17/05/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
17.05.2003
Oktay EKŞİ
Şarkı olarak güzel...
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan dün, Adalet ve Kalkınma Partisi lideri sıfatıyla Antalya'nın güzel otellerinden birinde partisinin milletvekillerine genelde çok güzel şeyler söylemiş.

Örneğin:

‘‘Anayasal sistemimizi daha iyi işletmek, devletimizin değiştirilemez niteliklerini daha da güçlendirmek, çağdaş ve etkili siyasi uygulamaları çoğaltmak için çaba sarf ediyoruz’’ demiş.

‘‘Türkiye, demokrasi konusunda bir daha asla tereddüt geçirmeyecektir. Karar Türkiye'nin kararıdır, demokrasi işleyecek ve herkes bu demokrasi kültürünü içine sindirecektir’’ demiş.

Gördüğünüz gibi ağzından adeta bal akmış.

İnsan bu sözlere bakınca ‘‘Referansımız İslam'dır’’ sözünün sahibi olan, ‘‘demokrasiyi, kendilerini hedefe götüren bir araç’’ olarak gören Tayyip Erdoğan'ın sahiden değiştiğine inanmak istiyor.

Gerçekten, aşağıdaki cümlenin kötü ve uzun olduğuna bakmayın:

‘‘Türkiye'nin, tam demokrasi çerçevesinde, Anayasa'nın değiştirilemez ilkeleri doğrultusunda, hukuk devleti prensibine sımsıkı bağlı olarak çağdaş bir devlet ve çağdaş bir toplum olma ideali temelinde yoluna yürümesi ve yönelmesi dışındaki seçenekleri akıllarından bile geçirenler, çocuklarımızın geleceğine karşı suç işlemektedirler’’ diyen bir Tayyip Erdoğan'dan davacı olmak için ne gibi sebep bulunabilir?

Nitekim Tayyip Erdoğan ayrıca:

‘‘Hiçbir parti ile ideolojik bağımız da yoktur. Bu böyle bilinsin. İçimizde elbette geçmişte diğer partiler ile bağı olan vardır. Ama biz o elbiseyi geçmişte bıraktık’’ diyerek kendisine ve partisine kuşku ile bakan (bizim gibi) çevrelere çiçekler yolluyor.

Orada kalmayıp partisinin, üç adet ‘‘kırmızı çizgisini’’ sayıyor. Bu cümleden olarak, ‘‘dinciliğin, ırkçılığın ve bölgeciliğin’’ karşısında kesin tavır koyuyor. ‘‘Bu kırmızı çizgilerin dışına çıkanlar için gereğini yaparız. Bu böyle biline’’ uyarısında bulunuyor.

Hepsi tamam... Hepsi güzel de...

Acaba Erdoğan'ın söyledikleri ile partisinin ve hükümetinin yaptıkları birbirini tutuyor mu?

Örneğin hem bunları söyleyen hem de Anayasa'nın değiştirilemez ilkelerine karşı'' olduğu bilinen kişileri kamu yönetiminin önemli noktalarına getiren bir AKP iktidarı ne kadar inandırıcı olabilir?

Erdoğan'ın temel değerlerden söz ettiği gün, kendi partisinin bir milletvekili (Cavit Torun) tutar dolaylı olarak ‘‘Hafta tatili hangi gün olmalı?’’ diye başlatılan ipe sapa gelmez tartışmayı alevlendirir, ‘‘Türkiye'de din özgürlüğü yok’’ türü sözlerle Avrupalılara şikáyette bulunursa, ne dememiz gerekir?

Bu tür insanları aday gösterip Meclis'e sokan Tayyip Erdoğan'ın yukarıdaki güzel söylerinde samimi olduğunu mu?


Oktay EKŞİ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  ‘Zenci’ AKP, ‘Beyaz Batı’ kulübünde
 
    Ayşe ARMAN
  Adana'dan komplekssiz insan çıkar!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Dünyanın en tekelci ve en yardımsever adamı
 
    Bekir COŞKUN
  Gülüm...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Bir devlet adamı portresi: Cemil Çiçek
 
    Doğan HIZLAN
  Her devrede hayata yeniden başlarım
 
    Ege CANSEN
  İki çıplak bir hamama yakışır
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Yağcılık ve yalakalık üzerine
 
    Fatih ALTAYLI
  Devlete karşı siyaset kalkanı
 
    Hadi ULUENGİN
  Bir karı olmuş...
 
    İlter TÜRKMEN
  Kıbrıs'ta beklentiler ve gerçekler
 
    Kanat ATKAYA
  ‘‘N'aber?’’ cevapları
 
    Mustafa KUTLAY
  Devlerden evdeki bilgisayara ‘kaçak program’ gözaltısı
 
    Pakize SUDA
  Sezonun açıldığını nasıl anlayacaksınız?
 
    Tufan TÜRENÇ
  Sanata ne lüzum var! (2)
 
    Tolga AKYILDIZ
  Arım balım peteğim
 
    Yalçın BAYER
  CHP’de delege cambazlığı yapan cezalandırılacak
 
    Yalçın DOĞAN
  Bağdat Senfoni Orkestrası
 
    Güzin  Abla
  Anne olmaktan korkuyorum
 
    Özdemir İNCE
  ‘Söylev’e göre Doğu İsyanı
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Vedat OKYAR
  Ah şu kompleks ah!
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Rahatınızı bozduğum için özür dilerim (!)
 
    Şükrü KIZILOT
  Üniversiteye bomba!
 
    Figen BATUR
  The Marmara’da Mine’nin romanını konuşurken hiçbir şey yiyemedik
 
    Nora ROMİ
  Sessiz ama inatçı
 
    Pako'nun Sayfası
  Oya ablanın tavşanı...
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Tanrı'sız anayasa
 
    Yalçın GRANİT
  Egoizm bitirdi
 
    Ebru ÇAPA
  Ah o leb-i bülbül!
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com