03/02/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 23:28
03.02.2003
YKB 2 yıl içinde satılacak

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Engin Akçakoca, Çukurova Grubu ile kurum arasında varılan anlaşmayla, Pamukbank'ın yanı sıra Yapı Kredi'deki ortaklık sorununun da çözüme kavuşturulduğunu söyledi. Gruba YKB'deki hisselerini satıp çıkması için 2 yıl süre verildi.

Akçakoca düzenlediği basın toplantısında, Çukurova Grubu ile BDDK grubu arasında bir süredir yürütülen görüşmelerin sonuçlarını açıkladı.

Akçakoca, anlaşmayla hukuki süreci karmaşıklaşan Pamukbank'ın sorununun çözümlenmesinin yanında, bu soruna bağlı ortaya çıkan Yapı ve Kredi'nin ortaklık sorununun da çözümünün öngörüldüğünü kaydetti. 

Kamuyu ek maliyet getirmemeyi, tahsilat imkanı yaratarak fona maddi katkının artmasını hedeflediklerini açıklayan Akçakoca, şöyle devam etti:

''Anlaşmanın sonucunda Danıştay kararları kesinleşinceye kadar Pamukbank'ın eski sahiplerine iadesi suretiyle sektöre tehlikeli bir mayın gibi bırakılması önlendi. Pamukbank'ın 5 katrilyon liralık mevduatı olduğu gözününde bulundurulursa, kısmen de olsa bu mevduata hücum önlendi. Bunun sonucu olarak Merkez Bankası'nın likidite sorununa girmemesi sağlandı. Hepsinden önemlisi ödemeler sisteminde ciddi bir soruna yol açmaması bu olayın tsunami etkisi yapmaması amaçlandı.''
    
YAPI KREDİ'DE DURUM
 
Pamukbank'taki bu olası tehlikeler önlenirken, Yapı ve Kredi'deki Bankalar Kanunu'ndan kaynaklanan ortaklık sorununun da çözümlenmiş olduğunu bildiren Akçakoca, Çukurova Grubu'nun Yapı Kredi'deki ortaklık haklarının, temmettü hariç, TMSF'de kalmaya devam edeceğini bildirdi.

Akçakoca, şöyle devam etti: ''Gruba, Yapı Kredi'den hisselerinin satıp çıkması için 2 yıl süre verildi. Sürenin bitimine 3 ay kala hisseler satılmamışsa ve de konusunda uzman yatırım bankası tayin edilememişse, TMSF tarafından, halka arz konusunda bir yatırım bankası atanacak.
   
Bu bu süre içinde Yapı Kredi, profesyonel bir ekip tarafından profesyonelce yönetilecek, değerinin artması sağlanacak. Daha da önemlisi, bu sürede sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 10'un altına düşmemesi sağlanacak. Türkiye'de yeterli sermayenin bulanmasını çok önemli olduğu bir ortamda bu hususun önemi açıktır. ''

15 SENE VADELİ
 
Akçakoca, sözleşmenin geri ödemeli, 15 sene vadeli, ilk 3 sene ana para ödemesiz ve ilk günden itibaren 6 ayda bir faiz ödemesini gerektirdiğini kaydetti. 

Herhangi bir temerrüt (gecikme) durumunda ve herhangi bir teminat açığının zamanında yerine getirilmemesi halinde, sözleşmenin hükümden düşeceğini belirten Akçakoca, dolayısıyla bunun yine ödenmiş olacağını ifade etti.
 
Kredinin teminatı olarak, tüm varlıkların fon tarafından rehin alındığını belirten Akçakoca, şöyle devam etti:

''Anlaşmanın bu maddelerine bakıldığında, kamuya ilave maliyet sözkonusu değildir. 15 sene, bu meblağ için uluslararası standartlara göre normaldir. Bugünden rejimlerin çözülmesine çabalasak bile,  hukukumuzun el verdiği imkanlarla, bize zaten 2 veya 3 sene gibi bir süre tanıyacaktır.'' 

Akçakoca, Pamukbank'ın iade kararı sırasında, danışmalarda bulundukları tarihten itibaren kendilerine göstermiş oldukları destekten ötürü Merkez Bankası'na, Hazine Müsteşarlığı'na teşekkür etti.

Akçakoca, ''bu anlaşma sırasında bilgilendirme çalışmaları yaptığımız Sayın Başbakanımıza, Sayın Başbakan Yardımcımız Abdüllatif Şener'e, Sayın Devlet Bakanımız Ali Bababacan'a, yanımızda olduklarını hisettirdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Bu anlaşmanın hayata geçirilmesine özel çaba sarfeden ve kaliteli arkadaşlardan oluşan kurumu ve cesur kararlarıyla beni destekleyen kurulumuza sevgi ve saygıyla selamlıyorum'' şeklinde konuştu.

