|
UND Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, Irak'a yılda 150 bin sefer yaptıklarını, savaş olması durumunda 700 milyon dolarlık bu ticaretin sıfıra inerek büyük kayıp yaşanacağını bildirdi.
ULUSLARARASI Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, Irak'a yılda 150 bin sefer yaptıklarını, savaş olması durumunda bunun sıfıra inerek büyük kayıp yaşanacağını bildirdi.
Nuhoğlu, Irak'ın, sadece ticaret açısından değil, bölgesel işbirliğinin de çok önemli bir anahtarı olduğunu belirterek, ‘‘Hepsinden ötesi bizim için bir transitülkesidir. Biz oraları geçerek Suudi Arabistan, Katar, Dubai ve Bahreyn gibi birçok ülkeye mal taşıyoruz’’ diye konuştu.
Körfez savaşının ardından ambargo nedeniyle Irak'a gidemedikleriniifade eden Nuhoğlu, Irak'ta başlayacak savaşın, Habur sınır kapısının kapanmasıyla kalmayacağını, bu nedenle zararın bugünden iyi tespit edilip, ona göre bir strateji izlenmesi gerektiğini kaydetti.
Nuhoğlu, Irak'ın durumunun, sadece bu ülkeye yapılacak bir ticaretolarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Son 3 yılda Irak'ın 30 milyar dolarlık mal aldığını ve Türkiye'nin bu rakamdaki payının 1 milyar dolar olduğunu bildiren Nuhoğlu, şunlarıkaydetti:
‘‘Irak'ın daha önceki ticaretinin içinde biz çok önemli bir paya sahiptik. 30 milyar dolarlık malı onlara birileri satarken biz burada yoksak, bundan sonra (Irak'ta savaş olacak, düzelecek, demokratik rejim gelecek, Saddam gidecek, şu kadar büyüyecekler) demek doğru değil.
Savaş yıllarında Ürdün çok önemli kazanımlar elde etti ama biz bunları yapamadık. Habur kapısı tek başına yetmiyor. Habur kapısının hemen yanında Ali Rıza Efendi Kapısı var. Bu kapının yatırımları hazır, herşeyi bitmiş vaziyette. Ne olur bunu çok kısa sürede açalım. Ali Rıza Efendi Kapısı'nı açamıyorsak (Irak'la ilgili politikaları belirlemede biz yokuz) diyoruz. O zaman bu olayı bütünüyle masaya yatıralım diyorum.’’
150 BİN SEFERE ÇIKTIK-
Habur sınır kapısı dışında halen Irak'a taşıma için alternatif biryol bulunmadığına işaret eden Nuhoğlu, yüzde 6 olan komşu ülkelerle ticaretin, geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Çetin Nuhoğlu, ‘‘Eğer ticaretimizi geliştirirsek, siyasi ilişkilerimiz de düzelecektir. Bugün her komşumuzla çok barışık durumdayız. Bunları geliştirmek Türk ihracatçısı, Türk reel sektörü vetaşımacılık için çok önemli bir avantaj’’ diye konuştu. Körfez savaşı sonrasında 1997'ye kadar Irak'a mal taşıyamadıklarını hatırlatan Nuhoğlu, 1997'de 5 binle başladıklarını, 60-70 bin derken şu anda 150 bin sefere geldiklerini söyledi. Irak'a yılda yaptıkları 150 bin seferin yaklaşık 700 milyon dolarlık bir ticaret olduğunu belirten Nuhoğlu, savaş olması halinde sefer sayısının sıfıra ineceğini ve büyük bir kayıp yaşanacağını dile getirdi. Nuhoğlu, ‘‘Bir de o bölgede 150'nin üzerinde nakliyeci arkadaşımız var. Onların tek geçim kaynağı bu iş’’ diye konuştu.
Türkiye savaştan sonrası için ABD'den söz alsın
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım, Irak'ta gerçekleşecek savaşın ardından bu ülkenin yeniden yapılandırılmasında, ‘‘Türkiye ekonomisine’’ inisiyatif sağlanmasını istedi. Yıldırım, Irak'ta yaşanacak savaşın yönetim değişikliği getirmekle kalmayacağını, orta ve uzun vadede tüm bölgeyi etkileyebilecek yeni siyasi-ekonomik şekillenmelere yol açacağını belirtti. Yıldırım, ‘‘Yapılacak müzakerelerde ülkemizin pozisyon ve menfaatleri uzun vadeli ve geniş perspektifli bir strateji ile dikkate alınmalıdır’’ dedi. Bu arada Yıldırım, geçen yaz aylarında yaşanan siyasi istikrarsızlığın olumsuz sonuçlarına işaret ederken, Türkiye ekonomisinin bu kez de Irak krizi tartışmalarıyla gerilmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin Irak savaşına çözüm sürecinin dışında kalamayacağına dikkat çeken Yıldırım, şöyle dedi: ‘‘İçinde bulunduğumuz durum siyasi ve ekonomik menfaatlerimizin dikkate alınmasını mümkün kılacak bir etkinliğe sahip olmamızı gerektirmektedir. Burada hükümetin kararlılık göstermesi, Türkiye'nin önünü açacak somut adımlar atması lazımdır. Türkiye'nin muhtemel bir savaşa katılıp katılmamasını veya bu çerçevede oynayabileceği rol konularında yürütülen spekülasyonlar piyasalarda tedirginliğe yol açmakta, zararlı olmaktadır. Piyasaların içinde bulunduğu gerginliği azaltacak şekilde Türkiye'nin olası bir operasyondaki rolü açık ve net çizilerek, güven artırıcı açıklamalarla piyasa bilgilendirilmeli, riskler belirlenmelidir. Olası bir savaşta Türkiye'nin zararlarını karşılamak için ABD'den gerektiğinde kullanılabilecek nakdi ve gayri nakdi garantiler alınmalıdır.’’ |