|
Yaşar Kemal'le Oğuz Aral'ın Hayvan Dergisi'nde yayınlanan karşılıklı konuşmaları polemik konusu oldu. Hasan Pulur, köşe yazısında Yaşar Kemal'in ‘‘Menderes'in asılışını izledim’’ iddialarını hayal ürünü olarak niteledi. Hasan Pulur, Menderes'in Yassıada'da değil, İmralı'da asıldığını, hiç bir gazetecinin de idamı izlemediğini yazdı.
Yaşar Kemal, Hasan Pulur'un dün Milliyet Gazetesi'ndeki köşesinde çıkan köşe yazısındaki iddialarına çok güldü ve ‘‘iki eski dost arasındaki dertleşmeye’’ tarihi gerçekler açısından bakılmasının yanlış olduğunu söyledi. Yaşar Kemal şöyle konuştu:
‘‘Yahu, ben romanımla, edebiyatçılığımla ilgili, ciddi bir röportaj olsa onu yazılı yaparım. Ama iki eski dost konuştuk, dertleştik, geçmişi andık.
Benim ádetim değildir, hiçbir yazara, gazeteciye cevap vermem. Dava da açmam. Yazmışlar, deyip geçerim.
Yassıada meselesine gelince, sayısını yanlış hatırlamıyorsam 76 gün oraya gittim. Adnan Menderes'in aleyhinde tek satır yazmadım. Bunun tanığı Hüsamettin Cindoruk'tur.
Menderes'in idamına dair bilgiyi herkes bilir, İmralı'da asıldığını. Belki konuşma içinde böyle bir şey geçti, belki de genç muhabir arkadaş yerleri karıştırdı. İkisi de önemli değil.
Salim Başol, Adnan Menderes hakkında idam kararı verdikten sonra, bir gün Nadir Nadi, Ahmet Emin Yalman, Osman Okyar ve ben konuşuyoruz. Konu da idamın yapılmaması. Sonunda Osman Okyar, Salim Başol'a gitti. Salim Başol bir şey yapamayacağını, bunu ancak Milli Birlik Komitesi'nin önleyebileceğini söyledi. Osman Okyar da İsmet İnönü'ye gidiyor. İnönü, Cemal Gürsel'e hitaben mektup yazdığını açıklıyor.
Ben İmralı'ya gitmek için yola çıkan gazetecilerden biriyim. Bizi adanın yanına yaklaştırmadılar bile. Bu gerçeği oraya benimle gidenler de biliyor, tersini söyleyebilir miyim?
Canım işte bir konuşma, ona bakarak ciddi eleştiriler yapılabilir mi?
Adnan Menderes'in asıldığı gün, ben hastalandım (Hayvan Dergisi'ndeki konuşmada bu var). O gün Cumhuriyet'ten çıkarken acele Cevat Bey'e (Cevat Fehmi Başkut) gidiyorum. Tilda'ya bir telefon ettirirsiniz, dedim. Unutmuş. Ferruh Doğan da benim için onu karakola aldılar deyince iş karışmış.
Hasılı İmralı meselesi o kadar karışmış ki, artık ben bile yıllar sonra doğrusunu bulamıyorum.’’ |