|
BEN başından beri hep şu endişeyi taşıdım. Irak halkının başına, bizde F tipi cezaevi olayları sırasında direnişçilerin başına gelenler gelecek diye düşünüyordum. O günleri hatırlayın.
HALK SİZİNLE
Bazı kişiler ve yazarlar, F tipi cezaevlerine geçmemek için direnenlere kamuoyu onların yanındaymış gibi bir izlenim vermiş ve onlar da hiçbir uzlaşmaya yanaşmadıkları için sonunda o dramlar yaşanmıştı.
Ben o günlerde de içerdeki çocuklara cesaret veren, devletin onlar üzerindeki caydırıcılık gücünü azaltan girişimlere karşı çıkıyordum.
Galiba korktuğum başımıza geliyor.
Hafta sonunda dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan gösterilerde bütün oklar ABD ve İngiltere'nin üzerine çevrildiği için, Saddam Hüseyin üzerindeki caydırıcılık da azaldı.
Saddam Hüseyin büyük bir ihtimalle, ABD karşıtlığına dönüşen bu gösterileri kendisine yandaş gibi yorumlayarak direnişinde devam edecek.
Ve ne yazık ki bu da Irak'ın sonu olacak.
Hafta sonunda özellikle Türkiye'de yapılan gösterileri dikkatle izledim.
Öyle büyük bir katılım yoktu. Ayrıca PKK provokasyonu iyi niyetli insanları da kaçırdı.
Televizyonlardan izleyebildiğim kadarıyla, ışık söndürme eylemleri de öyle Susurluk dönemi gibi değil.
Gösterilen mahallelerde ışığı yanıp sönen daire sayısı üç beşten fazla değildi.
Yani halk savaş istemiyor, ama Saddam'ın yanında falan da değil.
Ama televizyon ekranlarına çıkan sol kökenli sanatçıların konuşmalarına bakıyorum.
Çoğunun dilinde, o eski ‘‘Kahrolsun emperyalizm’’ sloganı yeniden türemiş.
KAHROLSUN EMPERYALİZM
Hiçbirinin ağzından Saddam'a karşı en küçük laf işitmedim.
Sanki ortada azgın bir Amerikan emperyalizmi ve masum, zavallı bir Saddam var.
Günlerdir yazıyorum, bütün risklerini alarak yeniden yazacağım.
Bu demode tutum, bu tek yanlı barışperverlik, Irak halkını adım adım F tipi direnişçilerinin dramına götürüyor.
Böyle yapmak yerine, Saddam'ı geri adım atmaya götürecek caydırıcı eylemler yapılsa, belki savaş önlenebilecek.
Ama ne yazık ki bunu gören yok.
Üstelik bu iş burada da bitmeyecek.
Bütün dünya daha ağır başka bedeller ödeyecek.
SADDAM MODELİ
Mesela NATO belki bitecek.
Birleşmiş Milletler'in en iyi ihtimalle etkisi çok azalacak veya tamamen bitecek.
Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere, Avrupa'yla arasına mesafe koyacak.
Peki bütün bunlar meydana geldiği takdirde yaşadığımız bu coğrafyanın ne hale geleceğini düşünüyor muyuz?
Hemen dibimizdeki Balkanlar'da yeniden bir etnik temizlik harekátı başlarsa, bu defa kim buna dur diyecek?
Hemen yanı başındaki katliamlara yıllarca ses çıkaramayan, ilgisiz kalan Almanya ve Fransa mı?
Yoksa cinayet işlemiş militanları hálá siyasi suçlu diye koruyan Belçika mı?
Beni korkutan bir başka ihtimal daha var.
Bütün bu olayların altından dipdiri çıkan bir Saddam Hüseyin'in bu bölgedeki etkisinin ne hale gelebileceğini hiç düşündünüz mü?
Yoksulluğun verdiği tepkiyle, bundan 30 yıl önce Humeyni tarzı bir bölgesel liderliğe sempati ile bakan bu insanlar, ya yarın Saddam tipi liderlere özenmeye başlarsa ne olacak?
Ya Irak bütün yoksul ülkelere Saddam tipi liderlik ve ideoloji ihraç etmeye başlarsa...
Bütün bunlar hayal mi diyorsunuz?
Hayır.
Bütün bunlar sosyolojik tahminler.
O nedenle diyorum ki, savaşa karşı çıkarken sadece ‘‘Amerikan emperyalizmi’’ sloganı atıp, Saddam'ın adının S'sini bile ağzına almayanlar, bu bölgedeki yeni dramların da sorumlusu olacaklardır.
Bir de savaş karşıtı gösterilerde sık sık gördüğüm başı örtülü küçük kızlar var.
Gerçekten etkileyici.
Hepimiz soruyoruz.
Bu çocukların istikbali ne olacak?
O ÇOCUK
Ben bu sorulara bir başkasını eklemek istiyorum.
Bu çocukların Saddam yönetimindeki Irak'ta istikbali ne olacak?
Tarih bize şunu göstermiştir: Akılsız barışçılar, en acımasız savaşların sorumlusu olabilirler. |