Zorunlu tasarruf hesabında biriken paraların tasfiyesi konusunda görüşmek üzere işçi, memur ve hükümet temsilcileri yaklaşık altı buçuk saat süren bir toplantı yaptı. Toplantıya Devlet Bakanı Ali Babacan, Hazine, Devlet Planlama Teşkilatı ve Maliye Müsteşarları ile TİSK Başkanı Refik Baydur, Türk-İş Başkanı Salih Kılıç, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, HAK-İŞ Başkanı Salim Uslu, KESK Başkanı Sami Evren, Kamu Sen Başkanı Bircan Akyıldız, Memur Sen Başkanı Fatih Uğurlu ve BASK Başkanı Resul Akay katıldı.
Toplantının ardından Emek Platformu dönem sözcüsü Sami Evren ile Ali Babacan ortak bir açıklama yaptı. Evren'in yaptığı açıklamaya göre, tasarruf kesintileri ve devlet-işveren katkılarından oluşan anapara ödemesinin en geç nisan ayında, mümkün olması halinde de mart ayında yapılması kararlaştırıldı.
GERİ KALAN TUTAR 10 TAKSİTLE ÖDENECEK
Geri kalan tutarın ise 2004, 2005 ve 2006 yıllarında, mart haziran eylül ve aralık aylarında olmak üzere 10 taksitte ödenmesi karara bağlandı.
Bu tutar ise enflasyonun üzerinde tüketici fiyatları artışına artı beş puan uygulanarak değerlendirilecek.
Evren sözlerini şöyle sürdürdü: "Hak sahiplerini mağdur etmeyecek şekilde TBMM'deki tasfiyeye ilişkin tasarının 2. ve 8. maddesinde değişiklik yapılmasını, 2007 yılında bitirilmesi öngörülen ödeme takviminin geriye çekilmesini olumlu karşılamıştır.
Böylece üzerinde görüş birliği sağlanan hususların yanında, ödemelerin daha makul bir takvim çerçevesinde yapılması beklenti olarak talep edilmiştir.''
BABACAN: "ÇALIŞANLARIN HAKKINI KORUDUK"
Babacan, hükümet olarak ilk günden bu yana bu konunun çok önemli olduğunu dillendirdiklerini ve mutlaka kısa sürede neticelenmesi konusunda da 2 aydır toplantılar yaptıklarını bildirerek, şunları söyledi:
''Tabii bu zorunlu tasarruflar hiç kuşkusuz çalışanların hakkı. Geçmişte ne yapılırsa yapılsın tüm çalışanları memnun edecek ve ilgili kesimlerin katılımı ve diyalogla yapılacak bir çözüm üzerinde biz ısrarlı olduk. İlk günden bu yana devamlı ilgili kuruluşlarla diyalog halinde olduk ve burada tabii çalışanların hakkını korurken, genel kamu maliye dengelerini de gözetmek zorunda idik. Bu da ülkemizin ekonomik istikrarının devamı için son derece önemlidir."