02/03/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
02.03.2003
Kıpır, kıpır, hiperaktif çocuğunuz hapı yutuyor, kuzu gibi oluyor
 

Sibel ARNA

Uzun süredir anne babaların tartıştığı bir konuyu Milliyet yazarı Can Dündar bir süre önce köşesine taşıdı: Hiperaktivite ve dikkat eksikliği (HADE) teşhisi konan çocuklarda hap kullanımı. Can Dündar'ın satırlarını okurken insanın tüyleri diken diken oluyordu: Seçkin özel okullardan birinde öğretmen sınıfa girip avucuna doldurduğu hapları tek tek öğrencilerine içiriyor, ders ondan sonra başlıyor.

‘‘Çocukların çoğu aynı hapı kullanıyor ve almaları gereken saatte öğretmenleri onlara yardımcı oluyor. Hapın özelliği, yatıştırıcı olması... Okul çağında çocuğu olan ailelerin artık kanıksadığı bir durum bu. Evde TV veya bilgisayar ekranı karşısında büyülenmiş gibi oturan çocuk, okula gittiğinde sırada ders dinlemeye zorlanıyor. İçi kıpır kıpır. Enerjisini boşaltması şart. Dikkatini toplayamıyor, yerinde duramıyor, sabırsızlanıyor, arkadaşlarıyla itişiyor. Sonra öğretmen anne babayı çağırıyor; çocuğun yaramazlığından, şımarıklığından, laf dinlemezliğinden, her şeye itiraz etmesinden yakınıyor. ‘‘Çocuğunuz hiperaktif’’ diyor. Aile deva için psikiyatristin kapısını çalıyor. Doktor

sakinleştirici ilaç yazıyor. Veriyorsunuz, çocuk uysallaşıyor, yüzüne sahte bir gülücük yerleşiyor. Sabah 'hapı yuttuğunda' itişmeden sıraya girip mışıl mışıl dersini dinliyor.’’ Can Dündar, bu ilacın adını da veriyor. Ritalin. Gerçekten de tüm dünyada tartışılan bir ilaç. Amerika'daki ilaç karşıtı bazı dernekler sık sık ilaç aleyhine eylemler yapıyor. Kuraldışı Yayınları'nın Türkçe'ye çevirip yayımladığı David B. Stein'in Ritalin Çözüm Değil (Dikkat Eksikliği Sendromu ve Hiperaktivite Teşhisi Konmuş Çocuklar için İlaçsız Uygulamalı Bir Program) adlı kitabında yazılanlara bakılırsa durum oldukça ciddi: ‘‘Çocuğuna Ritalin tedavisi uygulamayı düşünen anne-babalar! Gözbebeğinizi, canınızın içini gelecekte büyük bir tehlike bekliyor: Uyuşturucu alışkanlığı! 'Ritalin Çözüm Değil'i okuyun ve sonra hemen kararınızı verin! Çünkü yarın çok geç olacak!’’ Ancak ilacı savunanlar da var. Zaten birçok psikiyatr, ilacı vermeye devam ediyor. Bazı uzmanlara göre, hiperaktif çocuklarda büyüyünce alkol ve madde bağımlılığı sık görülüyor, çocukken Ritalin'le tedavi edilenler arasında ise büyüdüklerinde bağımlı olanların oranı daha az. Tıp dünyasında çok sık rastlandığı üzere, bunun tam tersini iddia edenler de var.

