18/02/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
18.02.2003
Sedat ERGİN
Tarihin en karmaşık pazarlıklarından biri
  
seergin@hurriyet.com.tr
 

TÜRKİYE ile ABD arasında Irak üzerinde farklı düzlemlerde süren pazarlığın son durumu şöyle özetlenebilir:

A) SİYASİ BELGE

Adının ne olacağı henüz belli değil, ama Türkiye ile ABD arasında görüşülmekte olan en kritik metin, doğrudan Irak'ın geleceğini konu alan bir siyasi ilkeler belgesi olacak.

Bu belgenin taslağı halen siyasi makamlar arasında gidip geliyor, her seferinde üzerinde oynamalar yapılıyor.

Türkiye ile ABD, bu belgede, savaş sonrası dönemde nasıl bir Irak görmek istediklerine ilişkin ana ilkeleri tanımlayacaklar.

Örneğin, Irak'ta nasıl bir siyasi birlik ve anayasal yapının ortaya çıkacağı, federal bir yapı olup olmayacağı, Türkmenlerin bu yapı içindeki konumu, siyasal katılımın esasları, petrol kaynaklarının ne şekilde kullanılacağı, petrol kaynaklarının uluslararası pazara nasıl sevk edileceği, Türkiye'nin buradaki konumu gibi dikenli başlıklar bu belgede düzenlenecek.

Bu aşamada açıklık kazanmayan nokta, Irak'ın geleceğine dönük karşılıklı taahhütleri tanımlayan bu belgenin ABD Başkanı ile Türk Başbakanı arasında bir mektup teatisi yoluyla mı geçerlik kazanacağı, yoksa doğrudan bir ‘‘mutabakat muhtırası’’ şeklinde mi düzenleneceği.

B) EKONOMİK MUTABAKAT

Bu belge, ABD yönetiminin muhtemel bir savaşta Türkiye'nin uğrayacağı ekonomik zararın tazmin edilmesi için üstleneceği yardım taahhütlerini düzenleyecek.

Bu başlıkta tarafların müzakere pozisyonları arasında ciddi bir uçurumun bulunduğu söylenebilir. ABD, Türkiye'ye vereceği hibe miktarını 4 milyar dolardan 6 milyar dolara çıkartmış bulunuyor. (Bunun yaklaşık yarısı askeri borçların silinmesine gidecek). ABD Başkanı George Bush, geçen hafta kabul ettiği Türk bakanlara bu miktarın üstüne çıkamayacaklarını kuvvetli bir dille belirtmiş bulunuyor.

Ayrıca, Washington'un hibe ile kredileri farklı şekilde değerlendiren seçenekli bir öneri de getirdiği anlaşılıyor. Türk tarafı, hibe yerine kredi tercih ederse, kredi miktarının önerilen hibenin 5 katına kadar çıkabileceği (toplam 15 milyar dolar) formüller masaya getiriliyor.

Ancak kredi Türk vergi mükelleflerine ek bir yük getireceğinden Ankara bu seçeneğe sıcak bakmıyor, hibe miktarının daha da yukarı çekilmesini istiyor.

Ayrıca, Türk tarafının savaşın yol açacağı 5 yıllık zarara ilişkin olarak yaptığı 80 milyar doları aşan projeksiyon da Amerikan tarafınca gerçekçi bulunmuyor.

C) ASKER GELİŞİNE İLİŞKİN MUTABAKAT

Ankara'da diplomatlar ve askerlerden oluşan Türk ve Amerikan heyetlerinin yürüttükleri ayrı bir kategorideki müzakereler, bu iki başlıktan daha az önemli değil.

Bu kategoride, ABD muharip birliklerinin gelişi ve Türkiye üzerinden Irak'a geçişleri ile Kuzey Irak'ta Türk ve Amerikan birlikleri arasında yapılacak işbirliğine ilişkin operasyonel kuralları gösteren mutabakat muhtırası müzakere ediliyor.

