02/02/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yaşam
02.02.2003
Doğan HIZLAN
Medyanın kamusal parkı
  
dhizlan@hurriyet.com.tr
 

TRT kurumunun televizyonu 35 yaşına basmış.

Otuz beş yılın içinden, nice dostlarımın yüzleri geçti. Kendi programlarımın anılarına daldım.

Televizyonda görünen herkesin mutlaka TRT'de bir izdüşümü vardır. Siyah-beyaz ya da renkli ekrana çıkışın ilk narsisizmi.

TRT benim için hálá önemlidir, çok yönlü bir işlev yüklenmiştir.

Ertuğrul Özkök'le televizyonun 35. yılını konuşurken, ben de meslek hayatımın en başarılı (!) olayını o kurumda yaşadım, dedi. Haber merkezinde çalışırken Gediz Depremi'ni atlamış.

Sanat, edebiyat programı yapan, Türk müziğinin en kalitelisini yayınlayan, Batı müziğini ihmal etmeyen bir kurumu elbette destekleyeceğim. Yaşamasını savunacağım.

Televizyonun otuz beş yılının otuzunun içinde ben de varım, diyebilmek beni onurlandırıyor doğrusu.

Yaşayan Edebiyatçılar programının üzerinden otuz yıl geçmiş.

Sedat Örsel'in cesur projesiydi. İyi edebiyatçıların, kaliteli yazarların hepsi vardı listede. O listeye Sedat Örsel, ne sağın ne solun kısıtlayıcı gölgesini düşürmemişti.

İşin neşeye, zevke dönüştüğü çekim günleri...

Gülten Akın'ın evinden Enver Gökçe'nin Seyran Bağları'ndaki huzur evine, Necip Fazıl Kısakürek'in Erenköy'deki evinden Mehmet Kaplan'ın Şifa'daki evine...

İyi bir arşiv çalışmasıydı ama bugün kasetlerinin üstüne başka programlar çekilmiştir.

* * *

İSMAİL CEM'
in genel müdürlüğü döneminde haber dairesi başkanı Mehmet Barlas'ın yönetiminde bir program yapmıştık. Geçen yılın dökümü. 1970'lerde. Aziz Nesin, Hakkı Devrim ve ben.

Programı bitirip uçağa yetiştik, gelen geçen, hostesler bize bakıyor. İnsan nasıl da kendini avutur değil mi? Tanıdılar, diye düşünüyorum. Terledim, mendilimi yüzüme sürdüm, bir de ne göreyim, mendil pancar suyuna batırılmış gibi.

O zamanın makiyajı mübarek yağlı boya gibiydi.

Bugün CNN TÜRK'te sürdürdüğüm Karalama Defteri'ne TRT televizyonunda başlamıştım. Doğan Hızlan'ın konukları programını yapmıştım canlı yayında.

Oradan edindiğim dostları hiç unutmadım, ne zaman TRT'den bir telefon gelse, kutsal bir çağrı gibi hemen koşarım.

TRT çok gelişti, modern bir kanalın bütün gereklerini yerine getiriyor. Dizileriyle, haber programıyla kendini izletiyor.

* * *

ANILARDA
yer eden kişiler, kurumlar bir ömür boyu unutulmuyor.

Nice başarılı 35 yıllara.


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com