Derviş, Çankaya Üniversitesi'nde "Çağdaş Sosyal Demokrasi ve Türkiye" konulu bir konferans verdi.
Derviş, konuşmasında Devlet Bakanlığına getirilmesi sırasında yaşanan ilginç olayı da aktardı. Derviş, Şubat 2001'de bir sabah erken saatlerde telefon çaldığını, telefona eşi Cathrine Derviş'in yanıt verdiğini belirterek, "Telefonda kendini Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak tanıtan birinin olduğunu söyleyince bunu muzip bir arkadaşımız sandık. Bizimle dalga geçiyor sandık. Ama telefonun öbür tarafındakinin Sayın Bülent Ecevit olduğunu anladık" dedi.
Derviş, Türkiye'de yapmak istediklerinin ne kadarını gerçekleştirdiğine ilişkin bir soruyu, kriz sonrasında çok ani biçimde bakan olduğunu, o koşullar altında Türkiye'deki durumu anlamak ve bir takım oluşturmanın kolay olmadığını kaydetti.
"HÜKÜMETİN İCRAATINI BUNDAN SONRA GÖRECEĞİZ"
Kemal Derviş, hükümetin icraatının bundan sonra görüleceğini belirterek, "Bu noktadan sonra şikayet etmeleri mümkün değil. Bundan sonra ne yapacaklarını göreceğiz. Yanlışlarında eleştireceğiz, doğrularına destek vereceğiz" dedi.
Derviş, görünürde herkesin Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğini desteklediğini, bu süreci Türkiye'nin çıkarlarını da koruyarak içten ve ciddi bir biçimde sahiplenen tek partinin CHP olduğunu söyledi.
"BEN GELDİĞİMDE YANGIN VARDI"
Derviş, bakan olduğu sırada dar gelirli kesimleri desteklemediği; ancak, CHP'li olduktan sonra bunun tersini savunduğu yönündeki eleştirel bir soruya karşılık da "Ben geldiğimde yangın vardı. Yangını ben çıkarmadım" dedi.
Kemal Derviş, "Faizler yüzde 3 binlerdeydi. 14 Mart'ta nisan ayında nasıl maaş ödeyeceğimizi kara kara düşünüyorduk. İki hafta sonra piyasalardan borçlanamasaydık, Türkiye Devleti, memuruna maaş veremeyecekti. Bankaların içi boşaltılmıştı, yalnızca kamu bankalarının mevduatlarını karşılamak için her gün 15 katrilyon lira borç bulmak zorundaydı" diye konuştu.
Derviş, bu durumda ücretleri artırmanın ya da çiftçinin, esnafın desteklenmesinin mümkün olmadığını söyledi. Derviş, bazılarının kendisine "görev alma, Türkiye dibe vursun, o zaman görev al" yönünde önerilerde bulunduğunu belirterek, dibe vuran bir Türkiye'de, Arjantin'de olduğu gibi çok ağır bedellerin ödeneceği için bu tür önerileri dikkat bile almadığını söyledi.
Derviş, sosyal demokratların denk bütçeden yana olmaları gerektiğini, açık veren bütçelerin yaratacağı enflasyon ve yüksek faizlerin faturasının da dar gelirliye kesileceğine dikkat çekti.