16/05/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 09:51
16.05.2003
Yılmaz'dan AKP'nin AB politikasına destek

Eski başbakanlardan ve eski ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, AKP hükümetinin AB politikasını desteklediğini belirterek, AKP'nin Avrupa'da farklı beklentiler içinde olanların heveslerini boşa çıkardığını söyledi.

Mesut Yılmaz, Ruhr Üniversitesi-Gelsenkirchen'de verdiği AB konulu konferansta, bugün Türkiye'nin AB'ne girmesine karşı olan çevrelerin, tüm AB ülkelerinde AB kamuoyunu etkilemeye yönelik psikolojik bir savaş başlattıklarını ifade etti.

Yılmaz, mevcut Türk hükümetinin AB politikasını desteklediğini vurgulayarak, "AKP hükümeti öngörülenden daha sıkı bir biçimde Türkiye'nin AB üyeliğine sahip çıkarak bütün Avrupa'da farklı beklentiler içerisinde olan çevrelerin heveslerini boşa çıkarmıştır. Umarım bu tartışmalar sonucunda AB kamuoyu da bu çevrelerin beklentileri de boşa çıkacaktır" dedi.

"TÜRKİYE'Yİ HAZMETMEKTE ZORLANACAKLAR"

Yılmaz, Avrupa'daki bir çok çevrenin üye olacağı tarihte 70 milyonu bulacağı düşünülen nüfusuyla Avrupa'nın en kalabalık ülkelerinden birisi olacak Türkiye'yi hazmetmekte zorlanacağının anlaşıldığını söyledi.

Yılmaz, oysa giderek yaşlanan nüfusu ile Avrupa'nın zaten yakın gelecekte bir gençlik aşısına zorunlu olarak ihtiyaç duyacağını ve Türkiye'nin üyeliğinın, bu aşının bünye içinde gerçekleşmesini sağlayacağını ifade etti.

"TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİNE PAHA BİÇİLMEZ"

Yılmaz, Türkiye'nin üyeliği AB'nin global  amaçları için paha biçilmez bir şey olacağını belirterek, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin  coğrafi pozisyonu, komşu ülkelerle ilişkisi ve İslam  dünyası, Rusya ve Orta Asya ile olan bağı AB'nin uluslararası platformda daha fazla söz sahibi olabilme şansını tanıyacak. Eğer Türkiye AB'ye üye olursa, Avrupa kendini fazlasıyla ilgilendiren Balkanlar, Yakın Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya'daki kriz bölgelerinde yeni perspektifler açabilir ve yeni sorumluklar üstlenebilir. Büyük bir Müslüman ve demokratik bir ülkeye sahip olan bir AB bambaşka bir AB  olur. Böyle bir AB, dünya politikasının yeni bir faktörünü  oluşturur."

"AB KENDİ İÇİNE KAPANIRSA KAYBETMEYE MAHKUM OLUR" 

Yılmaz, konuşmasının sonuç bölümünde şunları söyledi:

"Türkiye'yi, çeşitli oyalama taktikleriyle tam üyeliğe kabul etmeyen, dün Yugoslavya'da, bugün Irak'ta, yarın kimbilir başka nerede büyük hedefleri küçük hesaplara feda eden bir AB'nin 21. yüzyılın en önemli gücü olması bir yana, varlığını sürdürmekte dahi zorlanacağı açıktır.

AB kendi içine kapandığı, sadece kendi içindeki dinamiklere dayalı politikalar izlediği sürece kaybetmeye mahkumdur. AB'yi geleceğe taşıyacak olan gücünü ve potansiyelini dışa dönük olarak kullanması, önündeki fırsatları bu yaklaşımla değerlendirmesidir."

 
(ANKA)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com