Türkiye'ye ne kadar asker geleceği, bunların hangi kurallar dahilinde faaliyet gösterecekleri bu görüşmelerde ele alınıyor. Ayrıca, Kuzey Irak'ta Türk ve ABD birlikleri arasındaki komuta meselesi, Ankara açısından büyük hassasiyet taşıyor.

D) BİLEŞİK KAPLAR TEORİSİ

Buraya kadar sıraladıklarımız, Türkiye ile ABD arasındaki pazarlığın yalnızca ana başlıkları. Ayrıca bu ana başlıkların altında ayrıntıya inen çok sayıda ek protokol ve gizli mutabakat metinlerinin de imzalanması söz konusu.

Burada önem taşıyan husus, bütün bu başlıkların aslında hep birlikte bir bütün oluşturduğudur. Başlıklardan birinde sağlanan ilerleme, diğer başlıklarda da hareketlenmeyi getirebilir. Ya da tam tersi söz konusu olabilir. Örneğin, siyasi başlıklarda Türkiye'nin tatmin edilmemesi, Ankara'nın askeri konularda ABD'yi sıkıştırmasına, taleplerine yardımcı olmamasına yol açabilir.

E) DÜĞÜM TBMM KARARINDA

Bu karmaşık pazarlık denklemini etkileyecek en önemli adımın TBMM'nin onayına sunulması beklenen tezkere olduğunu belirtmeliyiz.

Tezkerenin TBMM'ye getirilişi, bu başlıklarda hangi ölçülerde ilerleme sağlandığının bir türevi olacaktır. Benzer şekilde, tezkerenin geçişi bazı başlıklarda çözüme gidilmesini süratlendirip, kolaylaştırabilir.

F) GEMİLER BLÖF MÜ?

Bütün bu pazarlığı zorlaştıran, zaman baskısı altına sokan bir faktör de, Türk karasularının açığında beklemekte olan asker ve kargo yüklü Amerikan savaş gemileridir.

Washington, tezkere TBMM'den 18 Şubat'ta (bugün) geçmezse, gemilerin güney cephesine gönderileceğini söylüyor.

Bu mesaj, Bush yönetiminin Türk hükümetini sıkıştırmaya dönük içi boş bir tehdid midir, yoksa ABD gerçek niyetini mi ifade etmektedir?

Gözüktüğü kadarıyla, Ankara ABD'nin kuzey cephesinden vazgeçemeyeceği, bir başka deyişle bu çıkışların blöf olduğu varsayımıyla hareket ediyor.

Ankara da tezkere kartını kullanarak ABD'yi taleplerini bir an önce karşılaması için zaman kıskacına alıyor.

Gelinen noktada, pazarlığın bir kördüğüm haline geldiği söylenebilir.


Sedat ERGİN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  AKP'nin direnci bitiyor
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Irak da F tipi tuzağına düşüyor
 
    Bekir COŞKUN
  Zahmet oluyor
 
    Doğan HIZLAN
  F klavyede ısrar ediyorum
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Kürşad Bey'in sakallı bebekleri!
 
    Ercan KUMCU
  Lacivert pasaporta itibar kazandırmalıyız
 
    Fatih ALTAYLI
  ABD'nin iki seçenekli maliyet hesabı
 
    Gila BENMAYOR
  Japonya'da İtalya'nın üçte birini harcıyoruz
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Osteoporozun temeli gençlikte atılır
 
    Hadi ULUENGİN
  Ya bu küreselleşme?
 
    Pakize SUDA
  Teveccühünüz beyler!
 
    Yalçın BAYER
  Siirt seçimi hukuka gölge düşürecektir
 
    Yalçın DOĞAN
  BM Barış Gücü ABD vurucu timi gibi
 
    Güzin  Abla
  Evliyim ama başka bir erkeği seviyorum
 
    Özdemir İNCE
  Karşıdevrim ve CHP
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Korkut GÖZE
  Kahreden takla!..
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  ABD: Artık kararınızı verin...
 
    Can BARTU
  Fırtına biçiyorlar
 
    Şükrü KIZILOT
  Dövizin vergisinde son durum ne?
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com