17/05/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
17.05.2003
Emin ÇÖLAŞAN
Yağcılık ve yalakalık üzerine
  
ecolasan@hurriyet.com.tr
 

YALAKALIK galiba bizim içimize işlemiş. Medyayı izliyoruz, yağcılığın ve yalakalığın bini bir paraya gidiyor. Utanıyoruz. Hükümete yalakalık en önde. Abdullah Gül için bir gazetemiz birinci sayfadan yağlama yıkama yapıyor. Fotoğrafını da koymuş:

‘‘Gül'ünce gözlerinin içi Gül'üyor.’’

Bak bak bak!

Dünkü Türkiye Gazetesi'nin manşeti:

‘‘Bir telefon yetti. Erdoğan-Bush görüşmesi tezkere gerginliğini sona erdirdi, iki ülke ilişkileri tekrar bahar havasına girdi.’’

Ne kolaymış bu işleri idare etmek! Bay Erdoğan, Bay Bush'la telefon konuşması yapacak, ‘‘yes, no, gudbay, baybay’’ diyecek ve iki ülke ilişkileri bir anda bahar havasına girecek!

Bu Türkiye Gazetesi'nin sahibi Enver Ören. Halkın parasını İhlas Holding'de batıran ‘‘muhafazakár-dinci’’ patron. Fakat oğlu Mücahit Ören ABD vatandaşı. Her devirde, kim olursa olsun iktidarları yağlayan, vatandaştan toplayıp batırdığı paraları TGRT'ye çıkardığı bayan sanatçılara bol kepçe ödeyen bir medya grubu.

Gazeteleri açıyoruz, ekranlardan izliyoruz... Korkunç bir AKP yalakalığı sürüp gidiyor.

AKP tabuları yıkıyor... AKP bir ilke daha imza attı... Tayyip büyük adam... Tayyip dedi ki... Abdullah Gül ne güzel söyledi... Bahar havası Türkiye'yi kurtarıyor...

Bazıları köşe yazarı ve aynı zamanda televizyonda program yapıyorlar. Yazılarından yağ-bal damlıyor. Niçin?.. Çünkü ekrana AKP takımını çıkaracaklar. Yağlamazlarsa onlar gelmez, program eksik kalır!

Manşetler belli çıkarlara göre atılıyor. Haberler iktidarla ilişkilere göre yönlendiriliyor.

Ortaya mertçe-erkekçe çıkıp iktidarları eleştiren yayın organı ve gazeteci sayısı giderek azalıyor.

Eleştirmek, bir şeylerin üzerine gitmek zor iştir. Her şeyden önce sizin geçmişiniz ve bugününüz tümüyle temiz olacak. ‘‘Ya bunlar da benim üzerime gelirse’’ diye korkmayacaksınız.

***

Bir başka yalakalık AB için sergileniyor. Biz diyoruz ki ‘‘AB'ye girelim ama adam gibi, küçük düşürülmeden girelim...’’

Hiçbir ülke, Bulgaristan ve Romanya bile bize yapılan küçültücü davranışları yaşamadı.

Bir başka medya kesimi ise ‘‘ne yaparsak yapalım, hangi ödünü verirsek verelim, yeter ki AB bizi alsın’’ diye bastırıyor, AB'ye adeta yalvarıyor.

Ne ilginçtir, bu gazeteciler arasında geçmişi en kirli olanlar var. Dolandırıcılar, üçkáğıtçılar, dönekler, iş bitiriciler, ihale takipçileri...

AKP
iktidarı AB'ye girmek için takla atıyor. Babasının hayrına mı? Elbette hayır!.. Çünkü AB ile müzakereler başladığı, ya da alındığımız takdirde ülkede Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ağırlığı azaltılacak, asker bir anlamda saf dışı bırakılacak, irtica ve bölücülük olayı ‘‘fikir ve ifade özgürlüğü’’ kapsamına girecek.

***

Sadece bu kadar değil. Bazı AB ülkelerinden başbakanlar ve başkaları Türkiye'ye gelip ağzımıza bir parmak bal çalıyorlar...

‘‘AB konusunda arkanızdayız. Yeter ki siz bizim falanca firmanın işini halledin.’’

Hepsi palavra. Biz bu numaraları küçük ve saf çocuklar gibi yiyoruz. Medyamız hemen yayına başlıyor:

‘‘AB yolunda büyük bir engel daha aşıldı. İtalya arkamızda, Fransa arkamızda.’’ Hepsi arkamızda (!) ama iş bir türlü bitmiyor.

Belli ülkelerin Türkiye'de iş yapan firmalarına, AB'ye kabul edilmek hayalleriyle bir kalemde trilyonluk, katrilyonluk kıyaklar sağlıyoruz. Adamın başbakanı gelip firmasının işini kotarıyor ve gidiyor. Bizden kopardıkları büyük lokmanın hatırına böyle konuşuyorlar...

Ve aynı gün AB, Brüksel'de açıklama yapıyor:

‘‘Türkiye'nin AB olayı pek öyle kolay değil.’’

Bu oyunları bizim uyanık medyamız ve AB yalakası gazetecilerimiz görmüyor mu? Elbette görüyorlar ama onların işi böyle masallarla toplumu uyutup AB tezgáhına alet etmek.

Medyamızda yalakalık ve yağcılık almış başını gidiyor. Gittiği yere kadar yolu var. Ama biz buradayız.


Emin ÇÖLAŞAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Şarkı olarak güzel...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  ‘Zenci’ AKP, ‘Beyaz Batı’ kulübünde
 
    Ayşe ARMAN
  Adana'dan komplekssiz insan çıkar!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Dünyanın en tekelci ve en yardımsever adamı
 
    Bekir COŞKUN
  Gülüm...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Bir devlet adamı portresi: Cemil Çiçek
 
    Doğan HIZLAN
  Her devrede hayata yeniden başlarım
 
    Ege CANSEN
  İki çıplak bir hamama yakışır
 
    Fatih ALTAYLI
  Devlete karşı siyaset kalkanı
 
    Hadi ULUENGİN
  Bir karı olmuş...
 
    İlter TÜRKMEN
  Kıbrıs'ta beklentiler ve gerçekler
 
    Kanat ATKAYA
  ‘‘N'aber?’’ cevapları
 
    Mustafa KUTLAY
  Devlerden evdeki bilgisayara ‘kaçak program’ gözaltısı
 
    Pakize SUDA
  Sezonun açıldığını nasıl anlayacaksınız?
 
    Tufan TÜRENÇ
  Sanata ne lüzum var! (2)
 
    Tolga AKYILDIZ
  Arım balım peteğim
 
    Yalçın BAYER
  CHP’de delege cambazlığı yapan cezalandırılacak
 
    Yalçın DOĞAN
  Bağdat Senfoni Orkestrası
 
    Güzin  Abla
  Anne olmaktan korkuyorum
 
    Özdemir İNCE
  ‘Söylev’e göre Doğu İsyanı
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Vedat OKYAR
  Ah şu kompleks ah!
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Rahatınızı bozduğum için özür dilerim (!)
 
    Şükrü KIZILOT
  Üniversiteye bomba!
 
    Figen BATUR
  The Marmara’da Mine’nin romanını konuşurken hiçbir şey yiyemedik
 
    Nora ROMİ
  Sessiz ama inatçı
 
    Pako'nun Sayfası
  Oya ablanın tavşanı...
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Tanrı'sız anayasa
 
    Yalçın GRANİT
  Egoizm bitirdi
 
    Ebru ÇAPA
  Ah o leb-i bülbül!
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com