|
Bu, 1960'larda saç boyası markası Clairol'un reklam sloganıydı. Çünkü sarışınlık bir değer, bir artı puandı. Birkaç istisnai dönem hariç, bu hep böyle olmuştu. 20'nci yüzyılda özdeyişler ortaya çıktı. Marilyn Monroe ‘‘Erkekler Sarışın Sever’’ filminde oynadı.
Kendisi de saçlarını sarıya boyayan rock yıldızı Rod Stewart ‘‘Sarışınlar Daha Çok Eğlenir’’ şarkısını söyledi. Bu şarkı, 6 Mart'ta Londra'da Getty Images Gallery'de açılan bir fotoğraf sergisine adını verdi. 3 Mart'ta aynı kentte Ulusal Portre Galerisi'nde ise Britanyalı Sarışınlar sergisi açıldı. Aynı gün Joanna Pitman adlı bir yazarın On Blondes (Sarışınlar Üzerine) adlı kitabı piyasaya çıktı. Bütün bunlar sarışınlığa bir övgüydü. Esmerler henüz bu salvoya cevap vermedi.
Sarışınlara duyulan ilginin nedeni, genetik ve ekonomik terimlerle kuru bir şekilde açıklanabilir. Esmerlik geni baskın olduğundan, sarışınlar daima daha azdır. Bu durumda arz-talep kanunu işler ve az bulunan bir nesne olarak sarışının fiyatı yükselir.
Ama bu açıklama kimseye yetmiyor. Yüzyıllardır esmerlerle sarışınlar arasında kıyasıya bir mücadele yaşanıyor ve karşılıklı her türlü önyargı, inanç ve iddia silah olarak kullanılıyor. Bu savaşın sadece kadınlar arasında geçtiğini belirtelim. Erkeğin ‘‘esmer’’ olanının daha makbul olduğuna dair bir başka inanç var ki, konumuzun dışında.
İşte sarışın kadınlarla ilgili önyargılardan bazıları:
Sarışınlar aptal olur. Daha seksidirler. Daha çok eğlenirler (yani erkeklerle çok daha rahat cinsel ilişki kurarlar). Sarışınlar iktidara daha kolay ulaşır (Thatcher 1960'larda parlamentoya girdiğinde çok daha koyu saçlıydı. 1970'lerde platin renkli oluverdi. Tansu Çiller de sarışındı.)
Bu önyargılar ne kadar temelsiz olursa olsun, toplumun bilinçaltına sızdığı için insanların her iki tür kadına karşı tavrı birbirinden farklı.
İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre sarışın olarak yaşamak çok daha kolay. Çünkü sarışınsanız, kimse sizi tehdit edici bulmuyor. Ama sarışınların daha aptal olduğu düşünüldüğü için, bunun bazen olumsuz yönleri de ortaya çıkabiliyor.
Geçen yıl Türkiye'de de gösterilen ‘‘Legally Blonde’’ adlı film, sarışınların trajedisini anlatıyordu, ama tabii film bir komediydi, çünkü sarışınlar alay konusu olmaktan hiç kurtulamamıştı. Bu filmde sarışın bir kız nişanlısı tarafından terk edilince, onu kovalamak için Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi gibi dünyanın en zor okullarından birine girmek için kolları sıvıyor, bu da herkesi güldürüyordu: Bu okulda bir sarışının ne işi vardı?
ARSENİK VE AT ÇİŞİYLE SAÇLARINI BOYADILAR
Ancak, Joanne Pitman'ın ‘‘Sarışınlar Üzerine’’ adlı kitabı gösteriyor ki, bütün bu alaylara, önyargılara rağmen, aslında kadınlar hep sarışın olmak istediler. Sahte sarışının tarihi milada kadar uzanıyordu. Eski Roma'da sadece fahişelerin sarışın olması gerektiği düşünülüyordu, ama aristokrasiye mensup kadınlar da saçlarını boyuyor, bunun için arsenik ve safranı birbirine karıştırıyorlardı. Rönesans döneminde İtalyan kadınları saçlarının rengini açmak için at sidiği kullanıyorlardı.
Nihayet 1907'de Eugene Schueller adlı bir Fransız kimyageri saçı sarıya boyamayı başardı. Bunun için, 1818'de L. J. Thenard tarafından keşfedilmiş hidrojen peroksiti kullanmıştı. Schueller bu boyayı Aureole adıyla piyasaya sürdü, boya günümüzün en büyük kozmetik şirketlerinden L'Oreal'in başlangıcıydı.
