CHP Lideri Baykal, bayram tatilini geçirdiği Antalya'da, CHP İl Başkanlığı'nda partililerle bayramlaştı. Bayramlaşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, Irak'la ilgili bir soru üzerine, dünyanın her yerinde, savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünen insanların, ülkelerin ve kuruluşların gösterdikleri tepkinin yükselmesi üzerine, savaşın kaçınılmaz olmadığı, pekala ertelenebileceği, önlenebileceği düşüncesinin ortaya çıkmaya'' başladığını söyledi.
Bunun çok sevindirici bir gelişme olduğunu ifade eden Baykal, bir süre önce NATO'da alınan kararların, ''savaş mantığını reddetme'' anlayışına dayanan kararlar olduğunu belirtti. NATO'nun bu kararının muhatabının, Türkiye'den çok, Irak'ta savaşı kaçınılmaz kabul eden ABDolduğuna değinen Baykal, ''NATO'daki bir kısım ülkelerle Türkiye arasında değil, NATO'daki bir kısım ülkelerle ABD arasında bir çatışmayaşanmaktadır. Türkiye, bu çatışmanın bir parçası haline dönüşmüştür. Ama asıl mesele Türkiye değildir'' diye konuştu.
NATO'daki ihtilafın, ABD'nin, BM kararı ve Avrupa'daki müttefiklerinin onayı olmadan, tek başına Irak'ta bir askeri harekata karar vermesinden kaynaklandığına işaret eden Deniz Baykal, şöyle devam etti:
''NATO'daki bir kısım ülkeler bunu kabul etmedikleri için, böyle bir askeri harekatın parçası olarak, Türkiye ile askeri işbirliğine sıcak bakmıyorlar. Yani olay, Türkiye'den çok ABD ile Avrupa ilişkilerini ilgilendiriyor. Tabii bizim Avrupa ile ilişkilerimizde daima yaşayageldiğimiz güvensizlik de, bir temel faktör olarak zihnimizin arkasında duruyor. Bu güvensizliğin varolduğu bir ortamda bu karar alınırsa, ister istemez (AB ülkelerinin Türkiye'ye yönelik bir tavrı mı?) sorusu akla geliyor. Maalesef Avrupa ülkeleri, Türkiye'ye en sıkışık anlarında gerekli desteği vermemişlerdir.''
''IRAK'IN YENİ ADIMLARI...''
Baykal, 14 Şubat'ta BM silah denetçilerinin çok önemli bir rapor hazırlayacaklarını da hatırlatarak, raporun, ''savaşın kaçınılmaz olmadığını söylemesi'' bekleyişinin çok yaygın olduğunu vurguladı. Baykal, şunları söyledi:
''Şu ana kadar ortaya çıkan işaretler, bunu doğrulamaktadır. Irak'ın silah denetçileriyle işbirliği konusunda yeni adımlar atmış olması da bu konuda cesaret verici olmuştur. Şu anda dünyada Irak'ın silahsızlandırılması için, nereye kadar gideceği bilinmeyen biyolojik,kimyasal ve hatta nükleer silahların kullanılacağı bir bölge savaşı tehdidinin göze alınmasının uygun olmadığı, buna karşılık, şu anda Irak'ta uygulanan düzeninin daha da etkinleştirilerek, yaygınlaştırılarak sürdürülmesinin, Irak'ı tehdit olmaktan çıkarmaya yönelik adım olabileceği anlayışı giderek yaygınlaşmaktadır.
Bu doğrultuda BM Güvenlik Konseyi'ne yeni karar tasarılarının sunulacağı anlaşılmaktadır. Dünya şunu anlamıştır ki, savaşı önlemek için, nükleer savaşa kadar gidebilecek tehlikeli bir tırmanışta yer almaya gerek yoktur.''
Avrupa'da bazı ülkelerin, bunu BM Güvenlik Konseyi'ne öneri olaraksunacağının anlaşıldığını kaydeden Deniz Baykal, ''Bütün bunlar, yapılacak bir şeylerin hala varolduğunu ve onların yapılması lazım geldiğini bize göstermektedir. Bu gelişmeler, (Savaş ne de olsa kaçınılmaz. ABD bu işi yapacak. Biz de yerimizi alalım) diyerek TBMM'den karar çıkarmaya kadar giden bir teslimiyetin doğru olmadığını ortaya koymaktadır'' diye konuştu.
''TÜRKİYE, ABD'NİN İŞGAL PLANININ PARÇASI DEĞİL''
Deniz Baykal, Türkiye'nin Kuzey Irak'a, ''ABD'nin Irak'ı işgal etmek, Saddam'ı indirmek ve Irak'ta rejimi değiştirmek için yaptığı müdahalenin bir parçası olarak girmediğini'', önce Türkiye'nin çok iyikavraması ve bunu dünyaya çok iyi anlatması gerektiğini belirtti. Baykal, özetle şöyle devam etti:
''Bizim dışımızda ortaya çıkacak olan Irak'taki, istemediğimiz, destek vermediğimiz bir savaşın Türkiye'ye olumsuz yansımaması için, tedbir almak amacıyla Türk askerinin Kuzey Irak'a girmesi söz konusudur. Yoksa ABD'nin Irak'ı işgal planının bir parçası olarak biz Irak'a asker gönderecek değiliz. Bizim Irak'a, Türkiye'nin savunmasınıgüçlendirmek için, bizim irademiz dışında çıkacak sorunları kontrol etmek için asker göndermemiz söz konusudur. Irak'a, ABD değil, bir başka ülke de müdahale etse, Türkiye'nin Kuzey Irak'a asker göndermesi kaçınılmazdır.
Böyle olunca, Türk askerinin, Irak'ı işgal edecek olan ABD komutanının altına verilmesi, Türkiye'nin de sanki o işgal planının bir parçası olarak asker gönderdiği izleniminin doğmasına neden olur. Bu kabul edilemez. Irak'a gidecek Türk askerine de Türk komutan, komuta eder. Türk askeri, talimatı Washington'dan değil, Ankara'dan, Diyarbakır'dan alır.''
''TÜRKİYE'NİN ZARARLARININ TELAFİSİ''
CHP Genel Başkanı Baykal, Türkiye'nin bu harekat dolayısıyla maruzkalacağı zararların telafisi için de sözlü olarak ya da yetkisiz kişilerin yazılı güvencesiyle yetinmeden, doğrudan ABD Kongresi'nden karar çıkmasını sağlaması gerektiğini de söyledi. Bu gerçekleştirilmeden Türkiye'nin bir askeri harekata kilitlenmesinin kabul edilemeyeceğini ifade eden Baykal, şöyle konuştu:
''BM Güvenlik Konseyi'nde yeni bir müzakere yaşanacaktır. Bu tartışmalı müzakereyi Türkiye'nin çok dikkatle izlemesi lazımdır. Bu müzakereler gerçekleştirilmeden, Türkiye'den Amerikan askerlerinin Irak'a sevk edilmesine yönelik bir karar alınması, Türkiye'yi izah edilemez bir çelişkinin içine sokar.
Bu konularda mutlaka dikkatli davranmaya ihtiyaç vardır. Bayram sonunda çok önemli gelişmeler ortayaçıkacak. En kritik mesele, BM Silah Denetim Komisyonu (UNMOVIC) Başkanı Hans Blix'in vereceği rapordur. O raporun BM Güvenlik Konseyi'nde müzakeresidir. O müzakereden çıkacak karardan sonra, Türkiye'nin ne yapacağını belirlemesi, önümüzdeki günlerin temel konusudur.''