|
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, "Özelleştirmede, 'iç borçların döndürülmesi için buradan kaynak sağlayalım' mantığıyla hareket etmiyoruz. Özelleştirmede aslolan devleti ekonomik faaliyetlerden kurtarmak" dedi.
Bakan Unakıtan, Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Metin Kilci, Başkan Yardımcısı Hasan Köktaş, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) üyeleri, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) başkan yardımcıları ve özel sektör temsilcileriyle, İMKB'de düzenlenen ''Türkiye'de Özelleştirme Politikaları ile İlgili Strateji Toplantısı''nda biraraya geldi.
Toplantının ardından basına açıklama yapan Unakıtan, bugün sabah başlayan ve akşam saatlerine kadar süren toplantıda, ''beyin fırtınası'' gerçekleştirdiklerini, özelleştirmeyle ilgili çok önemli hususları tespit ettiklerini söyledi.
Bunların bir kitap halinde yayınlanacağını belirten Unakıtan, ''Özelleştirmenin vizyonunu tespit ettik. Vizyonu, hızlı fakat aceleci olmayan, saydam ve güven veren, ekonomik verimlilik ve değer artışı sağlayan, esnek, adil ve serbest rekabet koşullarını sağlayacak ve devletin ekonomideki işletme faaliyetlerini kaldıracak özelleştirme olması şeklinde belirledik'' diye konuştu.
Yüksek gelir sağlayan özelleştirme değil, uzun vadeye dönebilecek bir mekanizmayı geliştirmeyi amaçladıklarını ifade eden Unakıtan, en iyi fiyatla satmanın, en iyi özelleştirme demek olmadığını söyledi.
Unakıtan, özelleştirmenin nasıl daha çabuk yapılacağının konuşulması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Özelleştirmede, 'iç borçların döndürülmesi için buradan bir kaynak sağlayalım' mantığıyla hareket etmiyoruz. Özelleştirmede aslolan devleti ekonomik faaliyetlerdan kurtarmak. İkincisi, özelleştirdiğimiz kurumlarda bacaların tütmesi, birilerinin ekmek yemesi lazım. (Şimdi özelleştirme yapılıyor, işçiler işsiz kalacak) gibi bir mantıkla özelleştirme yapmıyoruz.''
Toplantıda 3 grup kurulduğunu anlatan Unakıtan, birinci grupta siyasi kararlılık ve organizasyonun, ikinci grupta alıcıların incelendiğini, üçüncü grubun ise modeller üzerinde fikirleri biraraya getirdiğini söyledi.
Unakıtan, özelleştirme idaresi için önemli neticeler aldıklarını belirterek, ''Bu fikirleri de uygulamak için aldık. Çünkü bizim düşüncelerimiz ile burada çıkan sonuçların örtüştüğünü gördük. Özel sektör gözüyle bakan arkadaşların fikirlerinde kendimizi test ettik'' dedi.
Bu çalışmaların bundan sonra da devam edeceğini ifade eden Unakıtan, ''Biz, herşeye özel sektör gözüyle bakıyoruz. Oradan gelecek fikirlere önem veriyoruz. Hükümet olarak da anlayışımız ortak aklın ortaya çıkması ve ona göre hareket edilmesi'' diye konuştu. SORULARI YANITLADI Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Unakıtan, özelleştirme modeline ilişkin olarak, varlık satışı şeklinde yapılmış modeller, hisseleri blok halinde satılan şirketler ve hisse senedine çevrilebilir tahvil şeklinde satış modelleri bulunduğunu, çeşitli modeller üzerinde fikirlerin geliştirildiğini, bunların yazılı şekildeÖzelleştirme İdaresi Başkanlığı'na sunulacağını kaydetti.
İMKB'nin özelleştirilmesine ilişkin bir soru üzerine de Unakıtan, ''O konuya, konuşmalar içinde değinildi. Fakat onu ayrı alıyoruz. Özelleştirmede birtakım değişiklikler yapmak lazım. Burayı daha kurumsallaştırmak lazım. Onunla ilgili de ayrı bir çalışmayı yapacağız'' dedi. ''KARDEMİR MODELİ ÖZELLEŞTİRME YOK'' Kemal Unakıtan, ''Kardemir modeli özelleştirme var mı?'' sorusu üzerine de ''Yok. Kendimizi aldatmanın alemi yok'' yanıtını verdi.
Niyetlerinin özelleştirmeyi gerçekleştirmek olduğunu belirten Unakıtan, devletin elinde olup özelleştirilmeyecek hiçbir şey bulunmadığını, zamanı gelince hepsinin tek tek özelleştirileceğini kaydetti. Unakıtan, ''Bankalar dahil olmak üzere hepsi gidecek. Hiç yolu yok. Devlet bankacılık yapamaz, devlet şirket idare edemez, sanayicilik yapamaz'' dedi. VAKIFBANK'IN ÖZELLEŞTİRİLMESİ Unakıtan, bir gazetecinin, ''Vakıfbank'ın çalışanlara verilmesi konusundaki talepler'' ile ilgili sorusu üzerine, şunları söyledi:
''Vakıfbank'ın ne çalışanı var ki, kaç parası var ki alacak? Sandığın parası yok. Sandığa verilince kamu hüviyetinden çıkıp özel bir hüviyete gelecek. Aynı hamam aynı tas. Adı da özelleştirme olacak.Kendimizi aldatmayalım. Resmen satacaksın. Özel sektörde bu bankacılığı yapan bir grup gelir, alıp geçer gider.''
Dünya Bankası'nın Vakıfbank'la ilgili öngörüsünün, çalışanlarına verilmesi yönünde olduğunun hatırlatılması üzerine de Unakıtan ''DünyaBankası öngörür veya öngörmez. Ben, kendi evimi düzeltmek mecburiyetindeyim. Gerçek özelleştirmeyi yapmamız lazım. Bana göre o iş olmaz'' dedi. VERGİLER Unakıtan, vergilere ilişkin bir soru üzerine de, vergide adaletsizyapıyı adaletli hale getirmeleri gerektiğini belirterek, enflasyon muhasebesinin çok yakında geleceğini söyledi.
Unakıtan ''Dolaylı-dolaysız vergiler, yüzde 70-yüzde 30. Bunu düzeltmemiz lazım. Vergiyi tabana yaymamız lazım. Maliye'nin 2003'te birinci önceliği kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması'' dedi.
Devletin ekonomik faaliyetlerden elini çekmesine kadar özelleştirmeye devam edeceklerini belirten Unakıtan, sözlerini şöyle tamamladı:
''Belli başlı büyük kuruluşların özelleştirmelerini bu sene içindeyapacağız. Elimizdeki portföylerdeki özelleştirmelerin tamamını 2004 yılında bitireceğiz. Ben, o portföyü zenginleştireceğim. Özelleştirilecek kuruluşlar içinde Petkim, Tüpraş, Tekel, Milli Piyango var. Enerji piyasasına, bankacılara, sigortacılara gideceğiz. THY'yi yıl sonunda değerlendireceğiz. Onun programını yakında açıklayacağız.'' (aa) |