Yüzde 78'i üç şehirde tüketiliyor

Dünyanın en büyük ilaç firmalarından Novartis tarafından üretilip satılan Ritalin 40 yıllık bir ilaç. Hakkındaki tüm iddialara karşın, 1990'ların başından beri kullanımı yedi kat arttı. Amerika, dünyada üretilen Ritalin'in yüzde 90'ını tüketiyor. İngiltere'de ilaç kullanan çocuk sayısı son 6 yılda 12 katına çıktı. Türkiye'de kullanan sayısı giderek artıyor. Novartis Türkiye'ye göre Ritalin 2002'de 72 bin kutu satılmış. Yüzde 37'si İstanbul ve Trakya'da, yüzde 21'i İzmir ve çevresinde, yüzde 20'si Ankara ve civarında gerçekleşmiş. Türkiye'deki hiperaktif çocuk sayısı ise kullanılan ilaçtan çok daha fazla. Doktorlar ilkokul çağındaki her 20 çocuktan birinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite olduğunu söylüyorlar. Kırmızı reçeteyle satılan Ritalin Amerikan İlaç-Madde Kontrol Dairesi'nin (DEA, Drug Enforcement Agency) 2 no'lu listesinde yer alıyor.

Hiperaktivite nedir?

HADE (Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği) olarak anılan hastalığın çok farklı belirtileri var: Huzursuzluk, öğrenme güçlüğü, konsantrasyon bozukluğu, beceriksizlik, özgüven eksikliği ve saldırgan davranışlar.

İşte bellibaşlı aşamalar: Çocuğunuzu iyi gözlemleyip, günlük notlar tutun. Hiperaktivite ile ilgili bilgiler edinin. Öğretmenlerin belirttiklerini dikkatle dinleyin. Çocuğunuzun davranış sorunu olduğunu reddetmeyin.

Tanı konulduysa, şunların yapılması gerekiyor: Aynı sorunu yaşayan ailelerle ilişkiye geçme Anne babanın birlikte örneğin özel bir kurs izleme veya konuşma gruplarına katılması. Doğru makamlara başvurma (hastaneler, profesyonel yardım). Günlük yaşamda mümkün olduğu kadar düzen sağlama. Kuralların daha net ve tutarlı uygulanması. Çocuğa mümkün olduğunca pozitif yaklaşılması, fazla beklenti içinde olunmaması. Çocuğun kardeşlerini görmezlikten gelmemek, onların da bu soruna katılımını sağlamak.

Ritalin’in üreticisi Novartis yetkilileri ne diyor?

İlaç kırmızı reçeteli, okulda serbestçe dağıtılamaz

Milliyet yazarı Can Dündar geçtiğimiz haftalarda tıpkı Amerika'da olduğu gibi Türkiye'de de okullarda öğrencilere Ritalin dağıtıldığını yazdı. Bazı özel okullarda Ritalin dağıtıldığı doğru mu?

-Ritalin ancak kırmızı reçete ile temin edilebilir. Reçetesiz temini ve dolayısıyla okullarda dağıtılması kesinlikle mümkün değildir. Bazen bu tanıyı almış hasta çocukların velileri tarafından öğretmenlerine bu ilacın teslim edilmesi durumu söz konusu olabilir, ancak bu konunun bizimle bir ilgisi olmadığı gibi bu konu ile ilgili bize ulaşmış bir bilgi de yoktur.

Ritalin kullanan çocukların ilerleyen yaşlarda kullanmayanlara oranla daha kolay madde bağımlısı olduğu konusunda iddialar var. Bunlara ne diyorsunuz?

-Bu konuda Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Yankı Yazgan'ın açıklamaları şöyle: ‘‘Tıpta, uygulandığı zaman yüzde 90 oranında cevap alınacağı bilinen ve aynı zamanda yan etkisi bu kadar az olan çok az sayıda ilaç vardır. Başağarısı ve karın ağrısı gibi şikayetler okulda en sık rastlanabilecek yan etkilerdir. Ritalin kullanan herkesin bildiği bir şey, bu ilacın alışkanlığa götürücü, keyif verici bir etkisi yok; aksine rahatsız edici hisler ('tatsız' diye tanımlıyor çocuklar) tarif edilmekte. Ritalin tedavisi alanlarda, uzun süreli (yaklaşık 25 yıl sonrasında) takiplerde bulunan bilgilere bakılırsa, Ritalin kullanmayanlarda madde bağımlılığı çok fazla görülmekteyken, tedavi görmüş olanlarda bu duruma hemen hiç rastlanmamaktadır. Bu endikasyonda kullanılan ilaçlar içinde üzerinde en çok çalışma ve yayın yapılan ilaç yine Ritalin'dir.’’

