|
MECLİS'i tezkereyi reddetti diye Avrupa Birliği, Türkiye'yi sevmeye mi başladı? Bu yöndeki varsayımı giderek daha çok işitiyoruz.
Gelin kendimizi kandırmayalım. Türkiye'nin Irak Savaşı'ndaki tutumu AB üyelik şansımızı artırmaz. Bu varsayımda ısrar edenlere Polonya'nın AB üyeliğinin tam da Polonyalı komando birlikleri Irak çöllerinde savaşırken kesinleştiğini hatırlatmak gerekir.
AB üyeliği şansı tezkere ile değil ama daha çok kaliteli ürün üreten, ürettiğini de Avrupalılara satan bir ülke olmakla artar. İstikrarlı bir ülke olmakla artar. Kahvehane muhabbeti düzeyindeki duygusal tartışmaların kimseye bir yararı yok. Asıl üzerinde durulması gerekeni de kaçırıyoruz. Örneğin, Avrupa Anayasası'nda din bahsi geçecek mi geçmeyecek mi? Alın işte Türkiye için ‘‘alacaklar mı almayacaklar mı’’dan çok daha önemli bir konu...
* * *
Avrupa Anayasa taslağının son şeklini alması için tanınan sürenin dolmasına az kaldı. Taslak, haziranda teslim edilecek. Avrupa Anayasası'nı hazırlayan AB Konvansiyonu'nda yürüyen lobi, Anayasa'da Tanrı'dan ve Hıristiyanlıktan bahsedilmesinin pazarlığını yapıyor. Avrupa Anayasası'nın Hıristiyan değerlere atıfta bulunması için 80 adet değişiklik önergesi verilmiş.
Avrupalılar 21'inci yüzyıl ortak anayasalarına dini değerleri sıkıştırma derdine düşmüşken, hayatta kalan yazılı anayasalar içinde en eskisi olanı Amerikan Anayasası'nda Hıristiyanlığın adı bile geçmiyor.
Avrupa, Amerika'nın 18'inci yüzyılda yaşadığı tartışmayı 21'inci yüzyıla taşımayı başarıyor! Ayrıca tarihinden ders almamak diye de buna denir. Avrupa'da yüzyıllar süren din savaşlarında ölenlere, kilise ile devletin kanlı kavgasına bakınca insan Türkiye'de halifeliği sona erdiren laik düzenin nasıl olup da bu kadar yumuşak bir geçişle sağlandığına inanamıyor.
Ortak Avrupa Anayasası'nda Avrupa kültürünün kökeni dini değerlere bağlanacak mı? Ne idam cezası, ne insan hakları. Bu tartışma çok daha zor bir mesele; çünkü idam cezasına ve işkenceye bir gecede son verebilirsiniz ama Türkiye'de insanların yüzde 99.9'unun Müslüman oldukları gerçeğini değiştiremezsiniz.
* * *
Hoşuma giden bir alıntı, MSNBC'den: Amerikalı bir araştırmacı bu konuyu incelerken ‘‘Allah'sız anayasa Allah'sız toplum demek değildir’’ demiş ve eklemiş: ‘‘Devletin dini olmasının iyi bir şey olduğunu hálá düşünenler varsa pazar sabahları Avrupa kentlerine gidip turistlerin büyük çoğunluğunun oluşturduğu kiliseleri ziyaret etsinler!’’
Benden de bir ekleme, daha doğrusu kişisel bir gözlem: Belçika devlet okullarında sınıflarda tahtanın üzerinde duran haçları oldukça yakın bir zamanda kaldırdılar, ama evet, Brüksel'de de kiliseler boş!
Her şey bir yana, Türklerin duası şöyle olabilir: ‘‘Tanrı Avrupa'ya Tanrı'sız bir anayasa versin. Amin!’’ |