|
ESASINDA bu yazının başlığı: ‘‘Türkiye'nin insan politikaları dökülüyor’’ olmalıydı.
21. yüzyıl gerek ülkeler, gerekse bireyler açısından en kárlı yatırımın insan sermayesine yatırım olduğunu hepimizin suratına haykırıyor ama Türkiye'yi ısrar ve inatla ve dahi millete rağmen yönetmeye talip bürokratik elit bu gerçeği kavramaktan aciz.
Neden? Öncelikle çapsızlar, dünyadan habersizler, ancak bir o kadar da onların paradigmasında insanın herhangi bir yeri yok.
* * *
Şimdilerde esamisi okunmayan 28 Şubat'ın generalleri şeriata karşı cin gibi bir tedbir aldılar ve sırf ama sırf İmam Hatip Okulları'na darbe vurmak amacıyla, mecburi eğitimi kesintisiz 8 yıla çıkardılar.
Düşünce sistematikleri sadece ‘‘bize karşı düşman olanlar’’ karşısında taktik geliştirme sığlığında olan insanlar, aralarına bir adet dahi eğitim uzmanı almadan ‘‘kesintisiz eğitim’’ kavramını keşfettiler ve akılları sıra ‘‘düşmana’’ ağır darbe vurdular.
Şimdi bakın ‘‘kesintisiz eğitim’’ safsatasının başımıza açtığı işlere:
Artık bu ülkede, ancak 6 yılda eğitilen ara meslek sahipleri (meslek okulu) ve sanatçılar (konservatuvar) yetişmiyor.
Yabancı dille eğitim yapan okullar ‘‘Dil eğitimi veremiyoruz’’ diye haykırıyorlar.
Öte yanda, sözüm ona çanlarına ot tıkanan tarikat ve cemaat okulları şakır şakır 8 yıllık ilköğretim kurumlarını kurdular, eskiden 6. sınıftan itibaren 6 yıl eğittikleri öğrencileri şimdi 1. sınıftan itibaren 11 yıl eğitiyorlar!
* * *
Ankaralı şüreka da ‘‘İşte çağdaş Türkiye!’’ diye kadeh tokuşturuyor.
Mecburi eğitim süresini 5 yıldan 8 yıla çıkararak insanımızın eğitim kalitesini yükselttikleri iddiasında bulunanların performansına da bir göz atalım.
Vatan Gazetesi'nin bildirdiğine göre (01.02.2003):
‘‘38 ülkede öğrencilerin matematik ve bilimde seviyeleri ölçüldü. Türkiye sondan 6. oldu!’’
Türkiye eğitimde kalite düşüklüğü olduğu için risk altında ülkeler grubunda yer alıyormuş.
Merkezi Hollanda'da olan IEA adlı kuruluşun 7., 8., 9. sınıf öğrencileri arasında yaptığı araştırmaya göre 38 ülke arasında Türkiye matematikte 31., bilim alanında ise 33.!
Fen bilimlerinde sadece Tunus, Şili, Filipinler, Fas ve Güney Afrika'dan öndeyiz.
Matematikte ise Ürdün, İran, Endonezya, Filipinler, Fas ve Güney Afrika'ya fark atıyoruz!
AB'ye girme yarışında da önümüze geçen eski Doğu Bloku ülkeleri ve Annan planını ‘‘Saymeyoz, Saymeyoz!’’ diyerek kafa tuttuğumuz Güney Kıbrıs ise açık ara önümüzde.
Öğrencilerimiz, matematik ve fen bilimleri sınavlarının en kolay bölümünde sıra ile %65 ve %62, ikinci bölümde %27 ve %25, üçüncü bölümde %7 ve %6, en zor bölümde ise her iki dalda da ancak %1 oranında başarılı olmuşlar.
Ne gam, yeter ki Yurttaşlık Bilgisi'nde başarılı olsunlar, gerisi olmasa da olur!
* * *
Soruyorum; rahmetli Atatürk'ü tekeline alan ve yönetim meşruiyetini onun adını kullanarak pekiştirmeye çalışan bilim adamı kılıklı, özde molla kafalı ceberrut elite:
Hani ‘‘hayatta en hakiki mürşit ilim’’ idi?
Hani ‘‘cumhuriyet gençliğe emanet’’ idi? |