FÜSUN ÖZCAN

Mimar, yapımcı

Hálá telgraf anlatılıyor, çocuk tabii ki dikkatini derslere yoğunlaştıramaz

Oğlum hiperaktif değildi, yalnızca dikkat eksikliği teşhisi kondu. Boğaziçi Rehberlik ve Araştırma Kliniği'nde testler yapıldı, Prof. Dr. Yankı Yazgan'a yönlendirdiler. Yazgan görüşmenin beşinci dakikasında test sonuçlarına bakarak çocuğa Ritalin yazdı. Oğlumla toplam 10 dakika konuşmadı bile. Çaresizdik, doktorla dört seans tartıştık. Teşhisinde ısrar edince ilaca başladık. Oğlum Ritalin kullanmaya başladıktan sonra hayatımız değişti. Çocuğum hiperaktif olmadığı için ilaç onu donuklaştırdı. Sınıfça gidilen bir çocuk oyununda tek gülmeyen kişi benim oğlumdu. İlacın etkisi geçtiği anda sinirli olmaya başlıyordu. Kontrol edilemiyordu. Bir yılın sonunca şiddetli karın ağrıları ve burun kanamaları başladı. Sonunda ilacı bıraktık. Oğlum da ben de Ritalin'le geçen günlerin etkisinden kurtulmak için aylarca psikolojik tedavi gördük. Şu anda mutluyuz. Ben oğlumun hasta olduğunu kabul etmiyorum. Bunlar farklı çocuklar. Hayat bilgisi kitaplarında hala telgraf anlatılıyor. İnternetten bahseden yok. Benim ilkokul defterimle oğlumunki aynı. Tabii ki bu çocuklar dikkatini derslere yoğunlaştıramaz.

NİLGÜN ŞAHİN

Yönetici asistanı

Oğlumun gözlerinde tikler başlayınca ilacı kesmek gerektiğini anladım

Oğlum 2000'de ilkokul birinci sınıfa başladı. Ama dikkatini bir türlü derslerine yoğunlaştıramıyor ve sınıfta yaramazlık yapıyordu. Öğretmen şikayet edince, oğlumu Ankara Tıp Fakültesi'nde bir psikoloğa götürdüm. Psikolog bazı testler yaptı ve üç görüşmenin sonucunda Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği (HADE) teşhisi koydu. Ritalin önerdi. Gerçi bir tıp doktoru olmadığı için reçete yazma yetkisi yoktu, ama olsun! Reçeteyi hastanedeki psikiyatrist arkadaşına imzalattı. Üstelik reçetenin rengi kırmızı! O sırada bu prosedürün ne kadar yanlış olduğunu bilmiyordum. Oğluma ilacı vermeye başladım. Hafta içi her gün kullanıyorduk. İlaç üç saat etkili oluyordu. Bir doz sabah okula gitmeden veriyordum. İkinci doz için ise koluna saat takıp, alarm kuruyordum. Çaldığında kendisi içiyordu. Ama bir süre sonra oğlum, kendini arkadaşlarından farklı hissetmeye başladı. Çok ağır hasta olduğunu ve bu yüzden sürekli ilaç içmek zorunda olduğunu düşünüyordu. Yaz tatilinde kullanmadık. İkinci sınıfın başında yeniden başladık. İşte o ikinci sene kabus gibiydi. Oğlum hasta olduğuna iyice inanmıştı. Sürekli başını ve karnını bir şeylerle sararak dolaşıyordu. Tikler başladı. Kafasını sallıyor, omzunu geriye atıyor ve gözlerini kırpıyordu. Bu tikler beni düşündürdü, ilacı kestim. Oğlum şu anda üçüncü sınıfta. Kesinlikle ilaç kullanmıyor. İlk dönem karnesinde bütün dersleri pekiyi geldi, bir tek matematiği iyiydi. Gözlerindeki tikler tam olarak iyileşmedi. Sorunlarımızı psikolojik danışmanlıkla, diyalogla, konuşarak çözdük.

