06/05/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 20:05
06.05.2003
Wolfowitz: İstenmediğimiz yerde durmayız

Hurriyet

Mehmet Ali Birand ve Cengiz Çandar'ın sorularını yanıtlayan ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz, Irak, Türkiye'nin pozisyonu ve İran ve Suriye konularında önemli açıklamalar yaptı.

Wolfowitz, İncirlik'in gelecekteki durumu ile ilgili kesin bir kararları olmadığını belirterek ''İncirlikten çıkmak isteyen biz değiliz. Ama artık istenmediğimiz yerde olmayacağız'' diye konuştu.

İNCİRLİK'TE İSTENMEZSSEK GİDECEĞİZ

Irakla ilgili tehditlerin ortadan kalkmasından sonra askeri gücü azaltacaklarını söyleyen ve gerektiğinden fazla askeri mevcudiyet peşinde olmadıklarını vurgulayan Wolfowitz, üssün geleceği konusunda şöyle konuştu:

''Bize İncirlikte ne yapmak istediğinize karar verin. İşiniz bitti gidebilirsiniz diyebilirler. Biz ihtiyaç duymadığımız fakat istenmediğimiz yerlerde olmayacağız. İncirlikïte amacın ne olduğunu görmek zor şu anda. Ne yapılacağına ilişkin bir yorumda bulunmak istemiyorum. Belirli bir karar alındığını söyleyemem. İncirlik'teki deneyimlerimiz bizi onun gelecekte önemli bir tesis olacağına ikna etmedi ne yazık ki''

HATA YAPTIK DEMELİSİNİZ 

Türkiye'yi demokratik modelinden ötürü çok takdir ettiğini belirten Wolfowitz, Türkiye'nin demokratik gelenekten gelen ve müslüman olan bir ülke olarak çok önemli bir temsil görevi olduğunu söyledi.

Kendisini en çok hayal kırıklığına uğratan şeyin bu kadar takdir ettiği bir ülkenin Irak'ı özgürleştirmeyi zorlaştırması olduğunu belirten Wolfowitz ''Beni en çok rahatsız eden şeyi çok dürüstçe size söyleyeceğim. Çok taktir ettiğim bu ülkenin dünyanın en kötü diktatörlerinden bir tanesiyle anlaşmaya yanaşmasıydı. Ama eğer yeni bir sayfa açacaksak, yeni bir geleceğe sahip olacaksak, Türkiye Amerikalılara, ''Evet, biz bir hata yaptık'' demeli. ''Iraktaki olaylara daha duyarlı davranmalıydık, bilemedik, ama artık biliyoruz, nerede ne kadar yardımcı olabiliyorsak o kadar yardımcı olmalıyız'' demeli. Çünkü bu Türkiyeïnin çıkarları için çok önemli.''

BİZİ ANLAMADINIZ

Wolwofitz, Türkiye ile ABD arasında tezkere krizi ile ortaya çıkan durumu özetlerken ''Askerler sahip çıkmadılar. Ama asıl hayal kırıklığı Türk kamuoyu ve hükümetinde Irakïta olanı anlayamayanlar oluşuydu. Oysa Komşumdaki müslüman insanlar Saddam Hüseyinïin bir zorbasının altında ezildi. Amerikalıların, bu insanları, kardeşleri koruyup, daha güzel bir yere getirmelerine yardımcı olmalıyım'' demeleri gerekirdi. Fakat bu olmadı.''

Gelecekte Irak'ta çok büyük bir şansımız var. Türkiye ile aramızda bu özgürleştirilmiş insanların gerçek potansiyellerini kullanmasına yardım edebileceğimiz çok güzel bir fırsat çıktı. Bunu  değerlendirmememiz gerekiyor. Türkiye biz Amerika'nın yaptıklarına demokrasiye inanıyoruz. Müslümanlara Araplara yönelik bir demokrasiye inanıyoruz. Son birkaç ay içinde önümüzde Amerikalılarla beraber, bunu Irak'ta sağlayabilmemiz için bir fırsatımız var. Bu fırsata katkıda bulunabilmek için elimizden geleni yapmalıyız'' diye düşünmelidir''

''Türkiye'nin İran ve Suriye ile yaptığı ya da girdiği ilişkiler, tamamen bizim izlediğimiz politika ile uyumlu olmalı. Çünkü biz onların tavırlarını değiştirmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Şu anki Dışişleri Bakanı Suriyeïye gitti ve oraya çok sert bir mesaj götürdü. Suriye'nin kendine gelmesi ve terörizmi desteklemekten artık vazgeçmesi, Irak meselelerine karışmaması gerektiğini söyledi. Washington'dan çıkan buydu.''

''Siz komşusunuz. Ama biz onların komşu olarak tavırlarına bakmalı ve öyle davranmalarını istiyoruz. ''

''Şu anda istediğimizle başlayalım. İngilizler ve de Polonya askeri hepsi barışı koruma tümenleri organize ettiler ve de belirli ihtiyaçları karşılamak için orada bulunuyorlar. Türkiye için bir rol olmaz demek istemiyorum, ama sanırım şu anda koalisyon kuvvetlerinin oradaki barışı kurma fonksiyonlarını yerine getrmelerini izliyoruz. Onu gözlemliyoruz şu saniyede. Iraklılarla konuşursanız Türkiye de dahil bütün komşuları momşularına yönelik olarak her zaman pozitif bir yaklaşıma sahip değiller. Türkleri istemiyorlar demek çok sert bir ifade olur. Ben daha diplomatik olmak istiyorum. Şunu hatırlıyorum, 92 yılından başlayarak 96 yılına kadar insanlar ''Buralarda Bosnaïda olduğu gibi Türk barış kuvvetlerini istemiyoruz. Çünkü tarihte belirli yaşanmışlıklar var. Türkiyeïnin geçen yüzyıldaki tarihi osmanlı dönemi artık geride kaldı. Irakta ilerde durum değiyebilir ama hemen olmaz. ''

 

 


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com