|
Nurten ERK
Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu Bölümü Başkanı Ahmet Bozer, Kafkasya ve Ortaasya'dan sonra Pakistan ve Afganistan'ın da Türkiye'ye bağlandığını belirterek, ‘‘Zor bölgelerdeki başarısı ve tecrübesi yüzünden Coca-Cola merkezi Pakistan ve Afganistan'ı da Türkiye'ye bağladı’’ dedi.
MERKEZİ Atlanta'da bulunan meşrubat devi Coca-Cola, zorlu pazarlarda Türkiye sayesinde yeniden ayağa kalkıyor. Geçen yıl Türkiye'ye bağlanan Pakistan ve Afganistan'da eski parlak günlerine kısa sürede kavuşan Coca-Cola, bu ülkelerde kalıcı olmak için kolları sıvadı.
Afganistan'a fabrika kurmak için çalışmalar yaptıklarını ve yerel yatırımcılarla görüştüklerini açıklayan Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu Bölümü Başkanı Ahmet Bozer, ‘‘Taliban dönemi boyunca Coca-Cola Afganistan'da yoktu. Biz ilk kez geçen yıl girdik ve Taliban öncesi dönemdeki satış seviyesini yakaladık’’ dedi.
Bu yıl içinde üretime geçmek için hazırlıklarını sürdürdüklerini söyleyen Bozer, 30 milyon litre civarında potansiyeli olan Afganistan'da pazarın en az yarısına hakim olmak istediklerini bildirdi. Bozer, Afganistan'da kurulması planlanan üretim tesisi için başlangıçta 6-7 milyon dolarlık bir yatırım yapılacağını, gelişen pazar, ekonomik ve siyasi ortama göre üretim kapasitesinin artırılmasının düşünüldüğünü söyledi.
TÜRKİYE'YE GÜVENİYOR
Atlanta Coca-Cola'nın Türkiye'deki yönetime güvendiğinin altını çizen Bozer, ekonomik ve siyasi zorluklar içinde olan ülkelerdeki başarısı ve tecrübesi nedeniyle Pakistan ve Afganistan'ı geçen yıl kendilerine bağladığını belirtti. Atlanta'nın zor bölgeleri artık Türkiye'ye verdiğini vurgulayan Bozer, şöyle devam etti:
‘‘Kafkasya ve Ortaasya bize bağlıyken, geçen yıl Ortadoğu'nun kuzey kısmı da sorumluluğumuz içine girdi. Biz en hızlı büyüyen bölgeyiz. Atlanta zor bölgeleri bize veriyor ve yönetimi tamamen bize bırakıyor. Çünkü en çabuk sonuç alabilen ve en etkili çalışabilen ekip Türkiye'de. Geçen yıl Pakistan ve Afganistan bize bağlandı. Pakistan'da geçmiş yıllara göre çok hızlı bir büyüme temposu yakaladık. Sürekli Pakistan'a gidip geldik. Bu ilgi bile oradaki büyümeyi harekete geçirmeye yetti.’’
Coca-Cola'nın Türkiye'den yönetilen Avrasya ve Ortadoğu Bölümü'nün en hızlı büyüyen bölge olduğuna dikkat çeken Bozer, 14 ülkede 28 fabrika ve 3 fason dolumcuyla faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.
Coca-Cola Türkiye'nin bugüne kadar yurtdışına gönderdiği yönetici sayısının da 50'ye ulaştığını vurgulayan Bozer, Coca-Cola'nın uluslararası şirket politikalarının oluşmasında artık Türklerin daha fazla katkı sağladığını belirtti.
ATLANTA DESTEK VERDİ
Kriz dönemlerinde genellikle yabancı ortakların yerel ortaklarıyla ilişkilerini oturup yeniden gözden geçirerek, yeni bir yapılanmaya gitmesine sık rastlandığını söyleyen Bozer, şöyle devam etti:
‘‘Krizden geçerken ilişkiler ya bitiyor, ya güçleniyor. Bizim ilişkimiz krizle birlikte daha da güçlendi. Coca-Cola Atlanta bizim yükümüzü paylaştı, kriz döneminde ortaklık içindeki payını artırma girişiminde bile bulunmadı.’’
İşte Atlanta'nın güvendiği Türk ekibi
(arka sıra, soldan sağa) Coca-Cola Türkiye Genel Müdürü Ahmet Burak, Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu Halkla İlişkiler Direktörü Gürtay Kıpçak, Coca-Cola Ortadoğu Bölgesi Genel Müdürü Rafik El Toukhi, Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu Finans Direktörü Rodney Stiles, Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu Teknik Direktörü Cumhur Karcı, Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu Pazarlama Direktörü Brad Clemes, Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu İş Geliştirme Direktörü Salam El-Hammamy. (ön sıra, soldan sağa) Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu İnsan Kaynakları Direktörü Rengin Onay, Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu Başkanı Ahmet Bozer, Coca-Cola Avrasya ve Ortadoğu Hukuk Direktörü Banu Pektaş.
Ramazan kampanyası dünyaya örnek oldu
Ahmet Bozer, yerelleşme stratejisiyle birlikte Türkiye'nin Coca-Cola açısından bir çok bakımdan gerçek bir lokomotif haline geldiğini söyledi. Türkiye'de yıllar önce belli dönemlerde satışlarının iyi gitmediğini ve özellikle Ramazan ayında gerilediğini hatırlatan Bozer, başarılı bir pazarlama stratejisiyle bunu aştıklarını belirtti. Bozer, Ramazan kampanyasıyla sağlanan başarı üzerine bu stratejinin Pakistan ve Azerbaycan'da uygulanmaya başladığını belirtti.
Krizde yatırımı kesmedi 2002'de yüzde 11 büyüdü
Türkiye'de yüzde 15 küçülen gazlı meşrubat sektörünün 2002 yılında toparlanarak, büyümeye geçtiğini belirten Ahmet Bozer, ‘‘2002 yılının sonunda piyasalarda muazzam bir canlanma yaşadık. Bu devam edecek mi tam kestiremiyoruz ama geleceğe son derece ümitle bakıyoruz’’ dedi. Bozer, Coca-Cola'nın 2002 yılında dünyada yüzde 5, Türkiye'de ise yüzde 11 oranında büyüdüğüne dikkat çekti.
Coca-Cola'nın kriz döneminde markalarına yatırımı kesmediğini vurgulayan Ahmet Bozer, ‘‘Kapasite ve piyasaya yaptığımız pazarlama yatırımları sadece Türkiye için yılda 100 milyon doları buluyor. Biz bu 100 milyon dolarlık yatırımı kesmedik. Çalışanlarımıza da sahip çıktık’’ diye konuştu.
Kolalı içeceklerin üzerindeki yüzde 64'lük vergi yükünün çok ağır olduğunu da söyleyen Ahmet Bozer, bu yükün biraz hafifletilmesi halinde, daha çok satış yapıp, daha fazla vergi ödeme imkanının yaratılacağını söyledi. Bozer, Pakistan'da sağlanan bir vergi indiriminden sonra, satışların artmasına paralel ödedikleri vergi miktarının yüzde 32 oranında arttığına dikkat çekti. Bozer, ‘‘Kolalı içeceklerde yüzde 25 ÖTV ve yüzde 18 KDV var. Diğer vergilerle birlikte bu oran yüzde 64'e çıkıyor. Lüks ürünlerden alınan vergiler kolalı içecekten de alınıyor. Oysa bizim müşterilerimizin büyük bölümü orta sınıf’’ diye konuştu. |