AB'nin yürütme organı AB Komisyonu'nun sözcüleri, günlük olağan basın toplantısında, zirveye ilişkin görüş belirtmekten ve yorum yapmaktan kaçındılar. Sözcüler, ''15'lerin ortak bir tavır belirlemelerini umuyoruz'' demekle yetindiler ve ''zirve konusunda soruların kendilerine değil, Dönem Başkanı Yunanistan'a yöneltilmesini'' önerdiler.
Aynı sözcüler, geçen haftalarda yaptıkları açıklamalarda, AB'nin ortak dış politika belirleyememesinin ''büyük zaaf'' oluşturduğunu, busorunun ''önümüzdeki yıllarda'' aşılabileceğini umduklarını söylemişlerdi.
AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi'nin Irak krizi konusunda hiçbir açıklama yapmaması ve konuya ilişkin toplantılara katılmaması da eleştiriliyor. Sözcü Jean-Christophe Filori, bu yöndeki soruları yanıtlarken, ''Prodi, yararlı olacağını düşünürse açıklama yapar'' dedi.
AB kulislerinde, ''zirveden en ufak bir uzlaşma beklentisi olmadığı'', aksine, ''AB bünyesindeki çatlakların derinliğinin gözler önüne serileceği'' görüşleri not ediliyor. Yunanistan'ın bu zirveyi düzenlemesi ''hata'' olarak nitelendirilerek eleştiriliyor. Irak krizinin, NATO ve BM ile birlikte AB'ye de büyük itibar kaybettirdiğine dikkat çekiliyor.
Dönem Başkanı Yunanistan'ın, Pazartesi günü yapılacak zirveye adayülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını davet etmemesi de gerginlik kaynağı oldu. Özellikle 2004 yılında AB'ye katılmaları öngörülen 10 adayın bu zirvede ''danışma çerçevesi'' dışında bırakılması tepki gördü.
AB Dönem Başkanı Yunanistan, gelecek Dönem Başkanı İtalya ve AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana'dan oluşan AB Troykası, Salı günü, aday ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını ''bilgilendirecek''.
Bazı adayların, bu toplantıya alt düzeyde katılımda bulunarak tavır koyacakları ifade ediliyor. Söz konusu toplantıda Türkiye'nin Başbakan Abdullah Gül tarafından temsil edilmesi öngörülüyor, ancak önümüzdeki günlerdeki yoğun gündemin bir değişikliğe neden olabileceğide ifade ediliyor.
BLAİR'İN MEKTUBU
İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, 12 Şubat'ta Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'e yazdığı bir mektubun kopyaları basına dağıtıldı. Blair, bu mektupta, zirveye 13 aday ülkenin davet edilmesini, konunun onları da yakından ilgilendirdiğini belirtiyor.
Blair, bu mektupta, Londra'nın tavır değiştirmeyeceğini kaydederek, Irak'ın derhal, koşulsuz ve tamamen gerekeni yapmasının istenmesini öneriyor.
Saddam Hüseyin'e artık zamanı kalmadığının berlirtilmesi gereği üzerinde duran Blair, Irak'ın tepkisizliği durumunda BM Güvenlik Konseyi'nin yeni bir karar almasını de öneriyor.