GÜLCAN BALTA

Diyet uzmanı

Oğlum üç yıldır kullanıyor ilaçtan çok memnunuz

Oğlum ilkokula başladığında öğretmeninin uyarısı üzerine onu doktora götürdük. Hacettepe Tıp Fakültesi'nden Ferhunde Ökten bazı testler yaptı ve sonunda hiperaktivite teşhisi koydu. Ritalin kullanmaya başladık. Üç yıldır kullanıyorum. Günde bir doz veriyoruz, yarısını sabah, yarısını öğlen. Okulda öğretmeni ilaç saatini hatırlatıyor, oğlumda içiyor. Dersleri mükemmel değil ama eskiden dikkatini 10 dakika yoğunlaştırabiliyordu şimdi 20 dakika. İlaçlı zamanlar oğlumun yanında değilim ama çok fazla durgunlaştığını zannetmiyorum. İlacın herhangi bir yan etkisini görmedim. Belki bizim dozumuz çok az ama doktorumuz ilacın bağımlılık yapmadığını söyledi. Aksine ilacı vermezsem tüm hiperaktif çocuklarda olduğu gibi oğlum ilerleyen yaşlarda daha kolay alkol ve madde bağımlısı olabilirmiş.

Nil Gün

Yayıncı

Ritalin vermediğim için çocuğumu okuldan attılar

Ritalin kullanımına karşı çıkanların başında Nil Gün geliyor. Gün, ABD California'da alternatif sağlık, insan potansiyeli ve humanistik psikoloji alanlarında eğitim görmüş, Kural Dışı Yayınları'nın sahibi.

Amerika'da yaşadığı yıllarda oğlunun okulunda öğrencilere peynir ekmek gibi ritalin dağıtıldığını iddia ediyor. Dahası da var: ‘‘Amerika'da yaşadığım yıllarda oğluma hiperaktif teşhisi konmuştu. Çocuğuma Ritalin vermeyi reddettiğim için, çocuğu okuldan atılan bir anneyim. Oğlum bugün iş ve sosyal yaşamında başarılı ve doyumlu bir genç adam. Arkadaşı Randy ise eroin bağımlısı. Çünkü Randy'nin annesi okul idaresinin baskılarına karşı koyamamıştı.’’

Nil Gün ‘‘Ritalin Çocukları’’ başlıklı yazısında Amerika'daki durumu şöyle anlatıyor: ‘‘Saat sabahın onu. İlkokuldaki oğlunuzun öğretmeniyle görüşmek üzere okul binasına giriyorsunuz. Öğretmenler odasına doğru giderken ofisin önünde çoğu erkek çocuklardan oluşan uzunca bir kuyruk dikkatinizi çekiyor. Sizin oğlunuz da kuyrukta bekliyor. Kuyruğun başında beyaz üniformalı hemşire çocuklara elindeki şişeden hap dağıtıyor. Hemşire 'İlacınızı alın, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Öğretmenleriniz sizi daha çok sevecek. Doktorunuz ve ben sizin için neyin iyi olduğunu biliyoruz' diyor. Hemşirenin yanına yaklaşıp elindeki ilaç kutusuna bakıyorsunuz. Üzerinde Ritalin yazıyor.’’

Nil Gün bu manzaranın Amerika'nin hemen her ilkokulunda yaşanan bir rutin olduğunu söylüyor. Kuyruktaki çocukların ortak özelliği Hiperaktive ya da Dikkat Eksikliği Sendromu'ndan muzdarip olmaları.

Doktorlara sorduk: Bu ilaç bağımlılık yaratıyor mu?

Ritalin hakkındaki en ciddi tartışmalardan biri de ilacın bağımlılık yaratıp yaratmadığı, hatta kokainden farklı olup olmadığı. Tıp dünyasında genellikle olduğu gibi, Ritalin lehine ve aleyhine sonuçlara ulaşan sayısız araştırma mevcut.

