03/02/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Bilim Son Güncelleme 23:30
03.02.2003
Bazı aslanlar neden insan eti seviyor?

Çünkü insan çok zengin bir protein kaynağı... Bilim adamları, aslanlardaki beslenme alışkanlığının değişmesinde insanın önemli katkısı olduğunu ortaya çıkardı.

Doğu Afrika’daki Tsavo ırmağı civarında yaşayan iki erkek aslan 1898 yılında bölgeyi kan gölüne çevirmişti. O tarihte İngilizler ırmağın üzerine bir demiryolu köprüsü inşa ediyordu ve çalışmalar sırasında tam 135 işçi bu iki aslan tarafından parçalanmıştı.

Tabii olay büyük bir korku yaratınca da çalışmalar durmuş ve saldırılar ancak yarbay John Henry Patterson’un devreye girmesiyle önlenebilmişti. Patterson, ‘Tsavo’nun İnsan Yiyicileri’ adlı anısında anlattığı gibi aslanlardan birini uzun bir takipten sonra 9 Aralık 1898 yılında omzundan yaralayarak öldürmüş, diğeri de birkaç gün sonra en az altı kurşun yarasıyla yaşamını yitirmişti. Chicago Field Müzesi’nden iki araştırmacı şimdi 1996 yılında çevrilmiş olan ‘Hayalet ve Karanlık’ adlı filmde, hangi olayların gerçek hangilerinin kurgu olduğunu bulduklarını bildirdiler. Julian Kerbis Peterhans ve Thomas Gnoske, ‘Journal of East African Natural History’ dergisinde yayımlanan araştırmaları için Patterson’un yayımlanmamış belgeleri ve diğer tarihi dokümanları incelemişler. Yarbay, kariyeri boyunca aslanlara kurban giden insan sayısını birçok belgede farklı olarak açıklamıştı.

Besleyici insan

Araştırmaya göre bu sayı 14-135 arasında değişmekte. Ancak bilim adamları bu sayının 28 civarında olması gerektiğini düşünüyorlar. Ayrıca Tsavo aslanlarının, saldırılarını bu kadar çok tekrarlamaları da normal bulunmamakta. Aslan ve diğer yırtıcı kedigiller bugüne değin insanlara belli başlı koşullarda yaklaşmıştı. ‘Aslanların geçmişinde güçsüz ve yavaş hareket eden iki ayaklı protein kaynakları, canlı ve ölü insanlara kıyasla daha çok yer edinmiştir’ diye açıklıyor Kerbis Peterhans. Aslanlar bir kez insan etinin tadını almaya dursunlar bu tat onlarda kısa bir süre içinde alışkanlık haline gelebiliyor.

Patterson’un da fark ettiği gibi bu beslenme alışkanlığı kurnazca av taktikleriyle birlikte yavrulara da aktarılmakta. Aslanlar her seferinde farklı bir bölgede geceledikleri için Patterson onları bulmakta zorlanmıştı. Kerbis Peterhans’a göre taktiklerin yavrulara da öğretilmesi yüzünden insanlara yapılan saldırılar tüm sorumlu aslanların ve yavrularının öldürülmesine dek devam ediyor.

1898 yılındaki olaylardan önce ve sonra yazılan belgeler de Tsavo aslanlarının gerçekten de düzenli bir ‘insan katletme’ kültürüne sahip olduklarını göstermekte. Mesela Birinci Dünya Savaşı’ndaki katliamlar, nöbetçi askerlerin aslanların tuzağına düştüklerinde başlamıştı.

Ancak Kerbis Peterhans bu kanlı geleneğin sürmesinde insanın da önemli ölçüde etkili olduğu görüşünde. 19.yy’ın ikinci yarısında Tsavo bölgesine götürülen köleler arasında bulunan hastalar ve yaralılar aslanlara hazır yem olarak bırakılmıştı. Büyük çiçek salgınında ölülerin gelişigüzel gömülmeleri ve kısa bir süre sonra başlayan açlık dönemi de hayvanların insan etine alışmalarına yol açmıştı.

Ne zaman başladı

Açlık dönemi 1891 ve 1893 yıllarında Güney Sahra bölgesinde yayılan sığır vebası yüzünden ölen manda sürüleriyle başlamıştı ki bu durumda aslanlara insan eti yemekten başka seçenek kalmamıştı. Aslanların insan etine yönelmelerinden ayrıca yoğun fil avcılığı da sorumlu tutulmakta. Fakat daha önce sanıldığı gibi aslanları insan yiyicileri haline getiren çürük dişler ve yaşlılık değildi.

Gerçi zayıf veya kırık eklemler yüzünden aslanlar insan etini tercih etmiş olabilirlerdi, ama insanlara saldıranlar genelde sağlıklı ve yetişkin erkek aslanlardı. Bununla birlikte Tsavo aslanları bildik beslenme alışkanlıklarıyla da büyümüş olabilirler deniyor. Aslanların çenelerinde bulunan kılları inceleyen uzmanlar hiçbirinin insana ait olmadığını saptamışlar.
 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com