Pearson, hafta başında Dışişleri Bakanlığı’nda Müsteşar Ziyal'le biraraya geldi. Bu görüşmedeki diyaloglar, Washington'un Türk askerine tepkili olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ziyal görüşmede, Amerikan askeri makamlarının Türk karşıtlarına gösterdiği tepkinin Türk - Amerikan ilişkileri açısından endişe verici boyutlara ulaştığını belirtti.
Pearson bu sözlere sert yanıt verdi. "Türkiye'nin nereye gittiğini bilemiyoruz" diyen Pearson, Irak'taki Amerikan askeri makamlarının Türk askeri makamlarının tutumundan rahatsız olduğunu söyledi. Pearson, “Irak'taki Amerikan kuvvetleri, Türk askeri makamlarının tutumundan ve Kuzey Irak'taki faaliyetlerinden kuşku duyuyor" dedi.
Pearson bu duruma örnek olarak Genelkurmay Başkanlığı'nın Amerikan tarafına gönderdiği mektubu gösterdi. Pearson şunları söyledi: “Genelkurmay, mektubunda, Amerika'nın Kerkük'te oluşturulacak şehir meclisi ile ilgili ne yapması gerektiğini bildiriyor. Bu tarz dayatmacı tavırlar işbirliğimize uygun düşmüyor".
"Türk askeri Kuzey Irak'a giremediği için bizi suçlamamalı, bu durumun sorumlusu biz değiliz" diyen Pearson, Kuzey Irak'taki Türk askeri varlığından duyulan rahatsızlığa da dikkat çekti. Pearson, “Askeri makamlarınızın tepkili hareketleri ilişkilerimize zarar veriyor. Irak'taki Amerikan kuvvetleri Türk askeri unsurlarının neden hala Irak'ta bulunduğunu da sorguluyor" diye devam etti.
GÜL GELMESİN
Ziyal, iki taraf arasındaki diyaloğu sağlıklı bir zemine oturtmak için üst düzey ziyaret önerisinde bulundu. Person'ın en çarpıcı açıklaması da bu teklif üzerine geldi. Amerikan Büyükelçisi, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ziyareti için henüz erken olduğu mesajını verdi. Pearson, “Washington'a bir ziyaret yararlı olur. Ancak mevcut ortam bu ziyaretin dışişleri bakanı düzeyinde gerçekleşmesine uygun değildir. Önce bir ön heyet gönderilmesi daha iyi olur" önerisinde bulundu.
Ziyal-Pearson görüşmesi Irak nedeniyle Türk-Amerikan ilişkilerinin aldığı darbeyi bir kez daha gözönüne sererken, Washington'un bu durumdan sadece hükümeti değil, askerleri de sorumlu tuttuğunu ortaya koydu.