|
AKP iktidarı sadece Anayasa ve yasaları değil, bürokrasiyi de hallaç pamuğu gibi atıyor. Akraba, eş dost, torpilli, şeriatçı kim varsa, devletin en üst düzey görevlerine getiriliyor.
Bugün size Turizm Bakanlığı'ndan iki örnek vereceğim. İkisi de tamamen belgeli.
Günümüzün Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu, Turizm Bakanı olduğu dönemde Ali Osman Koca isimli birini Bakanlığa Müsteşar Yardımcısı Vekili olarak getirdi. Bu şahsın bu göreve asaleten atanması için iki kez kararname gönderdi, ancak ikisi de Çankaya'dan geri döndü. Şahıs sakıncalı görülmüştü.
AKP iktidar olunca, aynı şahıs derhal TBMM Genel Sekreter Yardımcısı yapıldı!.. Çünkü bu görev için üçlü kararname gerekmiyor, Meclis Başkanı onayı yeterli oluyor.
***
Şimdi ikinci isme bakalım. Bakanlığın İşletmeler Genel Müdürü İsmail Kökbulut. Kendisi şimdi, yani AKP döneminde Turizm Bakanlığı Müsteşar Vekili olarak atandı. Bu göreve asaleten atanması için kararname bugünlerde Çankaya'ya ya gönderildi, ya da gönderilmek üzere.
Bundan sonra belgeleri konuşturalım ve AKP'nin kimleri nerelere nasıl getirdiğini daha iyi görelim.
‘‘Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı- Hz. 2002/93654 sayılı iddianame.
Sanıklar: Ali Osman Koca, İsmail Kökbulut, Cemil Turan, Ayla Mirmahmutoğulları.
Suç: Görevi kötüye kullanmak. Turizme hizmet vermeyen, sadece FUHUŞ için çalışan otellere, uyarı ve resmi yazılara rağmen turizm işletme belgesi verilmesi.
Suç tarihi: 2001’’.
Haklarında soruşturma açılmış, Danıştay'a itiraz etmişler, Danıştay bu itirazı reddetmiş ve dava Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Kasırga tarafından 3 Ocak 2003 günü açılmış.
Bu şahıslar şimdi Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2003/22 Esas sayılı dosya ile yargılanacak.
Elimde iki ayrı belge daha var. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Turizm Bakanlığı'na gönderilmek üzere Adalet Bakanlığı'na yazıyor. (3 Ocak 2003 tarihli yazı). Ali Osman Koca ve İsmail Kökbulut haklarında açılan davayı bildiriyor.
Adalet Bakanlığı 23 Ocak 2003 tarih ve 3958 sayılı yazısıyla bu durumu Turizm Bakanlığı'na bildiriyor.
Haklarında ‘‘fuhuşa hizmet’’ iddiasıyla böyle davalar açılan şahıslar, AKP tarafından devletin en yüksek kademelerine getiriliyor.
Şu anda biri TBMM Genel Sekreter Yardımcısı, öteki ise Turizm Bakanlığı Müsteşar Vekili. Müsteşarlığa asaleten atanma kararnamesi yolda!
Ne diyelim, seçkin ve saygın bürokratları AKP'ye hayırlı uğurlu olsun.
Türkiye işte böyle yönetilir!
Türkiye bunları seçti, bunlara layık!
ASLANIM BELÇİKALI MEHMET ALİ!
KIBRIS, AB ve dış politika konusunda her gün ahkám kesen, Kıbrıs'ı Rumlara verip kurtulalım takımının başı, dolandırıcılıktan hükümlü Mehmet Ali Birand, Belçika vatandaşı olduğunu doğruladı.
Belçika vatandaşı olduğunu yazamamış, bunu kamuoyuna duyuramamıştı! Şimdi hadise ortaya çıkınca işi yine pişkinliğe vuruyor ve ‘‘Ne var bunda, oldumsa oldum’’ diyor.
Kendi eliyle düzenlediği sahte faturalar ve düzmece harcama belgeleriyle devleti dolandırmaktan 11 ay 20 gün hapis cezası alınca da aynı şeyi yapmıştı.
Şimdi kendisine bir kez daha soruyorum:
Bu utanç verici görüşlerini topluma Türk vatandaşı mı, yoksa Belçika ve AB vatandaşı kimliği ile mi yutturmaya yelteniyor? Hangisi?
Aman canım, ne fark eder! Adamın ar damarı çatlamış, utanma duygusunu çoktaaan yitirmiş.
Bu ülke geçmişte ‘‘gazeteci’’ kisvesiyle devşirilen, satın alınan, kiralanan nice Mehmet Ali'ler gördü. Daha da çooook görecek.
Mütareke basını ölmez, Ali Kemal'ler ölmez!
Günümüzün Mehmet Ali Birand'ı bunun en son örneği.
Kendisi utanmıyor, onun yerine biz utanıyoruz. |