06/05/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 09:31
06.05.2003
Derviş, Ecevit'i muzip bir arkadaş sanmış

Eski Devlet Bakanı ve CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, Şubat 2001'de yaşanan krizin ardından sabah erken saatlerde telefonla evlerini arayan Başbakan Bülent Ecevit'i, kendileriyle "dalga geçen" muzip arkadaşlarından birisi sandıklarını söyledi.

Derviş, Çankaya Üniversitesi'nde "Çağdaş Sosyal Demokrasi ve Türkiye" konulu bir konferans verdi.

Derviş, konuşmasında Devlet Bakanlığına getirilmesi sırasında yaşanan ilginç olayı da aktardı. Derviş, Şubat 2001'de bir sabah erken saatlerde telefon çaldığını, telefona eşi Cathrine Derviş'in yanıt verdiğini belirterek, "Telefonda kendini Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak tanıtan birinin olduğunu söyleyince bunu muzip bir arkadaşımız sandık. Bizimle dalga geçiyor sandık. Ama telefonun öbür tarafındakinin Sayın Bülent Ecevit olduğunu anladık" dedi. 

Derviş, Türkiye'de yapmak istediklerinin ne kadarını gerçekleştirdiğine ilişkin bir soruyu, kriz sonrasında çok ani biçimde bakan olduğunu, o koşullar altında Türkiye'deki durumu anlamak ve bir takım oluşturmanın kolay olmadığını kaydetti. 

"HÜKÜMETİN İCRAATINI BUNDAN SONRA GÖRECEĞİZ"

Kemal Derviş, hükümetin icraatının bundan sonra görüleceğini belirterek, "Bu noktadan sonra şikayet etmeleri mümkün değil. Bundan sonra ne yapacaklarını göreceğiz. Yanlışlarında eleştireceğiz, doğrularına destek vereceğiz" dedi.

Derviş, görünürde herkesin Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğini desteklediğini, bu süreci Türkiye'nin çıkarlarını da koruyarak içten ve ciddi bir biçimde sahiplenen tek partinin CHP olduğunu söyledi.

"BEN GELDİĞİMDE YANGIN VARDI"

Derviş, bakan olduğu sırada dar gelirli kesimleri desteklemediği; ancak, CHP'li olduktan sonra bunun tersini savunduğu yönündeki eleştirel bir soruya karşılık da "Ben geldiğimde yangın vardı. Yangını ben çıkarmadım" dedi.

Kemal Derviş, "Faizler yüzde 3 binlerdeydi. 14 Mart'ta nisan ayında nasıl maaş ödeyeceğimizi kara kara düşünüyorduk. İki hafta sonra piyasalardan borçlanamasaydık, Türkiye Devleti, memuruna maaş veremeyecekti. Bankaların içi boşaltılmıştı,  yalnızca kamu bankalarının  mevduatlarını karşılamak için her gün 15 katrilyon lira borç bulmak zorundaydı" diye konuştu.

Derviş, bu durumda ücretleri artırmanın ya da çiftçinin, esnafın desteklenmesinin mümkün olmadığını söyledi. Derviş, bazılarının kendisine "görev alma, Türkiye dibe vursun, o zaman görev al" yönünde önerilerde bulunduğunu belirterek, dibe vuran bir Türkiye'de, Arjantin'de olduğu gibi çok ağır bedellerin ödeneceği için bu tür önerileri dikkat bile almadığını söyledi. 

Derviş, sosyal demokratların denk bütçeden yana olmaları gerektiğini, açık veren bütçelerin yaratacağı enflasyon ve yüksek faizlerin faturasının da dar gelirliye kesileceğine dikkat çekti.

 
(ANKA)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com