09/02/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
09.02.2003
Enis BERBEROĞLU
12 yıl arayla ve haftalar farkıyla
  
eberber@hurriyet.com.tr
 

MERHUM Turgut Özal'ın ilk Körfez krizinin daha ikinci gününde Kerkük-Yumurtalık Boru Hattı'nı kapatarak hemen ABD safına geçmesi hatırlarsınız çok eleştirildi.

İkinci yani mevcut krizde AKP iktidarı merhumdan sadece birkaç hafta daha uzun direnebildi, ama sonunda Özal'ın izinden gitmeye karar verdi. 12 yıl arayla iki tek parti hükümeti... Aşırı hevesli veya tamamen isteksiz görünümünden bağımsız, sadece süre farkıyla komşusu yerine ABD'nin yanında saf tutarsa ne anlama gelir?

Kimilerine göre Turgut Özal'ın politikası teyit edildi.

Bazıları AKP'yi ABD çıkarlarına hizmet etmekle suçladı.

Ancak bir iktidarı, siyasi partiyi hatta düşünceyi sadece ve sadece dış olaylara refleksi/tepkisi ya da politikası ile tanımlamak doğru mu?

Yoksa her zaman olduğu gibi dış olayların iç izdüşümlerini, Türk siyasetini nasıl şekillendirdiğini gözden kaçırıyor muyuz?

* * *

Yaşadığımız coğrafyada son yirmi yılda üç kırılma yaşandı...

İlki yani İran İslam Devrimi'nin bölgesel artçı depremleri çeşitliydi. Türkiye 1980 darbesiyle Müslüman kimliğini öne çıkardı ama dünyaya açıldı, Suudi Arabistan'daki yobaz Vehhabi hanedanı tam aksine içe kapandı. Şii nüfusundan korkan Irak, İran'a saldırdı, Saddam zincirleme savaşı tetikledi.

İkinci kırılma 11 Eylül 2001'e rastladı. ABD, İran korkusuyla ‘‘ılımlı İslam’’ modeli ilan ettiği ve örnek gösterdiği Suudi Arabistan'ın teröre karşı izlediği ikiyüzlü politikadan hayal kırıklığına uğradı. Türkiye'de geleneksel ve düzenle kavgalı -Suudi Arabistan çizgisine yakın- Milli Görüş hareketinden kopan AKP, iktidar yürüyüşüne geçti. Irak için zaten çok geçti!

Üçüncü ve son kırılmaya yani yaklaşan Irak savaşına gelince... Bölgede Müslüman ve fakat yüzü Batı'ya dönük yeni müttefik arayan ABD ile AKP'nin yollarının kesişmesi sadece zaman meselesiydi o kadar.

Muhtemeldir ki bu savaş sadece Saddam'ın değil Suudilerin ve diğer Körfez hanedanlarının da sonunu getirecek. Türkiye (dolayısıyla AKP) ve ABD arasındaki işbirliği başka coğrafyalara da sıçrayabilecek...

Afganistan Savaşı'nın ardından ABD kontrolüne geçen Orta Asya enerji yataklarından batıya uzanan ve Irak'tan geçen güney hattının temizliği ile yetinilmeyecek. Büyük ihtimalle kuzey güzergáhı yani Kafkaslar, Türkiye-ABD-Rusya işbirliği ile yeni dünya düzenine uyumlu hale getirilecek.

İşte bu nedenle ABD'nin IMF'ye ‘‘Türkiye'ye yardım et’’ baskısını veya AB nezdinde Ankara için lobi faaliyetini sadece Irak krizine bağlamak bugün için belki doğrudur, ancak yarını analiz açısından yetersiz kalır. ABD, şu sıralar AKP'li Türkiye'ye (hele CHP'nin Irak muhalefetini de düşünürsek) Ankara'nın IMF parasına bağımlılığından çok daha fazla mahkûmdur.

* * *

Özetle Türkiye'yi denklemdeki ‘‘değişmez’’ kabul edip, değişen/gelişen dış koşullara göre ‘‘bilinmeyeni’’ aramak abestir... Tam tersine Türkiye'nin küresel rüzgárların önünde sürüklenirken nasıl değiştiğini anlamak lazımdır. Değişip de değişmediğini sananlar hep alay konusudur unutmayın!


Enis BERBEROĞLU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Saydamlığa doğru bir adım
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Saat ayarı bozulmuş bir şehir
 
    Ali Atıf BİR
  Hesap veren medya
 
    Ayşe ARMAN
  Sihirbaz değilim, tecrübeliyim 3000 botox hastam var benim
 
    Bekir COŞKUN
  Dana nasıl yakalanır?..
 
    Doğan HIZLAN
  Sarıkamış'ta kar kalkmaz
 
    Doğan ULUÇ
  Amerikalı’nın ölümsüz aşkı dolar
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Yanlış tanınmak üzerine!
 
    Ercan KUMCU
  Sophie Germain
 
    Erkan ÇELEBİ
  Ecevit'in kurtardığı Köy-Tür yine zora girdi
 
    Ferai TINÇ
  Korurken kaybedilen devlet, Yugoslavya
 
    Gila BENMAYOR
  İslam dünyası niye geri kaldı
 
    Hadi ULUENGİN
  Savaşa dair
 
    Murat BARDAKÇI
  Peygamber torununun aşk mektupları
 
    Pakize SUDA
  Son prens
 
    Sedat ERGİN
  Önce güvence sonra TBMM kararı
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Mutfak demokratikleşti ama yenilik yapmak için desteğe ihtiyacı var
 
    Uğur CEBECİ
  Hoşçakalın Yusuf Bey
 
    Mehmet YAŞİN
  Kula: Yanık ülke
 
    Özdemir İNCE
  Birey istibdadı
 
    Oğuz ARAL
  Cepli hayat
 
    İbrahim Bilik
  Rom klasiği Havana Club
 
    Sevgi'nin Diviti
  Olgunlaşmak istiyorsanız en az bir defa aşık olmalısınız
 
    Şükrü KIZILOT
  Sevgililer Günü'nün vergi tarifesi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com