|
İZMİR Atatürk Stadı'nda yaşanan olayı Atilla Gökçe anlattı. İzmir'den dönerken havaalanında karşılaştık.
Türkiye-Ukrayna maçında seyircinin gösterdiği savaş karşıtı tepkinin çok anlamlı olduğunu söyledi:
- Başbakanlar maça geldiğinde halk normal olarak alkışlar. Gül'ü de alkışladılar ama sonra birden 30 bin seyirci ayağa kalkıp hep bir ağızdan 'Savaşa hayır' diye tempo tuttu. Hem de dakikalarca...
Üstelik hiç kimse bir işaret filan da vermemiş. Seyirci kendiliğinden, ortak bir bilinçle bağırmaya başlamış.
Bu mesaj gerçekten çok önemlidir; çünkü toplumun ortak duygularının sesidir.
Üstelik bu tepki yalnız Türkiye'de değil, bütün dünyada giderek artıyor.
Tarihte belki de ilk kez dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca insan, savaşa karşı aynı duygularla haykırıyor.
Birbirlerini hiç tanımayan insanlar buluşup canlı kalkan olarak Irak'a gidiyorlar.
Savaşı önlemek, masum insanların ölmesine engel olmak için kendi canlarını ortaya koyuyorlar.
Ancak Amerika bu savaşı yapmayı, Ortadoğu'da kendi çıkarlarına uygun yeni bir düzen kurmayı öylesine kafasına koymuş ki hiçbir tepki onu durduramıyor.
Hiçbir mantık Bush'un beyninde bir titreşim yaratamıyor.
Ne yapılırsa yapılsın Amerika dünyayı felakete sürekleyecek bu haksız, adaletsiz savaşı yapmakta kararlı.
* * *
Daha savaş başlamadan zoraki ayakta durmaya çalışan Türk ekonomisinden alarm sesleri yükseliyor.
Savaşın adı bile piyasalarda daralmalara neden oldu.
Biz bu savaşın getireceği yükün altından kalkabilecek miyiz?
Yeni yeni kendine gelen ekonomimiz bu yükü taşıyabilecek mi?
İnsanlarımızın sabrı ve gücü buna yetecek mi?
Sanırım bu sorulara Erdoğan, Gül ve hükümetin hiçbir üyesi yanıt veremez.
Oysa bu yıl krizin izlerini tümüyle silmek için büyük bir umut taşıyorduk.
Hatta ihracatta 40 milyar dolar duvarını aşmayı, büyümede yüzde 7'leri yeniden yakalamayı, enflasyonda yüzde 20'de kalmayı hedefliyorduk.
Irak savaşıyla birlikte dilerim bütün bu güzel hedefler bir düş olarak kalmaz.
Yoksa yazık olur Türkiye'ye...
Halkımızın 3 yıldır çektiği çileye yeniden katlanma gibi bir gücü olacağını sanmıyorum.
Onun için mantık, bu savaşın ne pahasına olursa olsun önlenmesi gerektiğini söylüyor.
* * *
Türkiye 1991'deki savaşta bile Amerika'ya bu kadar angaje olmamıştı.
Üstelik ülkenin başında Özal gibi Amerika yanlısı bir lider olmasına rağmen...
Bütün baskılara, hatta Özal'a rağmen Türkiye kuzeyden cephe açılmasına izin vermemişti.
Mehmetçiği savaşa sokmamıştı.
AKP inanılmayacak kadar kolay teslim oldu Amerika'ya.
Böyle kritik bir ortamda acemi bir iktidarın Türkiye'yi yönetiyor olması gerçekten büyük talihsizlik.
Ne yapalım, başa gelen çekilir. |