20'nci yüzyılda sarışınlığın sembolü sayılan bazı kadınların, Marilyn Monroe, Catherine Deneuve, Brigitte Bardot ve Madonna'nın sahte sarışın olduğunu unutmayalım. Japon, Çinli, Türk, Arap kadınları, hatta siyah kadınlar bile saçlarını sarıya boyuyorlar artık.
Oysa, hiçbir zaman ‘‘sahte esmer’’ diye bir kategori olmadı.
Sarışın mı esmer mi tezleri
Sarışınlarla esmerleri karşılaştıran bilimsel ya da bilimsel olduğu iddia edilen araştırmalar sayısız. Üstelik bütün önyargıları destekleyecek kadar araştırma var ortalıkta. İşte birbirleriyle çelişen bazıları...
2202'DE SARIŞINLARIN SOYU TÜKENECEK
Bir süre önce Türk basınına da yansıyan bir habere göre, Almanya'da yapılan bir araştırma, sarışın soyunun 2202 yılında sona ereceğini öne sürüyordu. Son sarışın Finlandiya'da doğacaktı, çünkü nüfustaki sarışın oranının en yüksek olduğu ülkeydi burası.
HAYIR SARIŞINLIK ASLA SONA ERMEZ
Ancak Edinburgh Üniversitesi'nden dermatoloji profesörü Jonathan Rees, BBC'ye yaptığı açıklamada sarışınların azalabileceğini, fakat sarışın geninin ortadan kalkmayacağını öne sürdü. Çünkü bir gen, ancak insanın hayatını tehlikeye sokacak bir dezavantaj haline dönüşürse yok olabilirdi. Oysa sarışın geni böyle bir tehlike yaratmıyordu.
SARIŞINLAR ESMERLERDEN DAHA SEKSİ
İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, İngiliz erkekleri, sarışınların esmerlerden daha iyi sevgili olduğuna inanıyor, ama yüzde 57'si bir esmerle evlenmeyi tercih ediyor.
Almanya'da Forsa Enstitüsü tarafından bin erkek arasında yapılan bir araştırmaya göre her üç Alman erkeğinden biri (yüzde 33) sarışın kadınları daha çekici buluyor. Alman erkeklerinin sadece yüzde 23'ü esmer kadınları tercih ediyor. Yüzde 6'sı kızılları beğeniyor.
HAYIR ASIL ESMERLER DAHA SEKSİ
Kiel Üniversitesi'nden Hans Juergens adında bir Alman profesörün yaptığı araştırmaya göre erkekler sarışınlarla evlenmek, esmerlerle evlilik dışı ilişki kurmak istiyor. Teorisini ispatlamak için Juergens bir gazeteye iki ilan vermiş. İkisinde de 26 yaşında bir kadın, koca aradığını belirtiyor. Ancak biri sarışın, diğeri esmer. Gelen cevapları incelediğinde elde ettiği sonucu şöyle açıklıyor: ‘‘Esmer kadının ilanına cevap veren erkeklerin büyük çoğunluğu evlenmek filan istemiyordu, amaçları kadını yatağa atmaktı. Buna karşılık sarışın kadının ilanına gelen evlilik teklifleri çok daha fazlaydı...’’
Juergens, bu imajın reklamlara da yansıdığını ortaya çıkarmış. Temizlik ürünleri reklamlarında daha çok sarışınlar, iç çamaşırı, alkollü içki ve çikolata reklamlarında ise daha çok esmerler rol alıyormuş.
ESMERLER DAHA GÜZEL OLUR
1901'de Haverlock Ellis adlı biri, Londra'da, İngiliz tarihinin bütün önemli kadın ve erkeklerinin resimlerinin yer aldığı Ulusal Portre Galerisi'ndeki kadın portrelerini araştırmış ve sonucu açıklamış: Kadın güzelliği ile siyah saç arasındaki ilişki daha güçlü!
PEKİ NİYE HERKES SAÇINI BOYUYOR?
Ellis'in bu iddiasını insanların tavrı yalanlıyor. İngiltere'de saç boyası piyasasında sarı boya yüzde 40'la birinci sırada. Son yıllarda o kadar moda olan kızıl boya yüzde 17 ile ikinci. Sarışını hiç de az olmayan İngiltere'de kadınlar her yıl sarışın olmak için 100 milyon sterlin harcıyor. |