|
TÜRKİYE, zorla da olsa, siyasetten bağımsız Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu (BDDK) kurarak bankacılık sektörünün yeniden yapılanması konusunda çok büyük bir adım attı.
Her şeyin dört dörtlük olduğu elbette iddia edilemez. Ama, eksiklikler zamanla tamamlanacaktır. Deneyimler arttıkça, BDDK'nın önemi ve işlevi daha da artacaktır.
Aynı paralelde, bankacılık dışındaki mali sektörün yeniden yapılanması gündemdedir. Bağımsız kurumlara karşı çıkılsa da, Türkiye, tüm mali sektörün bağımsız kurum ya da kurumlarca denetim ve gözetimine geçmek zorundadır. Bütün dünya bu yöne gitmektedir. Dirensek de, biz de aynı yönde hareket etmek durumundayız.
TEK ELDEN DENETİM
Bankacılık sektörü dışındaki mali sektör, kabaca, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, sermaye piyasaları aracı kurumları (securities companies), forfeiting kuruluşları ve sigorta şirketlerinden oluşmaktadır.
İşi para satmak ve para üzerinden para kazanmak olduğundan mali sektör şirketleri iç içedir. Bir grubu diğerlerine göre aynı kriter ve ciddiyette denetleyemediğiniz zaman, denetleyebildikleriniz sağlıklıymış gibi görünür. Ama, aynı ciddiyette denetleyemediklerinizde sistemin tüm pislikleri toplanmaya başlar. Mali sektörün denetiminde çokbaşlılık, sektörün tümünün sağlıklı olarak işlev yapabilme olasılığını azaltır. Bir anlamda, bu gerçeği Türkiye'de görmekteyiz.
Mali sektör içinde diğer gruplarla organik bir ilişki içinde olması zor olan tek grup sigortacılıktır. Dolayısıyla, sigortacılık sektörünün mali sektörün diğer gruplarından farklı bir kurum tarafından denetlenip düzenlenmesi düşünülebilir. Ama, bu sektörün de, şimdi olduğu gibi Hazine tarafından değil, mutlaka siyasetten bağımsız, BDDK tipi bir kurum tarafından denetlenip düzenlenmesi gerekir.
Sigortacılık sektörü dışında kalan mali sektör şirketleri mutlaka tek bir elden denetlenip düzenlenmelidir. Daha önce kurulup belli bir deneyim sahibi olması açısından, sigorta şirketleri dışındaki mali sektör şirketlerinin denetim ve düzenlenmesi BDDK çatısı altında olmalıdır. Daha açık bir ifadeyle, bankalar, finansal kiralama, faktoring, forfeiting ve aracı kurumlar BDDK'nın denetim ve gözetiminde olmalıdırlar.
SPK'NIN GÖREVİ
Sermaye piyasası aracı kurumlarının BDDK'nın denetimine geçmesi şimdi bu kurumların denetlenmesinden sorumlu olan Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) BDDK ile birleşmesi demek değildir. Aksine, aracı kurumların denetlenmesi dışında, SPK diğer sorumluluklarını bağımsız statüsü altında yerine getirmelidir. SPK'nın en önemli sorumluluklarından biri, sermaye piyasası yatırımcılarına yatırım yaptıkları ya da yapacakları şirketler hakkında bilgilerin doğru olarak ve zamanında ulaşmasını sağlamaktır. Yani, işi sermaye piyasasında hisse satan ya da borçlanan şirketler ve kurumlarla ilgilidir.
SPK'nın bu işlevini de BDDK çatısı altında toplamakla her şeyi yapmak durumunda olup da hiçbir şey yapamayan bir kurum yaratma riski vardır. Yatırımcıların mağdur edilmesi riski vardır. Her şeyden önemlisi, kurumlarla müşterilerini aynı çatı altında toplayarak iki farklı kesimin çıkarlarının çatışabileceği durumlarda kuvvetler ayrılığı ilkesinin zedelenmesi söz konusudur.
BDDK'nın mali sistemin tek denetçisi ve düzenleyicisi olma durumunda işlevlerini tam olarak yerine getirebilmesi için yeniden yapılanması gerekmektedir. Zaman olduğunda, bu konuyu da işleyeceğim.
İyi bayramlar dilerim. |