"KAMUNUN ÜZERİNE İLAVE BİR YÜK GELMEMEKTEDİR" 

BDDK Başkanı Akçakoca, düzenlediği basın toplantısında açıklamalarının ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Çukurova Grubu ile yapılan anlaşmada uygulanacak faizin, kamuya ek yük getirip getirmeyeceği ve bu faizin (batık işadamlarının kurtarıldığı) yönündeki eleştirilere neden olduğu'' şeklindeki sözleri üzerine, Akçakoca şunları kaydetti:

''Bu meblağ için 15 yıl, uluslararası standartlarda normaldir. Fakat en önemlisi ilave bir fonlama söz konusu olmadığından, kamunun üzerine ilave bir yük gelmemektedir. İşlemin faiz oranı libor'a bağlıdır. Libor arttıkça artacak, düştükçe düşecektir. Spread'i yüzde yarımdır, uluslararası standartlara göre bu vade için, bu meblağ için normaldir. Ve tüm bunları düşünen kanun koyucu, 31 Ocak 2002 tarihinde 4743 sayılı Borçların Yeniden Yapılandırılması Kanunu çıkararak bir fizibilite raporuna bağlamıştır. 
  
Fizibilite raponun sonunda da, TMSF'ye bu işlemleri bitirmek için her türlü yetkide verilmiştir. Fonlama olmadığı sürece, ek bir maliyet söz konusu değildir. Faiz oranı esnek olduğu sürecede faizin düşük olduğunu söylemek mümkün değildir.''
 
Akçakoca, bir başka gazetecinin, ''Merkez Bankası'nın bir likidite sıkışıklığına düşmesinin önlendiği'' yönündeki sözlerini hatırlatarak,''Bu risk ne kadar vardı? Yine sermaye yeterlilik rasyosunu yüzde 10 olarak belirlediniz. Oysa yüzde 8 esaslı Yapı Kredi için, böyle bir çıtayı yüksek tutmada temel amaç nedir'' sorusuna verdiği yanıtta da, sıkıntıyı Merkez Bankası'nın likidite sıkıntısı şeklinde söylemediğini belirterek, şöyle konuştu:
   
''Pamukbank'taki mevduat çekilişi dolayısıyla, o dönemde bir sorun olma ihtimalinin yüksek olmasından bahsettim. Merkez Bankası'nın bu likiditeyi temin etmesi, biliyorsunuz bankaların Merkez Bankası nezdinde tutmuş olduğu teminatlarla doğrudan bağlantılıdır. Sıkıntının çıkma olasılığı, bu bakımdan yüksek olacaktı. Biliyorsunuz BIS (Uluslararası Ödemeler Bankası) sermaye yeterlilik rasyolarını yüzde 12'ye çekmek üzere, bir geçiş süresi tanıdı. Bu geçiş süresi 4 sene. Biz bunun ortalamasının yüzde 10 olarak alınmasının normal olduğunu düşünüyoruz. Yakında diğer bankalarla da bu yönde bir çalışma yapacağız.''

"IMF'NİN, BU KONUDA (PAMUKBANK) ÖNERİLERİ OLMADI" 

Çukurova grubu ile yapılan anlaşmada, IMF'nin herhangi bir önerisinin olup olmadığı yönündeki soru üzerine Akçakoca, ''Hükümet ve IMF'den bir onay söz konusu değildir. IMF'nin bu konuda önerileri de olmadı'' dedi.
   
Anlaşmanın basına sızdığı hatırlatılarak, bu konuda bir işlem yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Akçakoca, konuların basına intikal etmesinin, basının özel çabası ve ''yaratıcılığı'' dolayısıyla olduğunu söyledi.

''Ben bile daha son halini vermeden, son halini sizlerden öğrendim ve şaşırdım'' diyen Akçakoca, bununla ilgili Kurum ve Kurul'da herhangi bir işlem yapmayı düşünmediğini belirtti.
       
İSTİFA SÖYLENTİLERİ
 
Kendisine dönük istifa söylentilerine ilişkin olarak da Akçakoca, ''Bu hafta sonu İstanbul'a gidemediğim için biraz gerginim ama öyle bir şey söz konusu olamaz'' cevabını verdi.

Pamukbank'a el konulurken, dayanılan Bankalar Kanunu maddesinin cezai sorumluluğu da içerdiği hatırlatılması üzerine de BDDK Başkanı, ''(Bankalar Kanunu) 14'e 3 ve 4, devam ediyor. Ceza davaları konusunda hiç bir istisna söz konusu değil. Gerektiğinde gerekli suç duyurularında bulunulur'' dedi.

BORÇ 6.2 MİLYAR DOLAR
 
Grubun toplam borcuna ilişkin soru üzerine de Akçakoca, ''15 yıl sonra ödenecek miktar, libor bugünkü gibi alınırsa 6 milyar 225 milyon dolar. Şu anda Pamukbank'ta yeniden yapılandırılan miktar 2.7 milyar dolar'' şeklinde konuştu.
       
YKB'DEKİ TURKCELL HİSSELERİ
 
Yapı ve Kredi Bankası'ndaki Turkcell hisselerine ilişkin soruya karşılık da Akçakoca, YKB'nin mülkiyetinde yüzde 11.3 oranında Turkcell hissesi olduğunu hatırlatarak, ''Yapı ve Kredi Bankası'nın mülkiyetinde devam edecek. Yapı Kredi Bankası'nın yüzde 16 civarında rehni vardır. Rehinler de aynen devam edecek'' dedi.

