21/03/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Politika
21.03.2003
Oktay EKŞİ
Asıl zafer
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

BAY George W.Bush biliyorsunuz çağımızın en delikanlı Devlet Başkanı ya... Irak'ta ‘‘Zaferden başka bir şey kabul etmeyeceğini’’ bildirmiş.

Kimse -özellikle kendisi tarafından başlatılan kavgaya- dayak yemek için girmeyeceğine göre bu beklenti çok normal.

Hatta... ABD ile Irak arasındaki silah üstünlüğü farkını dikkate alırsanız askeri bir zaferi kesin saymamız gerekir.

Taa ki... Sırtında gömleği, ayağında ayakkabısı bile bulunmadığı halde ABD'nin inanılmaz askeri gücüne karşı direnen ve sonunda zafer kazanan Vietnamlılar kadar cesur bir halkla karşılaşmış olmasınlar.

Doğrusunu söylemek gerekirse Irak halkından o kadarını beklemiyoruz.

Tamam askeri zaferi Bay Bush kazanır ama, acaba asıl zaferi kazanabilir mi, kazanamaz mı?

Asıl zafer kavramı herkese göre değişebilir. Örneğin Ortadoğu'nun zenginliklerine el koyma eğer asıl zaferin ölçütü olacaksa, elbet onu da kazanabilir. Zaten Irak'a demokrasi getirme laflarına kendisinin bile inanmadığı aşikár iken Bay Bush'un başka bir zafer anlayışı olabilir mi?

Ama asıl zafer eğer dünyada barışı egemen kılmak ise, o savaşı Bay Bush, önceki gece bizim saatimizle 04.33'te Irak çevresindeki eskerlerine ‘‘ateş!’’ emrini verdiği saniyede kaybetti.

Çünkü Saddam ne kadar aşağılık, ne kadar hunhar, ne kadar despot olursa olsun, Bay Bush sadece Saddam'a değil, dünyada barışı egemen kılmak için kurulmuş kurumlara örneğin Birleşmiş Milletler'e, yapılmış antlaşmalara örneğin NATO'ya, konulmuş kurallara örneğin hukukun üstünlüğü kavramına karşı savaş açmış oldu.

Bunu Bay Bush bilerek, isteyerek, yani hesaplı kitaplı bir hazırlıktan sonra yaptı.

Aslını ararsanız Bay Bush başkanlığa seçilir seçilmez dünyadaki tek egemen gücün ABD olduğunu ispat etmek için önce Rusya Federasyonu'na bulaşmaya kalkıştı. O yüzden Ronald Reagan döneminin Yıldız Savaşları projesini dirilteceğini ilan etti. Rusya ile gerginlik başlattı. Ama sonra hangi hesap kitap gerektirdiyse Rusya'yı bırakıp Saddam'ı gündeme aldı. Ve dünyanın en ahlaksız disinformation (yalan haberle kamuoyu oluşturma) kampanyası ile, Saddam sanki ABD'ye karşı tehdit oluşturuyormuş gibi hava yarattı. Ve dünkü savaşı başlattı.

Bay Bush ile ‘‘sadık yardımcısı’’ Tony Blair'in bir veya birkaç hafta içinde Irak'ı zaptedip Saddam'ı ve en az Saddam kadar aşağılık oldukları bilinen iki oğlunu ortadan kaldırdıklarına tanık olabiliriz.

Ama ‘‘zaferi kazandık’’ dedikleri andan itibaren bu sonuç, hem kendileri hem de mensubu oldukları uluslar için birer yüzkarası olacaktır. Çünkü o ulusların aydınları belki beş, belki on sene sonra, aynen Nazilerin yaptıklarından utanç duyan Almanlar veya Joseph McCarthy döneminin pişmanlığını yaşayan Amerikalılar gibi, insanların suratına bakamayacaklardır.


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com