Gül, Kadir Has Kent ve Mimarsinan Müzesi'nin açılışı için geldiği Kayseri'de, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Türkiye-ABD ilişkilerinin çok derin ilişkiler olduğunu, bu ilişkileri sadece ''yetki tezkeresini'' bağlamanın mümkün olmadığını söyledi.
Hükümetin, 50 yıllık temeli bulunan Türkiye-ABD ilişkilerini daha da derinleştirerek geliştirmek arzusu içinde olduğunu ifade eden Gül, şöyle devam etti:
''Amerikan tarafı da bu görüştedir. Görüşmelerimizde, ABD tarafının 'Türkiye'den yapılacak ziyaretin vakti değildir' gibi sözler sarf ettiği de doğru değildir. Ama, ne yazık ki Türkiye-ABD ilişkileri, kötü gösterilmek, geleceği zedelenmek için sorumlu sorumsuz yazılar yazılıyor, konuşmalar yapılıyor.
Dün de gördüğümüz gibi Amerika büyükelçisi bunları yalanladı. 'Türkiye'den yapılacak davetlere de ABD'nin memnun olacağı' söylendi. Bunlar zamanlama neticesinde ortaya çıkar biz de mutlaka zamanlayacağız ve en iyi vakitte ziyaretlerimizi yapacağız. Dolayısıyla Türk-Amerikan ilişkileri sağlık bir temel üzerinde devam edecektir.''
Türkiye'nin bölgesinin en önemli ülkesi olduğuna işaret eden Gül, şunları kaydetti:
''Türkiye'nin üstünlüğü sadece coğrafyasından gelmez, tarihinden de gelir. Ayrıca, bugün ki haliyle de gelir. Türkiye, İslam ülkeleri içinde demokratik ve modern yapısıyla batıya da doğuya da örnek olan bir ülkedir. Ortadoğu'ya demokrasi gelsin diye uğraşacaksak, daha çok şeffaflık gelsin diye uğraşacaksak bunun önderi Türkiye olacaktır.''
Türkiye'nin öneminin hiçbir zaman azalmayacağını belirten Gül, ''Geçen hafta içinde Güney Karolayna Üniversitesi'nda ABD Başkanı Bush'un yaptığı konuşmada da bunlara değinilmiştir. Biz de bunu takdirle karşıladık. Takip ettiyseniz bütün tarafları bu konuşmayı dikkatle incelemelerini tavsiye etti. Dolayısıyla Türkiye'nin önemi hiçbir zaman azalmayacak. Göreceksiniz Türkiye'nin önemi daha da artacak. Bu bakımdan insanlar çeşitli fikirler yürütmüşlerdir. Yürüttükleri fikirleri doğrulamak için de Türk-ABD ilişkilerini zedelememeleri gerekir'' diye konuştu.
TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ
Gül, bir gazetecinin ''Türkiye-Irak ilişkilerinin bundan sonra nasıl şekilleneceğini'' sorması üzerine de şunları anlattı:
''Türkiye'de büyükelçilerimiz seviyesinde önemli bir heyet sadece Kuzey Irak'a değil, Irak'a da gittiler. Kuzey Irak'ta Barzani ve Talabani'nin ısrarlı davetleri vardı. Bakın, 'bugün bizim hür olmamızadestek verenlerin biri de Türkiye'dir' dediler. Şu an da işbirliğimizi daha da geliştirme günüdür.
Bu çerçeve içinde arkadaşlarımız gitti, görüştü. Süleymaniye'de ve Erbil'de konsolosluk açma düşüncelerimiz var. Bu davetler K. Irak'tan gelmiştir. Şu andan itibaren bizim için sadece Kuzey Irak değil, Irak vardır. Irak'ın bütünlüğüyle ilgileniyoruz. Büyükelçimiz gitmiştir, önümüzdeki günlerde Bağdat ve Kerkük'te iki hastane açacağız. Dolayısıyla ilişkilerimiz gayet iyi devam etmektedir.''
Türkiye'nin Irak ile iyi ticari ilişkiler içinde olduğunu kaydeden Gül, şöyle konuştu:
''Geçen haftanın rakamlarıyla Türkiye'den Irak'a 2880 TIR gitmiştir. Bunlar gıda taşımışlardır. İhtiyaç maddeleri taşımışlardır. Irak'ta neye ihtiyaç varsa Türkiye'den karşılanmaktadır. 3-4 gün içinde LPG tüpü sıkıntısı olmuştur ve Türkiye'den karşılanmıştır. Irak'ın ihtiyacı olan küçük piknik tüpleri bunlar. Önümüzde çok büyük imkan vardır. Bunlardan biri ticari imkandır. Bu Irak'ın ihtiyaçlarını karşılamaya dönük devam etmektedir.
Diğeri de müteahhitlerin alacağı roldür. Bununla ilgili de bilen bilmeyen birçok konuşma yapmaktadır. Ama, Türk müteahhitleri Irak'ta çok etkili olacaktır. Çünkü, rekabet üstünlükleri vardır. Bunu herkes bilmektedir. Önümüzdeki günlerde Londra'da ABD ve İngilizler'in ortaklaşa düzenledikleri müteahhitlerleilgili toplantıya da zaten davet edildik. O bakımdan karamsarlığa gerek yok. İyimser olmamız gerekir.''
KIBRIS'DAKİ GELİŞMELER
''Kıbrıs'ta yıllardır masa üzerinde tartışarak, müzakere edilerek ulaşılamayan anlayışa sahada ulaşıyoruz'' diyen Gül, '' Bunun adımını da KKTC atmıştır, Sayın Denktaş atmıştır. Bu dünya tarafından da taktir edilmiştir. Bunun arkası gelmektedir. 2 hafta önce Rodos'ta yaptığımız görüşmelerde zaten bir mutabakata varmıştık. AB'de Kıbrıs'auyguladığı ambargoyu kaldırmak için çalışmalara başlamıştır'' diye konuştu.
AB KONUSUNDA İKTİDAR-MUHALEFET İŞBİRLİĞİ
CHP'nin ve hükümetin AB konusunda aynı düşüncede olduklarına belirten Gül, şöyle devam etti:
''AB söz konusu olduğunda sevindiğimiz bir husus var. Türkiye'de büyük bir konsensüs var. İktidar ve muhalefet beraber hareket etmekte. Hazırladığımız iki reform paketine sadece AK Parti milletvekilleri değil, CHP milletvekilleri de oy verdiler. Bunu her ortamda da Avrupa'da da söylüyorum. Reform paketlerini arkasında iktidar ve muhalefet birlikte vardır. Bundan sonrakinde de olacağından eminim. O açıdan kritik bir dönemeçten geçiyoruz. İktidar muhalefet el ele bu işleri yürüteceğiz.''