Mesela New York'taki Brookhaven Laboratuvarı'nda yapılan deneyler sonucunda, kokainin dopamin taşıyıcısı iletkenlerden sadece yüzde 50'sini bloke ettiği, Ritalin'de ise bu oranın yüzde 70'lere kadar vardığı, yani Ritalin'in kokainden daha etkili olduğu ortaya çıkmış. 40 yıldan beri hiperaktif çocuklarda kullanılan Ritalin'in nasıl olup da bağımlılık yaratmadığı sorusunu ise onlar da çözümleyememiş.

KUŞKU YOK, VERİYORUZ

Türkiye'de de bağımlılık sorunu tartışılıyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yangı Yazgan, doktor kontrolünde, reçeteyle kullanılan Ritalin'in bağımlılık yaratmadığını söylüyor:

‘‘Beyin ve davranışlar üzerinde etkili ilaçların güvenlilikleri, sık kullanılan birçok ilaçla, örneğin ateş düşürücüler ya da antibiyotiklerle kıyaslandığında oldukça iyi düzeydedir. Bağımlılık konusunda tıp dergilerinde yayımlanmış olan 12 makalenin 12'si de tedavi amacıyla kullanılan uyarıcı ilaçların (Ritalin bunlardan birisidir) bağımlılık yapmadığını göstermiştir. Böyle bir etki olabileceğine dair kuşkuları kanıtlayan hiçbir araştırma ciddi bilimsel dergilerde yer almamıştır. Burada gözden kaçırılmaması gereken nokta, reçeteli ve takip edilen ilaçların dozlarının madde bağımlılarının ihtiyaç duydukları dozların çok altında olduğudur. Aynı zamanda, kullanım şekli açısından bu iki grup arasında büyük fark vardır, ilaçlar uzman kontrolünde ağızdan tedavi dozlarında alınırken, bağımlıların kullandığı maddeler ya doğrudan damara enjekte edilmekte ya da sarılıp sigara gibi içilmektedir.’’

DOKTOR KONTROLÜ ÖNEMLİ

Amerikan Hastanesi'nden Psikiyatrist Doç. Dr. Bengi Semerci ise başka bir noktanın üzerinde duruyor:

‘‘Kullandığımız en basit ağrı kesicinin bile yan etkisi olduğunu unutmayalım. Ritalin'in de yan etkileri var. Ve biz bu yan etkileri ailelere söylüyoruz. Eğer çocukta tik başlarsa ilacı hemen kesiyoruz. Bazı durumlarda ilaç yazmak bir zorunluluk oluyor. Literatürde Ritalin kullandığı için bağımlı olan hiç bir örnek yok. Ama Ritalin kullanmayan çocukların daha kolay alkol ve madde bağımlısı olduğuna dair yapılan bir sürü araştırma var. Ben gereksiz ilaç kullanımına karşıyım. Hiç bir zaman hastaları ilaç verip yollamıyorum zaten. Hiperaktivite ve dikkat eksikliğinin tedavisi üç ayaklı bir sistemle mümkün. Hekim, okul ve aile birbiriyle iletişim halinde olmalı. Herkesin ayrı ayrı vazifeleri var. Tek başına ilaç tabii ki çözüm değil.’’
KARŞI ÇIKANLAR VAR

Bu görüşe katılmayanlar da var. Örneğin çocukların ilaç kullanmasına karşı militanca mücadele etmesiyle tanınan Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden Sosyal Psikolog Üstün Öngel, 1998'de yapılmış bir araştırmaya dikkat çekiyor. ABD California Berkeley Üniversitesi psikologları Lambert ve Hartsough bir yıldan fazla Ritalin kullanan çocukları aradan 20 yıl geçtikten sonra incelemişler. Toplam 492 çocuğu kapsayan araştırmada 20 yıl sonunda çocukların 399'una ulaşılmış. 20 yılın sonunda uyarıcı ilaç (Ritalin) kullanan HADE'li grup, ilaç kullanmayan HADE'li gruba kıyasla, sigara ve kokainde yaklaşık iki misli oranda madde bağımlılığına yakalanmış durumda. Üstün Öngel, meraklı, enerjik çocuklara çok çabuk hiperaktif teşhisi konulduğunu iddia ediyor.

