12/02/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Türkiye
Piyasanet
Yeni-ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Ekonomi / Türkiye
12.02.2003
Siz açlık nedir bilir misiniz
  
 

Turan YILMAZ/ANKARA

Türkiye'nin Irak konusunda en önemli pazarlık kozu haline gelen işsiz kamyoncuların dramı, ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowist'ten sonra Hazine Bakan Yardımcısı John Taylor'a da anlatıldı. Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, Taylor'a, işsiz kamyoncuların 300-400 bin kişinin geçimini sağladığına dikkat çekerek, ‘‘Siz açlık nedir bilir misiniz?’’ diye sordu.

IRAK'TA daha savaş çıkmadan işsiz kalan Güneydoğulu 60-70 bin kamyoncunun dramı, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'dan sonra, ABD Hazinesi'nin kayıtlarına da girdi. Türkiye'nin Irak konusunda en önemli pazarlık kozlarından biri haline gelen işsiz kamyoncuların dramının, ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowist'ten sonra Hazine Bakan Yardımcısı John Taylor'a da anlatıldığı ortaya çıktı.

Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'in, Devlet Bakanı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile birlikte pazarlık masasına oturduğu Taylor'a, işsiz kamyoncuların 300-400 bin kişinin geçimini sağladığına dikkat çekerek, ‘‘Siz açlık nedir bilir misiniz?’’ diye sorduğu saptandı. AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan da, Irak'a yönelik operasyon konusunda Türkiye'nin nabzını yoklamak için geldiğinde Wolfowist'e, Türkiye'nin kayıplarını anlatırken yine Güneydoğulu işsiz kamyoncuların dramını örnek vermişti. Tüzmen'in, Türkiye'nin kayıplarının karşılanmasına yönelik ABD önerilerine karşılık, ‘‘Bizi fındık-fıstık ile geçiştirmeye çalışıyorsunuz, bunları konuşmayız bile’’ tepkisi de salonda buz gibi bir hava estirdi. Tüzmen'in, ‘‘Körfez Savaşı'ndan sonra siz iki kat zenginleştiniz, biz ise fakirleştik’’ sözleri de, Taylor ve görüşmede hazır bulunan ABD Büyükelçisi Robert Pearson'un yüzlerinin asılmasına neden oldu.

BUZ KESTİREN SÖZLER

Hürriyet, geçtiğimiz haftasonu Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda gerçekleşen ve zaman zaman gergin diyaloglara sahne olan müthiş pazarlığın ayrıntılarına ulaştı. Taylor'un, ABD yönetiminin Türkiye'nin ekonomik kayıplarının giderilmesine yönelik önerilerini gündeme getirip, ardından da toplantıya katılan bakanlardan Türkiye'nin karşı önerilerini aldığı toplantıda, Tüzmen'in sözleri soğuk rüzgarlar esti.

‘‘Türkiye, alternatif maliyetler de gözönünde bulundurulduğunda Körfez Savaşı'ndan 180 milyar dolar kayba uğradı. Bu zararların hiçbiri de tazmin edilmedi’’ diyen Tüzmen, şöyle devam etti:

‘‘Körfez Savaşı'ndan sonraki on yılda Amerika'nın ve İngiltere'nin kişi başına düşen milli geliri yüzde 50 artarken, Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir 3300 dolardan 2300 dolara düştü. Yani savaşın yükünü Irak'tan sonra Türkiye çekti. Bu süreçte, bazı komşu ülkelere tanınan özel imtiyazlar bile Türkiye'ye tanınmadı.’’

Yeni bir savaşın Türkiye açısından on yıllık maliyetinin en az 100 milyar dolar olacağını da belirten Tüzmen, ‘‘Bundan bütün sektörlerimiz olumsuz etkilenecek’’ dedi ve şöyle konuştu:

‘‘Irak'la ticaretimizi son üç yılda belirli bir düzeye getirdik. Firmalarımızın şu anda 3.5 milyar dolarlık imzalanmış kontratı var. Bölgeye 60-70 bin kamyon çalışıyor. Bunlar, aileleriyle birlikte 300-400 bin kişi eder. Ama daha savaş çıkmadan bunlar işsiz kaldı. Siz açlığın ne olduğunu bilir misiniz?’’

Daha savaş başlamadan Türkiye'de faizlerin yükseldiğini, turizmde sıkıntıların başladığını sorunların büyümeye başladığını belirten Tüzmen, şöyle devam etti:

‘‘Son üç yıldır İran ve Suriye ile de ilişkilerimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Bizim bu ülkelerle bir sorunumuz yok. Ama bunların hepsi sizinle sorunlu. Bunlala benim din, kültür, coğrafya beraberliğim var. Sadece ABD'ye düşmanlar diye ticaretimi yapmamamı mı bekliyorsunuz? Bu ne biçim stratejik ortaklık? Sizin komşularınızla ticaretiniz, dış ticaretinizin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ama ben komşularımla ticaret yapmakta sıkıntı çekiyorum. Bana komşularınızla ticaret yapmayın diyorsunuz. Ama buna karşılık siz de bize kapılarınızı kapatıyorsunuz. ABD ile tercihli ticaret yapalım, serbest ticaret anlaşması imzalayalım diyoruz, ama siz yanaşmıyorsunuz, kabul etmiyorsunuz. Bizi fındık-fıstık ile geçiştirmeye çalışıyorsunuz, bunları konuşmayız bile. Türkiye'nin kayıplarını karşılayacak ciddi projelerle karşımıza çıkın.’’ 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com