Daha sonra edinilen bilgiye göre, Turkcell'in yüzde 11.3'ü YKB'ye, yüzde 8.38'i Pamukbank'a, yüzde 37'si Sonera'ya, yüzde 22.6'sı Çukurova Grubu'na, yüzde 6.2'si de Murat Vargı'ya ait bulunuyor. Yüzde 14'lük hisse ise halka açık konumda. Çukurova Grubuna ait hisselerden Turkcell'in yüzde 16.5'lik payı ise YKB'den Grubun kullandığı kredilere karşı rehin durumda bulunuyor. 

Bu arada Çukurova Grubu, isterse Pamukbank'taki Turkcell hisselerini satın alabilecek.

YKB'nin, Çukurova Grubu tarafından elden çıkarılmasına ilişkin süre konusunda da Akçakoca, geçen haftaki protokolde sürenin 3+1 yıl olarak belirlendiğini, son imzalanan anlaşmada ise bu sürenin 2+1 yıl olarak bağlandığını kaydetti.

15 yıllık vadenin bundan sonra emsal teşkil edip etmeyeceğine ilişkin soru üzerine de Akçakoca, bunun emsal olmasının, verilen teminata, meblağın büyüklüğüne ve geri ödemeyi sağlayacak nakit akışına bağlı olduğunu vurguladı.
    
KAMUYA EK MALİYET
 
Bunun kamuya ek maliyeti konusunda ''en iyimser, en kötümser senaryo'' konusundaki soruya karşılık da Akçakoca, ''En iyi senaryo, bugüne kadar absorbe edilmiş olanıdır. Yani Pamukbank için sarfedilen kısmıdır. En kötü senaryo da, Grubun hiç bir taahhüdü yerine getirmediğidir, İstanbul yaklaşımının bozulmasıdır'' dedi.

Bir gazetecinin, ''En uygun çözüm bu mu?'' şeklindeki sorusu üzerine ise BDDK Başkanı, ''Bugünkü koşullarda bulunabilecek en uygun çözümdü. Türkiye'nin yararına olacak en iyisi buydu. En doğrusu buydu'' diye konuştu.
    
PAMUKBANK'IN SATIŞI
 
Pamukbank'ın ne zaman satılacağına ilişkin olarak da Engin Akçakoca, büyük bir ihtimalle bu hafta içinde, satış sürecine ilişkin olarak Kurul'a bir karar sunacaklarını söyledi.  

Pamukbank'ın satış sürecine ilişkin şu anda ayrıntılı bilgi veremeyeceğini kaydeden Akçakoca, daha önce Pamukbank'ın el konulma sürecine atıfta bulunarak, 10 gün sonra satışa çıkarıldığını hatırlattı.  

ÖZERK KURULLAR
 
AK Parti Lideri Tayyip Erdoğan'ın, ''özerk kurulları siyasi iradeye hesap verebilir hale gelmesi için bir çalışma yapıldığı'' yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Akçakoca, şöyle konuştu:

''BDDK gibi kurumların özerkliği çok önemli. Bu özerk kurulların, cumhuriyetin bir organı olarak benimsenmesi de çok önemli. Son krizlerin çıkmasına yol açan BDDK değildi. Siyasetin kendisiydi. Ondan ders alınarak BDDK oluşturuldu ve BDDK sektörde bir sorun yumağı buldu. BDDK, seri ve doğru işlemlerle bunu çözdü ve bunu çözmeye  çalışıyor. Keşke BDDK'nın özerkliği tartışmalarına hiç enerji harcamasak da, düzenleme ve denetleme faaliyetlerimize daha fazla zaman ayırabilsek.''    

Suç duyurusu ve bir Kurul üyesinin Çukurova Grubu'nun bir yöneticisi ile akrabalığı konusundaki sorulara karşılık da Akçakoca, ''Gerekli görülürse, Bankalar Kanunu'nda belirtilmiş bir durumdur.  Bankalar yeminli murakıplarımızın raporlarına dayandırılır. İzleme ve gözetleme daireleri raporlarına dayşandırılır. Değerleme dairemizin işlemlerine dayandırılır. Damat-kayınpeder ilişkisinin, bu konularla yakından uzaktan bir ilişkisi yoktur'' dedi. 
    
TEŞEKKÜR KONUSU
 
Konuşmasında, alışılmışın dışında Başbakan ve Başbakan Yardımcısına teşekkür ettiği hatırlatılarak, bunun BDDK'nın özerkliğinin fiilen kalkması anlamına gelip gelmediğinin sorulması üzerine de Akçakoca, şunları kaydetti:

''Teşekkür, her şeyden önce nezaket icabıdır. Teşekkür, BDDK Başkanı tarafından BDDK'nın özerkliğini desktekleyenlere yapılır. BDDK'nın özerkliği, özerkliğinin sona ermesi gibi bir durum yoktur. Ben erdirmeye kalksam bile, sizlerin buna müsaade etmemesi gerekmektedir.''

 (aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com