İZMİR'DEKİ ARAŞTIRMA

Kimi uzmanlar bağımlılığa yol açanın Ritalin değil, hiperaktivite olduğunu söylüyor. Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nda yapılan bir araştırmada, uzmanlar çocukluğunda hiperaktif olanların daha kolay alkol ve madde bağımlısı olduğunu, ama Ritalin'le tedavi edilenlerde bu oranın düştüğünü söylüyor. EÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eyüp Sabri Ercan, Doç. Dr. Hakan Coşkunol ve Uzman Dr. Kaan Toksöz'ün alkol bağımlısı 60 kişi üzerinde bir yıl süreyle yaptığı araştırmaların sonuçları şöyle: ‘‘Küçüklüğünde hiperaktif olan 15 erişkin erkek ile hiperaktif olmayan 45 kişi üzerinde yaptığımız çalışma sonunda, hiperaktiflerin erişkin dönemlerinde daha kolay alkol ve madde bağımlısı olduklarını tespit ettik. Bu kişilerde sigara, alkol ve madde bağımlılığı hızlı geliştiği gibi tedaviye de daha zor yanıt veriyorlar.’’

Dr. Eyüp Sabri Ercan'ın Dr. Sibel Çıkoğlu ile birlikte yaptığı bir başka araştırmada ise, çocuğu hiperaktif olan anne babaların yüzde 50'sinin çocuğunu dövdüğünü ortaya çıkarıyor. Dr. Ercan, böyle bir durumda, dayak yerine Ritalin tedavisinin tercih edilir olduğunu ekliyor.

RİTALİN TARTIŞMASI

Başkan Bush’un kardeşi Ritalin’e savaş açtı

New York Post Gazetesi'nde 14 Ağustos 2002'de çıkan bir habere göre ABD Başkanı George Bush'un yeğeni de Ritalin mağduru. Haber şöyle devam ediyor:

Başkan Bush'un kardeşi Neil Bush'un, Houston'daki bir özel okulda okuyan oğlu Pierce'a (şimdi 16 yaşında), yedi yıl önce okul yöneticileri tarafından Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği (HADE) teşhisi konmuş ve çocuk ilaç kullanmış, bu yedi yıl sürmüş. Bu süre içinde çok sıkıntı çekmişler. Yıllardır bu konuyu araştıran 47 yaşındaki Bush, ‘‘okullar ebeveynleri çocuklarına Ritalin vermeleri için zorluyorlar’’ diyor.

Gazeteye göre, büyük şehirlerdeki zengin aileler, çocuklarına Ritalin vermeleri için, fakir ailelere kıyasla daha fazla baskı altındalar. Neil Bush, zengin ailelerin HADE teşhisini kolayca kabul ettiklerini, zira çocuklarının okuldaki başarısızlığını böylece kendilerinin dışında basit bir sebebe dayandırdıklarını söylüyor. Kendisinin de aynı tuzağa yakalandığını, oğlu Pierce'ı doktora götürdüğünü ve doktorun da okulda konan teşhisi teyit ettiğini belirtiyor. Bush daha sonra iki ayrı doktora daha başvurmuş, ikisi de Ritalin vermiş, fakat Pierce on yaşındayken bile ilacı almayı istememiş. Fakat üçüncü hekim, Pierce'ın HADE sorunu yaşamadığını, sadece sınıfta sıkılan yetenekli bir çocuk olduğunu belirtmiş. Böylece ilaç kesilmiş.

Texas'ta eğitim teknolojisi üreten 'Ignite!' adlı bir şirketin sahibi Neil Bush ABD'de Ritalin karşıtı kampanyada aktif olarak çalışıyor. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com