|
Engin KRATZER
MİLLİ takım düzeyindeki başarılı ve istikrarlı uluslararsı itibarımız son iki yıldır hayli zedelendi.
Daha önce ikinci ligde mücadele eden Erkek Davis Kupası takımımız bu grupta tutunamayarak üçüncü Avrupa/Afrika Ligi'ne düştü. Yıllarca uğraş verip 1. Lig'e yükselen Bayan Fed Cup ekibimiz de 2. Lig'e düştü. Bu tenisimizin görüntüsü.
Geçenlerde ITF'in (Uluslararası Tenis Federasyonu) dünya gençler (18 yaş altı) klasmanına baktığımda; erkeklerde BARIŞ ERGÜDEN (TED), ERGÜN ZORLU (ENKA), MUSTAFA ULUKAN (TED) ve kızlarda PEMRA ÖZGEN (TED) isimlerine rastladım. Bazı ülkeler ile bizi karşılaştırdım. İsrail 9 erkek, 19 kız, Tunus 7 kız, 7 erkek, Yunanistan 5 erkek, 9 kız, Ermenistan 5 erkek, Portekiz kız-erkek toplam 18 tenisci, Özbekistan da sadece kızlarda 15 kişi uluslararası platformda turnuva turnava dolaşıp, ülkelerini temsil ediyorlar.
Görüldüğü gibi bizim tenisçiler bir elin parmak sayısını bile geçmiyor. Ancak, durumumuz eskisine nazaran o kadar da kötü değil. Bundan önceki ‘‘bir kişilik’’ rekorumuzu 5 kişiye çıkarttık. Bu da gelişmelerin olumlu yönde devam ettiğini göstermekte. Defalarca tenkit ettiğimiz eğitim sitemimize göre bu çocukların yurt dışında turnuva oynamaları öyle sanıldığı gibi kolay da değil.
Binbir türlü bürokratik zorluklar ile alınan okul izinleri, derslerde geri kalmalar, vize işlemleri, turnuva kayıtları... Ve tabii ki, maddi destek yani SPONSOR. Sponsor bulmayı genelde kulüp yöneticileri üstleniyorlar. Üyelerden hatır gönül paraları alınıyor, şirketlere tenisçinin bilgilerini içeren dosya sunuluyor ve maddi destek isteniyor... Bütçeyi tamamlayan ise yine kulübün kendisi oluyor. Diğer taraftan aileler de sponsor arayışına katılıyorlar. Kısacası ‘‘Allah ne verdiyse’’ mantığı ile yola çıkılmakta.
TÜTEGEV'in görevi
Bu konuda TÜTEGEV'in de (Türk Tenisini Geliştirme ve Eğitim Vakfı) girişimleri ve destekleri olumlu bir havada sürmekte. TÜTEGEV, tenis federasyonunun aktardığı paralar, veteran tenisciler birliğinin bağışları, ve diğer gelirler ile bu teniçilerimizi sübvanse ediyor. Ne yazıkki TÜTEGEV'de bu ferdi anlayış içerisinde hareket ediyor. Yani genelde bu gençlerimiz yurtdışına çıktığında ‘‘bir oyuncu ve bir antrenör’’ sistemi ile yola koyuluyorlar. Bunu Avrupalılar çoktan çözmüşler. Herkes dört oyuncu ve bir antrenör modeli ile dünya klasmanına tenisçi yetitirmeye çalışıyor. Bu sistemde antrenör, otel, ulaşım, konaklama ve diğer masraflar bölünmekte. Böylece aynı bütçe ile daha fazla turnuva oynama fırsatı elde edilmekte. |