal faktörlerin etkisinin önümüzdeki dönemlerde kalıcılaşmamasının mevcut programın titizlikle uygulanmasına bağlı olduğunun da altı çizildi. Gerçekleşen ve beklenen enflasyon arasındaki ilişkinin hala oldukça güçlü olduğu kaydedilen raporda, daha sonra şu görüşlere yer verildi:
"Geçici olarak değerlendirilen şoklar, enflasyon beklentileri kanalıyla gelecekteki enflasyonun seyrini etkilemektedir.
Önümüzdeki dönemde enflasyon açısından bazı riskler de bulunmaktadır. Bunlardan ilki, gıda fiyatlarının seyridir. Tarımsal ürün fiyatlarındaki yüksek artışın devam ederek gıda grubu fiyatlarınayansıması olasılığı enflasyonu olumsuz etkileyebilecek bir unsur olarak görülmektedir. Ayrıca Irak'ın yeniden yapılandırılması çerçevesinde Irak'a yapılacak gıda ihracatının artması durumunda, yurtiçi gıda fiyatları üzerinde ek bir baskı oluşabilecektir."
GIDA DIŞI SEKTÖRLER
Raporda, önümüzdeki dönemde iç talep canlanmasının sınırlı olacağı, döviz kurunda keskin bir artış meydana gelmeyeceği, program dışı kamu fiyat ayarlamalarına başvurulmayacağı ve ekonomik programın hedefler doğrultusunda uygulanmaya devam edeceği koşuluyla özellikle gıda dışındaki sektörlerde fiyat artışlarının yıl sonu hedefi ile uyumlu seyredeceğinin düşünüldüğü belirtildi.
Enflasyonla ilgili değerlendirmelerin sonunda, "Enflasyondaki düşüş eğiliminin durakladığını söylemek şu andaki verilerle mümkün görünmemektedir. Ne varki, enflasyonla mücadeledeki kazanımların korunabilmesi için ekonomik politikalarını tutarlı ve kararlı bir ekilde uygulanması, güven ortamının daha da güçlendirilerek bekleyişlerin olumlu etkilenmesi önem kazanmaktadır" denildi.
KAMU KONTROLÜNDEKİ FİYATLAR
Merkez Bankası raporunda, kamu kontrolündeki fiyatların bu yılın ilk çeyreğinde 2002 yılı geneline göre daha yüksek oranda artış gösterdiği de belirtildi. Raporda, bunun dış etkenler nedeniyle artan akaryakıt fiyatları, mevsimsem fiyat ayarlamaları ve Tekel ürünleri gibi ürünlerdeki fiyat artışından kaynaklandığı vurgulandı.
Bankanın raporunda, akaryakıt fiyat artışlarının yavaşlaması ve IMF 4. gözden geçirme çalışmalarının tamamlanması ile kamu fiyatlarındaki bu eğilimin önümüzdeki dönemde tersine dönmesinin beklendiği ifade edildi.
DOLAR KURUNDAKİ ARTIŞ BEKLENTİSİ
Merkez Bankası, Beklenti Anketine göreyıl sonunda ABD Doları kurundaki artış beklentisinini yüzde 19.6 olduğunu belirtti.
Merkez Bankası'nın Nisan 2003 Para Politikası Raporu'nda, döviz kurlarının yılın ilk 3 ayında büyük ölçüde Irak operasyonu ile ilgili gelişmeler tarafından belirlendiği, diğer siyasi ve ekonomik gelişmelerin kurlar üzerinde kısa süreli ve sınırlı etkide bulunduğu vurgulandı.
Mart sonlarında belirsizliğin ortadan kalkması ve IMF ile gözden geçirme çalışmalarının tamamlanması ile kurların tekrar Ocak ayı düzeylerine gerilediğine işaret edilen raporda, şu görüşlere yer verildi:
"Sonuç olarak TL 2003 yılının ilk çeyreğinde döviz sepeti karşısında yaklaşık yüzde 7.3 değer kaybetmiş, Nisan ayında ise yüzde 1.2 oranında değer kazanmıştır. TL'nin yılın ilk çeyreğinde gözlenen değer kaybı, başta petrol ürünleri ve ana metal imalatı sanayi fiyatları olmak üzere, döviz kurundaki değişimlere hassas olduğu bilinen sektör fiyatlarını olumsuz etkilemiştir."
İSTİHDAM GELİŞMELERİ
Ham petrol fiyatlarının da irtelendiği raporda, yılın geri kalan bölümünde ham petrol fiyatlarının enflasyon üzerinde yarattığı baskının giderek azalmasının beklendiği ifade edildi.
Raporda, 2002'nin son çeyreğinde olduğu gibi, 2003'de de özel imalat sanayii reel ücretlerinde sınırlı bir artış olma ihtimalinin mevcudiyetine dikkat çekildi. Banka raporunda, "Ne var ki, kamunun maaş ve ücret ayarlamaları ekonominin diğer sektörlerinde gösterge niteliği taşıdığı için, ekonomi genelinde ücretlerdeki gelişmelerin önemli bir reel gelir artışına yolaçmayacağı düşünülmektedir" denildi.
İÇ TALEP VE BÜYÜME
Sıkı gelir ve maliye politikalarının iç talebi doğrudan sınırlayıcı etkisi olmakla birlikte, bu politikaların nihai olarak yarattığı kredibilite artışının iç talep üzerinde olumlu katkılar yapacağı da kaydedilen raporda, daha sonra şu değerlendirmeler yapıldı:
"Ekonomik programla tutarlı faiz dışı fazla hedefine ulaşılması, borç stokunun çevrilebilirliğine ilişkin kaygıları ortadan kaldırarak risk primini düşürecektir. Ekonominin geleceğine ilişkin belirsizliklerin azalması ve ekonomik birimlerin beklentilerinde oluşacak iyimser görünüm, yüksek reel faizler ve belirsizlik nedeniylesürekli ertelenen tüketim harcamalarını artırıcı etkide bulunacaktır.
İhracattaki olumlu gelişmeler ve tüketim harcamalarında beklenen aşamalı iyileşmeye paralel olarak, firmaların üretim kapasitelerini artırmaya yönelik yatırım harcamalarının da yükselmeye devam etmesi beklenmektedir."
Irak savaşının kısa sürede sona ermesi ve Türk ekonomisi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasıyla Nisan ayından itibaren bekleyişlerin yeniden olumluya döneceğinin öngörüldüğü dile getirilen Merkez Bankası raporunda, büyüme konusunda da şu tespitte bulunuldu:
"2002 yılı ikinci çeyreğinde başlayan ekonomideki büyüme sürecinin 2003 yılında da devam edeceği ve geçen yıla kıyasla yavaşlamakla birlikte, büyüme hızının ekonominin uzun dönemli büyüme potansiyeline yakın bir düzeyde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir."