|
TÜRKİYE Cumhuriyeti hükümetlerinin kamuoyuna karşı inandırıcı olabilmek gibi bir kaygıları yoktur.
Şimdiye kadar, en azından iktisadi alanda, hiç böyle kaygıları olmamıştır. Ama, hükümetlerimiz artık IMF'ye karşı inandırıcı olmak zorundadırlar. Çünkü, IMF Türkiye'ye 30 milyar dolar civarında bir kaynağını bağlamıştır. Afaki hesaplamalarla gerçekleşmesi mümkün olmayan bütçeleri IMF'nin gerçekleşecekmiş gibi kabul etmeleri mümkün değildir.
Gerçekleşmeyen gelirleri gerçekleşecekmiş gibi göstermenin zamanı geçmiştir. Kesin olarak harcanacağı bilinen paraların harcanmayacakmış gibi gösterilmelerinin olanağı kalmamıştır.
Kısacası, 1997 yılı için Erbakan Hükümeti'nin yaptığı gibi denk bütçe ya da gerçekleşmesi olanaksız bir bütçe açığı ile bütçe yapmaya artık izin verilmez. Böyle bütçelere kamuoyu inanıyor gibi yapsa da, IMF geçit vermez.
FAİZ YÜKÜ
Bundan böyle, borçlanma yoluyla değil, gerçekten kaynağı olmayan harcamalara izin verilmeyecektir. Harcamaya karar verildiyse, bunun karşılığındaki gelirin de hangi önlemlerle nasıl sağlanacağı da ispat edilmek zorundadır.
Türkiye ekonomisinin yumuşak karınlarından biri faiz harcamalarının yıl içinde ne kadar olacağını tahmin etmenin zorluğudur. Belli bir bütçe açığı ve ortalama faiz yükü ile yapılan toplam faiz harcamaları faiz oranı tahminlerinin tutmaması nedeniyle çok kolay aşılabilmektedir.
Tahminlerin üzerindeki faiz harcamaları, bütçenin diğer kalemleri tutturulabilse dahi, daha yüksek bütçe açıklarına neden olabilmektedir. Daha yüksek bütçe açıkları daha yüksek borçlanma ve daha yüksek faiz harcamaları anlamına gelmektedir.
Bu şartlarda, sıkı bütçe uygulaması faizlerin tahminlerin üzerinde seyretmesine neden olabilecek iktisadi ve iktisadi olmayan nedenlerin de ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle, bütçenin faiz dışında kalan kalemlerin tutturulmasının bazen fazla bir anlam taşıyamayabileceği de öğrenmemiz gereken bir gerçektir.
Hal böyle olunca, Bütçe içinde tutturulabilme olasılığı çok daha fazla olan kalemlerin ciddiyetle planlanması çok daha önem kazanmaktadır. Diğer kalemlerin yıl içinde tutturulmaları genel beklentileri de olumlu etkileyebileceğinden, faiz oranının da tahminler doğrultusunda gerçekleşmelerini kolaylaştırabilecektir.
HESAP VERME
Gelinen noktada, bütçenin hazırlanması ve uygulanmasındaki ciddiyet çok daha önem kazanmaktadır. Yeni harcama kararları alınırken birden fazla kez düşünülmelidir. Her yeni harcama kalemi ekonominin bir yerlerinden yeni gelirler elde etmek anlamına gelmektedir. Bununla da kalmayıp, eğer yeni gelirler elde etme olanakları varsa, yeni gelirler yeni harcamaları finanse etmek için değil, zaten büyüyen bütçe açıklarını azaltma yolunda kullanılmalıdır.
İşte bu nedenle IMF başımızda beklemekte ve yaptığımız her gayri ciddi uygulamanın karşısında muhalefetini belirtmekte ve bu uygulamaları önlemeye çalışmaktadır. Onlar da, Türkiye'ye bağladıkları 30 milyar dolara varan kaynağın hesabını vermek durumundadırlar. |