13/05/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
13.05.2003
Hadi ULUENGİN
Harita ve yol
  
huluengin@hurriyet.com.tr
 

IRAK Savaşı öncesinde, hatta Afganistan harekatı sırasında ‘‘W’’ rumuzlu George Bush eninde sonunda mutlaka Ortadoğu'ya da ‘‘el atacağına’’ dair açıklamalar yaptı.

Bağımsız Filistin devleti projesini de öngören ‘‘yol haritası’’nı ise dil pelesengi etti.

Normaldir, çünkü doğru veya yanlış, haklı ya da haksız, en azından yarım yüzyıldır, Arap - Müslüman alemin yaşadığı travma esas itibariyle Filistin sorunundan kaynaklanıyor.

Bu sorun çözümlenmeden ‘‘bereketli hilal’’e siyasi planda huzur inmeyecek.

Travmanın ruhi kökeni kurutulmadıkça da, bin Ladin cinsi ‘‘nihilist İslamcı’’sından Kaddafi türü ‘‘laik meczup’’una, aynı Arabi dünya ‘‘mantık ötesi’’ eksenler üretecek.

Bunu saptamak için ne ‘‘oryantalist’’, ne de siyasetbilimci olmak gerekiyor.

Dolayısıyla, ‘‘kavrama yeteneği’’ne ilişkin tüm rivayetlere rağmen bugünkü Beyaz Saray kiracısının dahi durumu ‘‘biraz anlayabildiğini’’ söylemek yanlış olmaz.

* * *

İŞTE, Bush'un cuma günü South Carolina'da yaptığı ve işi ABD'yle Ortadoğu ülkeleri arasında serbest mübadele birliği kurulması gibi üst düzey bir hedefe dek vardıran son konuşma, Washington'un yukarıda belirttiğim ‘‘soruna el atmak’’ insiyatifi içinde yer alıyor.

Çünkü, Saddam'ın ‘‘haklanmasıyla’’ birlikte Arabi kitlelerdeki ‘‘eziklik’’ ve buna paralel olarak da ‘‘anti Amerikancılık’’ biraz daha arttı.

‘‘Ultra süper güç’’ liderinin ortamı biraz ‘‘yatıştırabilmek’’ ve savaşın rüzgarıyla da ‘‘demiri tavında dövmek’’ için bir girişimde bulunması, haniyse zorunluluk oluşturuyordu.

Kaldı ki, ‘‘yol haritası’’na ilişkin ‘‘söz’’ Irak arbedesi öncesinde verilmiş olduğundan, bunun ilk delilini hem diplomatik açıdan, hem de açık duyuruyla ortaya koymak gerekiyordu.

George W. Bush'un konuşması ikincisine, Dısişleri Bakanı Colin Powell'in hafta sonu İsrail'de Musevi ve Arap liderle gerçekleştirdiği temaslar da birincisine tekabül etti.

Peki, sonuç ne ?

* * *

ŞOM ağızlı davranmamak için ‘‘sıfıra sıfır, elde var sıfır’’ demiyorum ama, Yaser Arafat'ı kasten es geçen Powell'in ne Filistin Başbakanı Mahmud Abbas'la, ne de Tel Aviv lideri Ariel Şaron'la gerçekleştirdiği temaslar dişe dokunur bir gelişmeye yol açtı.

Arap cihetten sızan bilgiler, ‘‘yol haritası’’nı resmen kabul ediyor gözükse bile Abbas'ın ABD'li diplomata ‘‘parkur baştan kayaya tosladı’’ dediğini ve İsrail somut jest yapmadığı takdirde de, çıkmazdan kurtulmayı ‘‘imkansıza yakın’’ olarak tanımladığını haber veriyordu.

Oysa, göz altındaki iki yüz Filistinlinin salıverilmesi gibi simgeselliği dahi tartışmalı ‘‘jest’’ hariç tutulursa, zaten ziyaret öncesi ‘‘uzlaşmazlık çıtası’’nı daha da yukarıya çıkartmış olan Şaron, ABD Dışişleri Bakanı'na kelimenin tam anlamıyla ‘‘yüz vermedi’’.

Söz konusu ‘‘yol haritası’’nı 20 Mayıs'ta Washington'a yapacağı ziyaret sırasında bizzat Bush'la tartışacağını ifade ederek hem bir anlamda Colin Powell'i ‘‘sepetledi’’; hem de Filistin'in müzakere marjını genişletebilecek herhangi bir angajmana girmedi.

* * *

O halde, anlaşıldı ki, şu an henüz hiçbir tahminde bulunulamaz ve ‘‘pazarlık başlangıcı’’na dahi bir hafta sonra, Ariel Şaron'la George W. Bush arasında geçilecektir.

Yahudi devleti önümüzdeki yedi günü de büyük ihtimalle İsrail'deki iktidar partisine yakınlıklarından ötürü Washington'da bile ‘‘likudnik’’ler diye adlandırılan ve çoğu Musevi kökenden inen Amerikan ‘‘şahinler’’ini devreye sokmak için kullanacaktır.

Onlardan, Bush'u Tel Aviv liderine ‘‘baskı yapmamaya’’ ikna etmeleri istenecektir.

Ve, yukarıdaki ‘‘mızmızlaşma’’ ihtimali galebe çaldığı takdirde de, zaten aslında parkur değil altı üstü sadece yön gösteren Amerikan ‘‘yol haritası’’ buruşturulup atılacaktır.

Gelişmelere paralel olarak, bir hafta-on gün sonra konuyu burada tekrar işleyeceğim.


Hadi ULUENGİN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Unutabilsek iyi de...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Asıl iğrenç takıyye budur
 
    Bekir COŞKUN
  İki Erbakan'ımız oldu...
 
    Doğan HIZLAN
  Okurları Sait Faik'in evinde buluştu
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Yaz gelirken...
 
    Ercan KUMCU
  Kağıt üzerindekiler uygulamaya konulmalı
 
    Fatih ALTAYLI
  Ha ANAP, ha DYP, ha AKP!
 
    Gila BENMAYOR
  Yılmaz'ı dinlemek isteyen Almanya'ya gidecek
 
    Pakize SUDA
  Bir gazete okurunun çilesi
 
    Sedat ERGİN
  Amerika ile askeri alanda belirsizlik
 
    Yalçın BAYER
  Münih’te Almanyalı Türkler ne yapıyor
 
    Yalçın DOĞAN
  Yine CHP’de, yine naylon delege!..
 
    Özdemir İNCE
  Şeyh Said isyanı
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Düzgit
 
    Bülent BOĞ
  Muhteşem ikili
 
    Korkut GÖZE
  Şamar!
 
    Reha ERUS
  Trapattoni neden gelmez
 
    Yener SÜSOY
  Tayyip Bey'in bana kızdığı gece
 
    Can BARTU
  Çare bu değil
 
    Şükrü KIZILOT
  Fakir illere vergi ve SSK avantajı
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Felç riskiniz var mı
 
    Engin KRATZER
  Liglere hava geldi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com